172- gece ve gÜndÜz
(nafle) namazin kŞer kŞer (rek'at) kilinmasi hakkinda gelen (hadislerl
babi
حَدَّثَنَا
علي بْن
مُحَمَّد.
حَدَّثَنَا وَكِيع.
ح
وحَدَّثَنَا
مُحَمَّد بْن
بشار، وأبو
بكر بْن خلاد.
قالا:
حَدَّثَنَا
مُحَمَّد بْن
جعفر. قالا:
حَدَّثَنَا
شعبة، عَن
يعلى بْن
عطاء؛
-
أنه سمع علياً
الأزدي يحدث
أنه سمع ابن
عمر يحدث عن
رَسُول
اللَّهِ
صَلَى
اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسلَّمْ أنه
قال ((صلاة
الليل والنهار
مثنى مثنى)).
زيادة
النهار: قد
تكلم عليها
الحافظ.
وضعفوها.
والحديث بدون
هذه الزيادة صَحِيْح.
abdullah bin Ömer
(r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle buyurdu, demiştir:
«gece ve gündüz
(nafile) namazı ikişer ikişer (rek'at)dır.»
diğer tahric:
ahmed, ebu davud, tirmizi, nesai, bn-i hibban, ibn-i huzeyme ve darekutni de
bunu rivayet etmişlerdir.
aÇiklama: bu hadise göre gündüz nafilelerinde de gece
nafileleri "'gibi ikişer rek'atin sonunda selam vermek daha üstündür.
ancak bunu bn-i Ömer (r.a.)'den rivayet eden nafi' abduliah bin dinar ve bir
cemaatın rivayetinde; ''...ve gündüz ... '' kaydı yoktur. yalnız ali
el-ezdi'nin bn-i Ömer (r.a.)'den olan rivayetinde bu ilave farkı vardır. bu
konuda bn-i abdi'l-berr şöyle der:
"...ve
gündüz... " kaydını ali el-ezdi'den başka hiç kimse bn-i Ömer (r.a.)'den
rivayet etmemiştir. Üstelik bu kayda itiraz etmişlerdir. yahya bin main bunu
zayıf sayarak: nafi abduiiah bin dinar ve bir cemaat bu hadisi; والنهار
‘gündüz’ kaydı olmaksızın bn-i Ömer (r.a.)'den rivayet etmişler, demiştir.
nesai de: bu hadisin senedi güzeldir. fakat bn-i Ömer (r.a.)'ın
arkadaşlarından bir cemaat el-ezdi'ye muhalefet ederek; والنهار ‘gündüz’ ziyadesini zikretmemişlerdir, der.
bn-i huzeyme, bn-i
hibban ve el-hakim bunu sahih görmüşlerdir. beyhaki de: 'bu hadis sahihtir, aii
el-ezdi'yi müslim hüccet saymıştır. sika ravinin ziyadesi makbuldür. buhari'den
bu hadisin durumu sorulunca: bu hadis sahihtir, diye cevap vererek el-ezdi'nin
tarikiyle bunu rivayet etmiş ve: bu hadis muhammed bin sirin tarikiyle de bn-i
Ömer (r.a.)'den merfu' olarak rivayet edilmiş, bunun senedindeki ravilerin tümü
sika zatlardır, demiştir.' der."
hadisin başka
senedieri ve şahidieri vardır. el-hafız bunların bir kısmını et-telhis'te
zikretmiştir.
gece ve gÜndÜz naflelernn kaÇar rek' atindan sonra
selam verleceĞ hususunda almlern gÖrÜŞler
1-
hanefiler'den ebu yusuf ve muhammed'e göre gece namazında her iki rek'atın
sonunda ve gündüz nafilelerinin her dört rek'atından sonra selam vermek
efdaldır.
2- ebu
hanife'ye göre gece ve gündüz nafilelerinin her dört rek'atından sonra selam
vermek daha efdaldır. ebu hanife'nin delillerinden birisi müslim'ın muaz
(r.a.)'dan rivayet ettiği şu mealdeki hadistir:
"muaz
(r.a.) aişe (r.anha)'ya: resulullah (s.a.v.) kuşluk namazını kaç rek'at
kılardıi diye sormuş. aişe (r.anha) : dört rek'at kılardı ve allah'ın dilediği
kadar fazlalaştırırdı, diye cevap vermiştir,"
diğer bir
delili de ebu davud'un aişe (r.anha)'dan rivayet ettiği şu mealdeki hadistir:
"nebi
(s.a.v.)'in gece namazı hakkında aişe (r.anha)'ya soru sorulmuş, kendisi şöyle
cevap vermiştir: resiılullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yatsı namazını
cemaatla kıldıktan sonra aile efradının yanına döneıdi. diirt rek'at (nafile)
kıldıktan sonra yatağına girerdi."
hanefi alimleri
bu babta rivayet edilen bn-i Ömer (r.a.)'ın hadisine yukarıda anlatılan
gerekçe ile cevap vermişlerdir.
3- Şafii ve
ahmed'e göre tüm nafilelerde her iki rek'at'ın sonunda selam vermek efdaldır.
bu mamların delillerinden birisi bn-i Ömer (r.a.)'ın buradaki hadisidir.
buhari; "nafile namaz ikişer rek'attır" babında şöyle der:
"ammar,
ebu zerr, enes, cabir bin zeyd, krime ve zühri'nin tüm nafilelerde her iki
rek'atın sonunda selam vermenin efdal olduğunu söyledikleri zikredilmiştir.
yahya bin said el-en, ari demiştir ki: memleketimizde benim yetiştiğim bütün
fıkıhçılar gündüz nafilelerinde her iki rek'atten sonra selam verirlerdi."
4- maliki
mezhebine göre bütün nafilelerde her iki rek'at'tan sonra selam vermek
matlubtur. dört rek'atın sonunda selam vermek ise mekruhtur.
el-menhel
yazarı alimlerin görüşlerine mesned olan delilleri "gündüz namazı"
babında zikretmiştir.