devam: 10- adam (dn)
kardeŞnn br kadina (evlenmek Çin) stekl Çikmasi Üzerne (o kadina) talp
olmasin, babi
حَدَّثَنَا
أَبُو بَكْر
بْنُ أَبِي
شَيْبَة،
وعلِي بْن
مُحَمَد.
قَالاَ:
حَدَّثَنَا
وَكِيع.
حَدَّثَنَا
سُفْيَان عَن
أبي بَكْر
بْنُ أَبِي
الجهم بن صخير
العدوي؛
قَالَ: سمعت
فاطمة بنت قيس
تقول:
-
قال لي رَسُول
اللَّهِ
صَلَى اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ
((إذا حللت
فآذنيني)) فآذنته.
فخطبها
معاوية وأبو
الجهم بن صخير
وأسامة بن
زيد. فقال لي
رَسُول
اللَّهِ
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ
((أما معاوية
فرجل ترب، لا
مال له. وأما
أبو أسامة
فرجل ضراب
للنساء. ولكن
أسامة)). فقالت
بيدها هكذا:
أسامة. أسامة.
فقال لها
رَسُول اللَّهِ
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ
((طاعة اللَّه
وطاعة رسوله
خير لك)) قالت:
فتزوجته
فاغتبطت به.
fatima bint-i
kays (el-kureşiyye) (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: resulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) bana: «senin (boşanmadan dolayı devam eden) iddetinden çıktığın
zaman (iddetinin bittiğini) bana haber ver.» buyurdu. (iddeti bittikten) sonra
fatıma o'na haber verdi. sonra muaviye (bin ebi sufyani, ebü'l-cehm bin suhayr
ve usame bin zeyd (r.a.) fatıma'yı nikahlamak için istekli çıktılar. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem), (anılan istekliler hakkında fatıma'ya) :
«muaviye'ye gelince
(o), hiç malı olmayan fakir bir adamdır. ebü'l-cehme gelince (o,) da kad-nları
çok dövücü bir adamdır. ve lakin usame (ile evlenmen iyidir)» buyurdu. bunun
üzerine fatıma: «(usame'yi beğenmediğini belirtmek üzere) eliyle şöyle işaret
ederek: usame, usame' dedi. (fatıma'nın usame ile evlenmeye taraftar olmaması
üzerine) resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), fatıma'ya!: «allah'a itaat
ve resulüne itaat senin için hayırdır.» buyurdu.
fatıma, demiştir
ki: bunun üzerine ben usame ile evlendim de onunla mutlu oldum. (veya durumuma
kad-nlarca gıbta edildi.)
aÇiklama: bu babtaki hadisleri kütüb-i sitte sahibieri ve
diğerleri rivayet etmişlerdir. bunlardan fatima (r.anha)'nın hadisi bazı
rivayetlerde daha uzundur.
ebu hureyre ve
bni Ömer'in hadisleri bir erkeğin bir kad-nla evlenmek üzere istekli çıktıktan
sonra başka bir erkeğin aynı kad-na istekli çıkmasının yasak olduğuna delalet
ederler.
hadislerdeki
'kardeş' kelimesinden 'din' kardeşi manası kastedilmiştir. bu iki hadisin
zahiri hükmü budur.
fatima
(r.anha)'nın hadisi ise birden fazla müslüman erkeğin aynı kad-na istekli
çıkmasının caizliğine delalet eder.
yukardaki üç
hadis muvacehesinde, slam alimlerinin görüşleri hakkında tirmizi bu babın
başlığının benzeri başlık altında rivayet ettiği ebu hureyre (r.a.) ve fatima
(r.anha)'nın hadislerini rivayet ederek şöyle der: ebu hureyre'nin hadisi
hasen, sahihtir. malik bin enes: bir erkeğin istekli çıktığı kad-na başka
erkeğin istekli çıkmasının yasaklanmasının manası şudur: bir erkek bir kad-nla
evlenmek isteğinde bulunur, kad-n da onunla evlenmeye razı olunca başkasının o
kad-na istekli çıkması yasaktır, demiştir.
Şafii de: bizce
bu hadisin manası şöyledir: bir erkek bir kad-nla evlenmek isteğinde bulunur,
kad-n da rıza gösterir ve ona meylederse o kad-na başka erkeğin çıkması caiz
değildir. fakat kad-nın rızası veya ilk istekliye meylettiği bilinmeden önce,
başkasının aynı kad-nla evlenme isteğinde bulunmasında hiç bir beis yoktur.
hadisin böyle yorumlanmasının delili fatima binti kays (r.anha)'nın hadisidir.
fatima (r.anha)'nın hadisinin manası bizce şöyledir; fatima (r.anha) kendisine
istekli çıkan sahabilerden birisiyle evlenmeye rıza gösterdiğini peygamber
(s.a.v.)'e haber vermemiştir. eğer o'na haber vermiş olsaydı fatima
(r.anha)'nın rıza gösterdiği sahabiden başkasıyla evlenmesine peygamber (s.a.v.)
bir işarette bulunmadı, demiştir."
ei-menhei'in
tekmilesi yazarı ebu hureyre (r.a.)'ın hadisini açıklarken geniş bilgi
vermiştir. o bilginin bir kısmını buraya aktaralım:
1 malik,
el-muvatta' da: bu hadisin yorumu kanımızca şöyledir: erkek kad-na istekli
çıkar, kad-n da ona temayül eder, muayyen bir mihir üzerinde ittifak ederler ve
birbirleriyle evlenmeye rıza gösterirler. şte durum bu dereceye vardıktan
sonra başka bir erkeğin aynı bir kad-nla evlenmeye istekli çıkmasını peygamber
(s.a.v.) yasaklamıştır. fakat bir erkek bir kad-na istekli çıkar da aralarında
henüz bir muvafakata varılmamış ve kad-n o erkekle evlenmeye temayül
göstermemiş iken başka erkeğin aynı kad-na istekli çıkmasının yasaklığı
kastedilmemiştir, demiştir.
2.
hanbeliler'den bn-i kudame evlenilmek istenilen kad-nın durumu şu üç kısma
ayrılır:
i- stekli
çıkan erkeğe kad-n olumlu cevap verir veya velisine olumlu cevap yahut nikahını
kıydırmak için izin verir. bu halde başka erkeğin aynı kad-na istekli çıkması
haramdır. Çünkü böyle bir davranış müslümanlar arasında düşmanlığın sokulmasına
ve ilk isteklinin işini bozmaya sebebiyet verir. biz bu hüküm hususunda ilim
ehli arasında herhangi bir ihtilafın bulunduğunu bilmiyoruz. ancak bazı alimler
bu hadisteki yasaklamayı mekruhluk manasına yorumlamışlar ise de açık olan
hüküm haramlık manasına yorumlamaktır.
ii- kadın
istekli çıkan adamla evlenmeyi reddeder veya temayül göstermez, bu takdirde
başka erkeğin o kad-na istekli çıkması caizdir. Çünkü ahmed ve müslim'in
rivayetinde ki. fatima binti kays (r.anha)'nın hadisi mealen şöyledir:
"fatima bint-i kays (r.anha) peygamber (s.a.v.)'in yanına vararak muaviye
(r.a.) ve ebu cehm (r.a.)'ın kendisine evlenme teklifinde bulunduklarını
anlatmış, resulullah (s.a.v.) de: «muaviye'ye gelince o hiç malı bulunmayan
fakir bir adamdır. ebu cehm (r.a.)'a gelince o asasını omuzundan hiç ndirmez
(yani kad-nları çok döver). sen usame bin zeyd ile evlen.»"
bu rivayette
görüldügü gibi fatima (r.anha) muaviye (r.a.) ve ebu cehm (r.a.)'ın kendisiyle
evlenmek istediklerini peygamber (s.a.v.)'e haber verdikten sonra, peygamber
(s.a.v.) onun usame ile evlenmesini tavsiye etmiştir.
iii- lk
istekli erkege kad-n açıkca olumlu cevap vermemekle beraber taraftarlıgı ve
rızası halinden veya başka belirtilerden anlaşılır. bu takdirde hüküm birinci
kısmın hükmü gibidir. yani başka erkegin ona istekli çıkması helal değildir.
ahmed'in sözünün zahiri böyledir Çünkü birbiriyle evlenmek isteyenlerin
bazısına temayül ettigi zaman başka erkeğin istekli çıkması helal degildir.
temayül bazen açığa vurulur, bazen de imalı olur, demiştir.
kadı iyaz:
ahmed'in sözünün zahirine göre üçüncü kısımda başka erkeğin istekli çıkmasının
mübahlığıdır. Şafii'nin cedid mezhebi de budur. bunların delili de fatima
(r.anha)'nın hadisidir.
3, Şafiiler'den
nevevi: lk istekli erkeğe olumlu cevap açıkça verilip erkek de caymaz ve başka
erkegin de istekli çıkmasına izin vermediği zaman ilk istekliden başkasının
aynı kad-na istekli çıkmasının haramlığı hususunda alimler icma etmişlerdir,
demiştir."
4. hanefi fıkıh
kitaplanndan dürr-i muhtar müellifi: bir erkek bir kad-nla evlenmek ister,
başka istekli erkek bulunmaz, kad-n da istekli erkeğe rıza gösterirse onun o
kad-nı istemesinde bir sakınca yoktur, demiştir, kadınların iddetlerine, ait
bölümün "ei-hidad" faslındaki bu ifadenin haşiyesinde bn-i abidin
şöyle der:
müellif'in
«başka istekli erkek bulunmaz, kad-n da istekli erkeğe rıza gösterirse» kaydını
el-bahr müellifi Şafiiler'den nakietmiş ve şöyle demiştir: ben bu kaydı
mezhebimizin alimlerine ait olarak bir yerde görmedim bu kaydın delili; ......... hndisidir. bu haois sahihtir.
bu hadis lk
istekli erkeğin başka erkeğin istekli çıkmasıhalinde izin vermemesi şartına
bağlamışlardır. yani kadını isteyen ilk erkeğin başka erkeklerin de aynı kad-na
istekli çıkmasına izin vermemesi şartı koşulur. bizce de naklolunan hüküm
budur. nitekim ez-zahire'de: bir erkeğin bir kad-nla evlenmek için istekli
çıkmasından sonra başka bir erkeğin aynı kad-na istekli çıkmasını peygamber
(s.a.v.) nehiy buyurmuştur. bu nehiyden maksat, kad-nın ilk istekliye kalben
temayül etmesidir.
tatarhaniye'nin
"babu'l-kerahet" bölümünde böyle denmiştir. kadın ilk istekliye karşı
susarsa başka erkeğin istekli çıkıp çıkmıyacağı hususundaki iki kavil Şafii
alimlere aittir. bn-i abidin bu cümle ile ilgili olarak: ben derim ki; bazı
karinelerde kad-nın kalben ilk istekliye taraftar olduğu bilinmezse ikinci
erkeğin istekli çıkabileceğine dair Şafiiler'ce tercih edilen kavil açıktır.
ama kad-nın ilk istekliye kalben taraftar olduğu bazı karinelerle bilinirse bu
eğilim, açıkca belirtilen rıza gösterme mesabesindedir. yani bu takdirde ikinci
erkeğin istekli çıkmasının caizliği kavli tercih edilmemelidir."
tekmile yazarı
şu bilgiyi de vermiştir: "kadın ilk istekli erkeğe olumlu cevap verdiği
halde başka erkek aynı kad-na istekli çıkıp onunla evlenirse nevevi'nin
beyanına göre kad-nla evlenen ikinci istekli günah işlemiş olur. bununla
beraber cumhur'un mezhebine göre kıyılan nikah feshedilmez.
malik'in meşhur
mezhebine göre henüz zifafa girilmemiş ise nikah feshedilir. malik'in meşhur
olmayan bir rivayetine ve davud-i zahiri'nin mezhebine göre duhul olsun olmasın
nikah feshedilir, demiştir."
ilk iki
hadisteki "kardeş" kelimesinden maksadın din kardeşi olduğunu yukarda
belirtmiştik. Şu halde hadisteki yasaklama hükmün ilk isteklinin müslüman olması
haline mahsustur. bir zimmi erkek bir zimmi kad-nı istedikten sonra müslüman
bir erkeğin o kad-na istekli çıkmasında sakınca yoktur. evzai, bn-i münzir ve
hattabi böyle demişlerdir. fakat cumhur bu hüküm hakkında zimmi erkeği müslüman
erkek gibi kabul etmişlerdir.
ebu hureyre ve
bn Ömer'n hadslernn fikih yÖnÜ:
1. bir erkek
bir kad-na istekli çıktıktan sonra başka bir erkeğin aynı kad-na istekli
çıkması haramdır.
2. hadisteki
yasaklama hükmü ilk istekli erkeğin müslüman olması haline mahsustur. bu hüküm
hadislerdeki 'kardeşi' kelimesinden çıkarılır. buna ait fıkıhçıların görüşleri
de yukarda anlatıldı.
3. bu hadisler
delil gösterilerek aynı hükmün kad-nlar hakkında da mevcut olduğu söylenmiştir.
mesela: bir kad-n bir erkekle evlenmek ister ve isteğini erkeğe iletir. erkek
de kad-na olumlu cevap verir. taraflar evlenme hazırlığı işine girdikten sonra
başka bir kad-n o erkekle evlenmek ister ve onu ilk kad-ndan caydırmaya
çalışır, erkek de birden fazla kad-nla evlenmerne kararındadır. işte bu durumda
ikinci kad-nın giriştiği iş haram sayılır. fakat erkek her iki kad-nla da
evlenmek niyetinde ise ikinci kad-nın istekli çıkmasında bir sakınca yoktur.
hadislerin
fıkıh yönüne ait yukardaki bilgi el-menhel'in tekmilesinden naklen verilmiştir.
yazar yukardaki üçüncü maddeyi fethü'i-bari'nin 9. cildinin 158. sayfasından
naklettiğini beyan etmiştir.
fatima binti
kays (r.anha)'nın hadisiyle ilgili izaha geçelim:
ebu davud
"boşanan kad-nın nafakası" babında bu hadisi müteaddit senedierle
uzun ve kısa metinler halinde rivayet etmiştir. kütüb- sitte yazarlarının,
malik, tahavi ve beyhaki'nin de rivayet ettikleri bu hadisin bazı
rivayetlerinde belirtildiği gibi fatıma binti kays ebu amr bin hafs (r.a.) ile
evli iken kocası kendisini boşamıştı. peygamber (s.a.v.) fatıma (r.anha)'ya
iddetini bni Ümmi mektum (r.a.)'ın evinde doldurmasını emretmiş ve iddetini
bitirdikten sonra peygamber (s.a.v.)'e müracaat etmesini emir buyurmuştu.
fatima (r.anha) boşanma iddetinden çıktıktan sonra peygamber (s.a.v.)'e durumu
arzetmiş ve müellifin rivayetine göre muaviye (r.a.), ebu'l-cehm (r.a.) ve
usame (r.a.)'ın kendisiyle evlenmek isteğinde bulunduklarını arzetmiştir. bazı
rivayetlerde usame (r.a.)'ın ismi istekliler arasında geçmemiştir. müslim'in
rivayetinde de geçmiştir. fatima isteklilerden hangisi ile evlenmesi konusunda
peygamber (s.a.v.)'e danışmış, peygamber (s.a.v.) de isteklilerin durumlarını
beyan buyurmuştur.
peygamber (s.a.v.)
muaviye (r.a.)'ın fakir olduğunu beyan etmiş, (bazı rivayetlerde görülen az
lafız değişikliği manayı değiştirmez) bu sebeple o değişiklikleri burada
belirtmeyi gerekli görmüyorum.
steklilerden
ebu'l-cehm (r.a.)'ın da kad-nları çok dövücü olduğunu belirtmiştir. bazı
rivayetlerde: «ebu'l-cehm asasını omuzundan indirmez.» buyurulmuş ki, bu ifade
müellifin rivayetindeki ifadenin manasını verir.
peygamber
(s.a.v.) fatima (r.anha)'nın usame (r.a.) ile evlenmesini uygun görmüş, bazı
rivayetlerde; ''usame ile evlen '' ifadesi buyurulmuştur. fakat fatima (r.anha)
ile evlenmeye taraftar olmadığını belirtmek istemiştir. tekmile yazarının
beyanına göre fatima (r.anha)'nın bu tekliften hoşlanmayışının sebebi usame
(r.a.)'ın çok siyah tenli ve azadlı köle olmasıydı. fakat usame (r.a.)'ın
dindarlığı, fazileti ve güzel huyları peygamber (s.a.v.)'in malumu olduğu için
fatıma (r.anha)'nın yararına peygamber (s.a.v.) bu tavsiyede bulunmuştur.
hadisin son kısmında belirtildiği gibi bu tavsiyeye riayetin fatima (r.anha)
için hayırlı olduğu buyurulduktan sonra, fatima (r.anhal usame (r.a.) ile
evlenmiş ve sonra bu evliliğin onu mutlu kıldığını ve bazı kad-nların onun
haline imrendiklerini ifade etmiştir.
hadsn fikih
yÖnÜ :
tekmile yazarı
bu hususta özetle şöyle der:
"1. bir
kimsenin durumu hakkında istişare edildiği zaman danışılan zatın durumu sorulan
kişi hakkında bildiği kusurlarını söylemesi meşrudur. nevevi, el-ezkar'da:
bilmiş ol ki; gıybet yani bir müslümanı hoşlanmadığı durum ve kusurlarıyla
anmak haram ise de masiahat için bazı hallerde mübahtır. dinen meşru sayılan
sıhhatli bir amaca ulaşmak ancak ilgili şahsın sorularını anlatmakla mümkün ise
o takdirde yapılan gıybet mübahtır. gıybet etmeyi meşru masiahat için mübah
kılan sebepler çoktur. bunlardan birisi zulme uğrayan kişinin uğradığı zulmü
yetkili zatlar huzurunda anlatmasıdır, demiştir.
2. kişiyi
kendisi için yararlı olan işe teşvik etmesi müstehabtır. kişi o işten
hoşlanmasa dahi ona doğru yolu göstermek müstehaptır. Çünkü o bu yararları
idrak etmeyebilir. tabii nasihat eden zat bu yararları müdrik fazilet ehlinden
olduğu zaman ona uyulmalıdır.
3. fazilet
ehlinin nasihatını kabul etmeli. Çünkü iyi bir sonuca ulaşılması umulur.
nitekim fatima (r.anha) ilk anda usame (r.a.) ile evlenmekten hoşlanmamış sonra
peygamber (s.a.v.)'in nasihatını kabul edip usame (r.a.) ile evlenince son
derece memnun ve mutlu olduğunu belirtmiştir. hatta müslim'in rivayetinde:
"ben usame ile evlendim. allah usame (r.a.) ile beni şereflendirdi ve
ikram etti"
4. peygamber (s.a.v.)'e
uymak ve takvadan ayrılmamak insanın makamını yüceltir. o insan azadlı köle
bile olsa bu durum değişmez. Çünkü fatima (r.anha) arapların en şerefli
kabilesi olan kureyşliler'den idi. usame (r.a.) ise peygamber (s.a.v.)'in
azatlı kölesi idi. takvası ve üstün salihliği, meziyetiyle peygamber
(s.a.v.)'in sevgisine mazhar olmuştur.
5. boşanan
kad-n henüz iddetini bitirmemiş iken ona açıkça istekli çıkmak caiz değil ise
de ima yoluyla istekli çıkmak caizdir. Çünkü bazı rivayetiere göre fatima
(r.anha) iddetinden çıkınca isimleri anılan sahabilerin kendisiyle evlenmek
arzusunda olduklarını peygamber (s.a.v.l'e arzetmiştir. kadın iddetinden
çıkmadıkça ona açıkça istekli çıkmak caiz değildir."