sÜnen bn- mace

bablar konular numaralar

ktabu’l-tcarat

<< 2260 >>

devam: 50- altin le gÜmÜŞÜ brbryle mÜbadele etmek (deĞŞtrmek) babi

 

حدّثنا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ. أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَوْسِ بْنِ الْحَدَثَانِ قَالَ: أَقْبَلْتُ أَقُولُ: مَنْ يَصْطَرِفُ الدَّرَاهِمَ؟ فَقَالَ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللهِ، وَهُوَ عِنْدَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ: أَرِنَا ذَهَبَكَ. ثُمَّ ائْتِنَا، إِذَا جَاءَ خَازِنُنَا، نُعْطِكَ وَرِقَكَ. فَقَالَ عُمَرُ: كَلاَّ، وَاللهِ. لَتُعْطِيَنَّهُ وَرِقَةُ أَوْ لَتَرُدَّنَّ إِلَيْهِ ذَهَبَهُ. فَإِنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: ((الْوَرِقُ بِالذَّهَبِ رِباً، إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ)).

 

mâlik bin evs bin el-hadesân (r.a.)'den: Şöyle demiştir: ben (bir gün sahabîler meclisine) gelerek: kim dirhemlerini (altınla) değiştirmek isteri diye sordum. talha bin ubeydillah, Ömer bin el-hattâb (r.a.)'nın yanında iken (bana): altınını bize ver. sonra kesedarımız (gabe'den) gelince sen bize gel, dirhemlerini vereceğiz, dedi. bunun üzerine Ömer (r.a.) talha (r.a.)'a hitaben: hayır, (böyle olmaz) vallahi. sen ya ona dirhemlerini şimdi vereceksin veya onun altınını kendisine geri vereceksin. Çünkü resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): «gümüşü altınla satmak faizdir. meğer ki (taraflardan birisi diğerine:) bunu al, (diyerek vereceğini peşin vere) ve (diğeri de ona:)  bunu al, (diyerek vereceğini peşin vere.)»  buyurdu.

 

 

diğer tahric: buhari. müslim, tirmizi, nesai ve malik bin enes de rivayet etmişlerdir.

 

aÇiklama 2261’de