sÜnen bn- mace

bablar konular numaralar

ktabu’n-nkah

<< 1989 >>

devam: 52- kadinin saÇini baŞka saÇ lavesyle ÇoĞaltan ve dÖvÜnleyen kadin (hakkinda gelen hadsler) babi

 

حَدَّثَنَا أبو عمر، حفص بن عمر، وعبد الرحمن بن عمر. قالا: حَدَّثَنَا عبد الرحمن بن مهدي. حَدَّثَنَا سفيان عن منصور، عن إبراهيم، عن علقمة، عن عبد اللَّه؛ قَالَ:  - لعن رَسُول اللَّهِ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَم الواشمات والمستوشمات والمتنمصات والمتفلجات للحسن، المغيرات لخلق اللَّه. فبلغ ذلك امرأة من بني أسد، يقال لها أم يعقوب. فجاءت إليه. فقالت: بلغني عنك عنك أنك قلت كيت وكيت. قَالَ: ومالي لا ألعن من لعن رَسُول اللَّهِ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَم. وهو في كتاب اللَّه؟ قالت: إني لا أقرأ ما بين لوحيه فما وجدته. قَالَ: إن كنت قرأته فقد وجدته. أما قرأت: وما آتاكم الرسول فخذوه، وما نهاكم عنه فا نتهوا؟ قالت: بلى. قَالَ: فإن رَسُول اللَّهِ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَم قد عنه. قالت: فإني لأظن أهلك يفعلون. قَالَ: اذهبي فانظري. فذهبت فنظرت فلم ترى من حاجتها شيئا. قالت: ما رأيت شيئا. قَالَ عبد اللَّه: لو كانت كما تقولين ما جمعتنا.

 

abdullah (bin mes'ud) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), güzellik için dövme yaptıran, dövünlenen, yüzünün kıllarını yolduran ve ön dişlerini (eğe gibi aletlerle) aralayan ve bu suretle allah'ın yarattığı tabii güzelliği değiştiren kad-nları ianetlemiştir. beni esed kabilesinden Ümmü yakub isimli bir kad-n (bn-i mes'ud'un) bu hadisini duyunca bn-i mes'ud'a gelerek: senin böyle böyle söylediğini haber aldım, dedi. bn-i mes'ud (r.a.): söylediğim şey allah'ın kitabında bulunduğu halde resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in lanetlediği kimseleri niçin ben de lanetlemiyeyimi dedi. kadın: ben şüphesiz allah'ın kitabının tamamını okurum. (onda) senin dediğin bu hususu bulamadım, dedi. bn- mes'ud: eğer sen kuran'ı okudu isen şübhesiz dediğim hususu bulmuşsun. sen:

 

وما آتاكم الرسول فخذوه، وما نهاكم عنه فا نتهوا

 

"rasul size ne getirdi ise onu alın, sizi neden nehyetti ise de derhal vazgeçin"[haşr 17] ayetini okumadın mıi diye cevap verince, kad-n : evet. (ben bu ayeti okudum) dedi. ibn-i mes'ud: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dediğim şeyi şübhesiz yasakladı. (bu kere) kad-n: sanırım senin aile ferdlerin (yasaklandığını haber verdiğin şeyi) yaparlar, dedi. bn-i mes'ud: git de bak, dedi. kadın gidip baktı da aradığını bulamadı. (sonra döndü ve) bir şey göremedim, dedi. abdullah (ibn-i mes'ud) kad-na: eğer benim ailem senin dediğin gibi olmuş olsaydı bizimle yaşıyamazdı (yani onu boşardık), dedi.

 

 

diğer tahric: buhari, libas: müslim, libas: nesaî, ziyne: tirmizî edep: ebu davud, tetreccül (4169)

 

aÇiklama: bni Ömer (r.anh)'ın hadisini kütüb-i sitte sahibierinin hepsi, esma (r.anha)'nın hadisini buhari ve müslim de rivayet etmişlerdir.

bni mes'ud'un hadisini de kütüb-i sitte sahibierinin hepsi rivayet etmişlerdir. bazı rivayetlerdeki ifade değişikliği manayı değiştirmez.

 

bu hadislerde geçen bazı kelimeleri açıkhyalım: vasıla: kadının saçını çoğaltmak maksadı ile başka saçı ilave eden kad-ndır. kendi saçına ilave yapana da, başka kad-nın saçına ilave yapan kad-na da bu isim verilir. Şu halde bir kad-n başka saç eklemek suretiyle ne kendi saçını çoğaltabilir, ne de başka kad-nın saçını çoğaltabilir. böyle bir iş yaparsa ona vasıla ismi verilir.

 

vaşime: dövünleyen diye terceme ettiğim bu kelime veşm'den alınmadır. veşm ise elin arkasına, kola, yüze veya vücudun görülen veya görülmeyen her hangi bir yerine iğne batırıp kanattıktan sonra üzerine çivit gibi bir şey döküp o yere renk vermektir. buna dövün ve na'l denilir.

----------

mahir: günümüzde bu iş için üretilmiş makine ve farklı renklerdeki mürekkplerle yapılıyor. hind mürekkebi çokça kullanılıyor. artık kolayca satın alınan setlerle kişiler kendi kendilerine bunu yapabilmekteler. ciddi deri enfeksiyonları insanları bundan alıkoymuyor. Çeşitli simge, hayvan ve farklı dillerde yazılar dövme olarak kullanılıyor. dövmenin kendisinin yasaklığı bir yana insanlar kendilerini başka inanışlara sokan ikon yada yazıları vücutlarına kalıcı şekilde ekliyorlar. uzak doğu yada hindu dinlerinin ikonları, şeytan'a tapanların sembol yada mesajları ne olduğunu üzerinde ne taşıdığını bilmeyen insanların üzerinde. mesaj vermek yada yaradılışını beğenmemek, kendini sevmemek sebep olarak ortada.

------------------

bu şey araplar arasında yaygın bir adet idi. hıristiyanlardan kudüs şehrine gidip sözde hacı olanlar da kollarını ve ellerini dövdürürler. memleketimizin bazı yörelerinde bulunan mıtrıblar ve çingeneler arasında da bu adet var.

 

mütenemmisa: yüzünün kıllarını yolduran kad-na denir. namısa; yüzün kıllarını yolan kad-na denilir. mütefellice: genç görünmek için eğe gibi bir aletle ön dişlerini aralayan kad-na denilir.

 

yukarda açıkladığım bu kehmelerle ifade edilen ve anılan işleri yapan veya yaptıran kad-nlar allah ve resulünün lanetine müstehak olmuş olurlar.

 

müslim libas kitabının 33. babında bu hadisleri rivayet etmiş ve nevevi bu hadislerin şerhinde şöyle demiştir: "bu babtaki hadisler, kad-nın saçına başka saçın eklenmesinin haramlığına ve bunu yapan kad-n ile yaptıran kad-nın lanetlendiğine delalet ederler. takılacak saç insan saçı olsun, eti yenen hayvan saçı olsun, kad-nın mahremi olan bir adamın saçı olsun, yabancı bir adamın saçı olsun, hüküm aynıdır. hadisler umumi olduğu için açık ve seçik hüküm budur. fakat bizim arkadaşlarımız takılacak saç insan saçı olursa hüküm ayrıdır, başka saç olursa hüküm değişiktir, diye şöyle bir ayırım yapmışlardır: eğer takılacak saç insan saçı olursa aiimlerin ittifakı ile haramdır. takılacak saç erkek saçı olsun, kad-n saçı olsun fark etmez. keza takılacak saç kad-nın kocasının saçı veya kad-nın babası, kardeşi gibi bir mahreminin saçı olsun, yabancıların saçı olsun hüküm aynıdır. Çünkü hadisler umumidir. keza, insanın saçından veya başka uzuvlarından yararlanmak caiz değildir. nsan uzuvlarını kullanmak sahibine ihanet sayılır. nsandan kesilen saç, tırnak ve sair uzuvlarının gömülmesi gerekir.

takılacak saç bir murdar hayvandan veya eti yenilmeyen diri hayvandan kesilen saç ise yine haramdır. Çünkü böyle bir saç necistir. böyle bir saçı takan kad-n namaz içinde ve dışında bile bile necis bir maddeyi takmış olur.

 

yukarda anılan iki çeşit saçın takınılmasının haramiığı husüsunda erkek ile kad-n arasında bir fark yoktur. kadın evli olsun bekar veya. dul olsun fark etmez.

 

takılacak saç insan saçından başka, temiz bir saç ise bunu takınan kad-n kocasız ise yine haramdır. Şayet kocalı bir kad-n ise üç kavil var.

 

1. kocalı kad-nın, insan saçından başka, temiz olan bir saçı takınması da haramdır. Çünkü hadislerin zahiri bunu gerektirir.

 

2. birinci maddede durumu belirtilen saçın kocalı kad-n tarafından takınılması haram değildir.

3. en sıhhatlı olan kavle göre kad-n, kocasının izni ile takmışsa haram değildir. aksi halde haramdır. (yabancı erkeklere karşı başının bir kısmını bile açan kad-n için mutlaka haramdır) arkadaşlarımızın bu mesele hakkında söyledikleri sözlerin özeti budur,

 

kadı iyaz da şöyle demiştir; alimler bu mes'ele hakkında ihtilaf etmişlerdir. Şöyle ki:

malik, taberi ve alimlerden çok zatlar veya bunların ekserisine göre kad-nın saçına her türlü saç, yün ve bez parçası gibi bir şeyi eklemek yasaktır.

 

el-leys bin sa'd'a göre yasaklarna, saç takmaya mahsustur. yün, bez parçası ve benzeri bir şeyi takmakta sakınca yoktur.

 

bir rivayete göre saç takmanın caiz olduğunu söyleyenler olmuş ise de bu söz geçerli sayılmamıştır. Çünkü dayanakları zayıftır.

 

kadı iyaz daha sonra şöyle der: renkli ipekten mamul ipliklerin ve saça benzemeyen diğer maddelerin saça takılması ve bağlanması bu yasağın dışında kalır. Çünkü bunlar vasıi değil ve vasıl amacını taşımaz. bu. sadece bir süslenme ve güzelleştirme amacını taşır.

 

hadisler, anılan saç takma işinin büyük günahlardan olduğuna ve haram bir işe yardım etmenin de haram olduğuna delalet ederler,"

 

nevevi daha sonra dövün vurmak mes'elesine geçip bu hususta da şöyle der; "dövün vurmak ve istiyerek vurdurmak haramdır. bazen küçük yaştaki kızlara dövün vurulur. kız çocuk olduğu ve henüz mükelleflik çağına varmadığı için ona mes'uliyet yok ise de bunu yapan haram işlemiş olur.

 

arkadaşlarımız demişler ki, dövün vurulan yer pis ve necis sayılır. eğer o dövün lekesini bir ilaçla gidermek mümkün ise giderilmesi gerekir. Şayet ilaçla giderilemeyip ameliyatla giderilebilirse bunu yapmak gerekir. ancak ameliyat edildiği takdirde o organın sakatlanması, yararının yitirilmesi veya yüz, el gibi açıkta olan bir uzuv olup çirkin bir iz görülmesine sebebiyet verilirse bundan vazgeçilir. aksi takdirde o dövünün çıkarılması gerekir ve geciktirilmesi günahtır. dövün mes'elesinde kad-n ile erkeğin farkı yoktur yani erkek için de haramdır

 

namisa ve mütenernmisa yani yüzün kıllarını yolan ve yolduran kad-nlara. gelince bu da haramdır. ancak kad-nın sakalı veya bıyığı çıkarsa bunu gidermek yasak değil, bilakis müstehabtlf.

 

bni cerir'e göre kad-nın sakalını ve bıyığını traş etmesi caiz değildir kadının kaşlarını inceltmesi de bizce haramdır.

 

kadının ön dişlerinn aralarını eğe gibi bir aletle açmak da haramdır. genç kız ve kad-nların ön dişlerinin arası genellikle hafifçe açık olur. yaş ilerleyince dişler arasındaki boşluk kaybolur. yaşlanan veya buna yakın yaşa gelen bazı kad-nlar genç görünmek için Ön dişlerinin arasını eğe ve benzeri alet ile açarlar, böylece dişlerinin genç görünmesini ve kendilerinin genç sanılmasını sağlamaya çalışırlar. yapmakta yaptırmakta haramelır. bu babta varid olan hadisler bu hükmü ifade eder. Çünklı bu hareket hem allah teala'nın yarattığı tabii şekli değiştirmektir, hem de bir nevi aldatmadır. hadis bu hareketin güzelleşmek için olmasını yasaklamıştır. Şu halde tedavi için veya dişteki çürüğü gidermek için böyle bir şey yapmak haram degildir."  ---nevevi'nin sözü burada bitti ----

 

kinci hadiste geçen hasba kelimesinin lügat manası kızamık hastalığıdır, bazılarına göre çiçek hastalığının bir nevidir. sindi bu kelimeyi bir çeşit salgın hastal-k, diye yorumlamıştır. hadisten anlaşılıyor ki sözü edilen gelin yakalandığı hasba hastalığından dolayı saçları dökülmüştür.

allah'ın bir kimseyi lanetlemesi, onu rahmetinden uzaklaştırması, demektir. peygamber (s.a.v.)'in bir kimseyi ianetlemesi ise o kimsenin allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmasını dilemesi, demektir.

 

son hadiste bni mes'ud (r.anh), peygamber (s.a.v.)'in hadiste anılan hareketlerde bulunan kad-nları ianetlediğini ve bu hükmün kuran'da bulunduğunu ifade etmiş, Ümmü yakub isimli kad-n böyle bir hükmü kuran'da bulunmadığını söyleyince bni mes'ud, haşır suresinin 7. ayetinden şu mealdeki bölümü okuyor ve kad-na sen bunu okumadın mı diyori ''peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan sakının.''

 

bu nazm-ı celil , peygamber (s.a.v.)'in her emrine uymanın ve her yasağından sakınmanın kuran-ı kerim emri olduğunu tevsik eder. Şu halde hadiste anılan fiiller kuran ile yasaklanmıştır, denilebilir. bni mes'ud bunu söylemek istemiştir.

 

bni mes'ud: "eğer ailem senin dediğin gibi olmuş olsaydı bizimle yaşıyamazdı", sözü ile şunu demek istemiştir: eğer ailem bu hadisle yasaklanmış fiilleri işleseydi onu boşardım, onunla yaşamazdım. nevevi, alimlerin eumhürunca bu cümlenin böyle açıkiandığını belirttikten sonra: namaz kılmamak, bu hadisle yasaklanan fiillerden birisini işlemek veya başka bir günahı işleyip, ikaza rağmen de günah işlemesine devam eden bir kad-nı boşamanın uygunluğu bu hadisten anlaşılıyor.

 

 

ebu davud hads ve zah Çn tikla