|
musannef abdurrezzak |
hac / menasik |
ana sayfa
kur’an hadis sözlük biyografi
tavaf, hacerü'i-esved'i
selamlamak ve (hacerü'l-esved'in) fazileti
8876- mücahid:
"hacerü'i-esved'i ve rükn'ü selamlamak gunahları siler" demiştir.
8877- İbn Ömer'in
bildirdiğine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"haceru'l-fsved'e ve rüknü'l-yemani'ye dokunmak gunahlan silip yok
eder" buyurmuştur.
tahric: İbn abbas
hadisinden taberani (12185) ile beyhaki (3997) ve enes hadisinden ahmed (3/153)
rivayet etmiştir.
8878- İbn abbas der ki:
"ibn abbas'ın canı elinde olana yemin olsun ki, rükn'ün hizasına gelip,
allah'tan hayır isteyen hiçbir muslüman kul yoktur ki, allah ona istediğini
vermesin."
8879- ebu hureyre:
"rükn'ü selamlamak, gunahları silip yok eder" demiştir.
8880- İbn abbas der ki:
"rükn'ü selamladıktan sonra dua edenin duasına icabet edilir." İbn
abbas'a: "hızlı bir şekilde selamlayıp geçse bile mii" diye
sorulunca: "Çakan şimşekten daha hızlı selamlayıp geçse bile"
cevabını verdi.
8881- mücahid, bir adama
şöyle dedi: "rüknü'i-yemani'ye elini koyup dua edenin duası hemen kabul
edilir. haydi, toplanın da ellerimizi rükn'e koyup dua edelim."
8882- mücahid der ki:
"kıyamet günü rükn ve makam her biri ebu kubeys dağı büyüklüğünde, her
birinde iki göz iki dil, iki dudakla gelirler ve kendilerine hak üzere
istilamda bulunanlar lehine şahitlik yaparlar."
tahric: taberani m.
el-kebir'de İbn abbas kanalıyla merru olarak rivayet etti. senedinde bekr b.
muhammed el-kureşi ve haris b. gassan bulunmaktadır. heysemi (3/242): "her
ikisini de tanımıyorum" dedi. tirmizi (2/123), "İbn huseym-İbn
abbas" kanalıyla merru olarak rivayet etti. tirmizi (2/123): "bu,
hasen hadistir" dedi.
8883- İbn cüreyc
anlatıyor: bana anlatıldığına göre selman el-farisı, zemzem, rükn ve makam
arasında otururken insanlar rükn'ün etrafında izdiham oluşturdular. selman,
yanında oturanlara: "bunun ne oduğunu biliyor musunuzi" diye sorunca,
onlar: "evet, bu hacerü'i-esved'dir" cevabını verdiler. bunun üzerine
selman şöyle dedi: "biliyorum, ama o allah'ın kendi eliyle yarattığı
taşlardandır. kıyamet günü bu taş iki gözü, iki dudağı ve dili olduğu halde
haşredilecek ve hakkıyla ona selam verenler için şahitlik edecektir."
8884- ibrahım(-i nehai)
der ki: "gündüz sıcağında mina'ya gitmeyi, (kabe'ye) geldikleri zaman,
tavaf yaparken, tavafı bitirince, kurban bayramı günü ve nefr (teşrik
günlerinin ikinci) günü hacerü'i-esved'i selamlamayı mustehap görürlerdi."
8885- hişam, hasan'dan
bildirir: (hasan) tavafa başlayacağı zaman ve tavafı bitirince hacerü'l-esved'i
istilam etmekten hoşlanırdı. eğer buna gücü yetmezse tekbir getirip,
resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) salat ederek geçerdi.
tahric: beyhaki (5/81),
İbn abbas kanalıyla başka bir lafızla rivayet etti.
8886- abdulmelik b. ebi
süleyman der ki: "said b. cübeyr'i, kabe'yi tavaf ederken gördüm. rükn'ün
hizasına gelince selam veremeyecek olursa ona dönüp tekbir getirirdi. ''
tahric: el-kura'da (s.
273) geçtiği üzere said b. mansur, abdulmelik b. ebi süleyman kanalıyla rivayet
etti.
8887- başka bir kanalla
tavus'tan bu hadisin aynısı rivayet edilmiştir.
8888- sevri'nin, bir
arkadaşından bildirdiğine göre ibrahım(-i nehai), hacerü'l-esved'e dönünce
ellerini kaldırırdı.
tahric: el-kura'da (s.
273) geçtiği üzere said b. mansur, urve b. ez-zübeyr kanalıyla aynısını rivayet
etti .
8889- ibrahım(-i nehai)
der ki: "rükn'e selam verebilirsen öyle yap, eğer buna gücün yetmezse ona
doğru dönüp tehlil ve tekbir getir." ibrahim, tavafa başlarken ve
bitirirken; kudüm tavafında, ziyaret tavafında ve veda tavafında
hacerü'i-esved'i selamlayarak başlamayı severdi. bu üç tavafa başlarken ve
bitirirken, hacerü'i-esved'i (dokunup) selamlamak için yaklaşmayı
severdi."
8890- mücahid der ki:
"kıyamet günü makam ve hacerü'i-esved, her biri ebu kubeys dağı
büyüklüğünde, her birinde iki göz ve iki dudakla gelirler ve yüksek sesle
kendilerine hak üzere istilamda bulunanlar lehine şahitlik yaparlar."
8891- mücahid der ki:
"hacerü'i-esved'e elinle dokunursanı onu kapı tarafından selamlamanda bir
sakınca yoktur."
8892- fatıma binti
süfyan der ki: "yüce allah, israiloğullarından veya hz. adem'den söz
alınca, bu sözü rükn'e koydu. hacerü'l-esved'i selamlamak, allah'a verilen
sözde durmaktan kaynaklanır."
tahric: ed-dillabı,
ez-zürriyetü't-tahire'de hüseyn b. ali'den merru olarak; İbnu'l-cevzı, İbn
abbas kanalıyla merru olarak aynısım ve el-kura' da (s. 246) geçtiği üzere
el-ezrakı, ali kanalıyla aynı mana ile ve daha uzun bir metinle rivayet
ettiler.
sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
hacerü'i-esved'i
selamlarken söylenecek Şey