devam: 2- vasyyet
etmeye teŞvk babi
حدَثنا
مُحَمَّد
بْنُ
المُصَفَّى
الحِمْصِيُّ.
ثنا
بَقِيَّةُ
بْنُ
الوَلِيدِ،
عَنْ يَزِيدَ
بْنِ عَوفٍ،
عَنْ أَبِي
الزُّبَيْرِ،
عَنْ جَابِرِ
بْنِ عَبْد
اللهِ؛ قَالَ:
قَالَ
رَسُولُ
اللّهِ صلى
الله عليه وسلم: ((مَنْ
مَاتَ عَلَى
وَصِيَّةٍ،
مَاتَ عَلَى
سَبِيلٍ
وسُنَّةٍ.
وَمَاتَ
عَلَى تُقىً
وَشَهَادَةٍ.
وَمَاتَ
مَغْفُوراً
لَهُ)).
في الزوائد:
في إسناده
بقية، وهو
مدلس. وشيخه يزيد
بْنِ عوف،
لَمْ أر من
تكلم فيه.}
câbir bin
abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(müslümanlardan) kim vasiyyet üzerine (yâni
vasiyyet etmiş olarak) ölürse, o kimse (yakışır) bir yol ve sünnette riâyet)
üzerine ölmüş olur, takva ve şehâdet üzerine ölmüş olur ve bağışlanmış olarak
ölmüş olur.»
not: zevaid'de
şöyle denilmiştir: bunun senedinde bakiyye vardır ki bu zat tedlisçidir. Şeyhi
yezid bin avf hakkında konuşan kimseyi görmedim.
aÇiklama: 2702’de