devam: 43- kadinlarin
bat etmes bab!
حدّثنا
أَحْمَدُ
بْنُ عَمْرِو
بْنُ السَّرْحِ
الْمَصْريُّ.
حدّثنا
عَبْدُ اللهِ
بْنُ وَهبٍ.
قَالَ:
أَخْبَرَنِي
يُونُسُ عَنِ
ابْنِ
شِهَابٍ.
أَخْبَرَنِي
عُرْوَةُ
بْنُ
الزُّبَيْرِ؛
أَنَّ
عَائِشَةَ
زَوْجَ
النَّبِيَّ
صلى الله عليه
وسلم قَالَتْ:
كَانَتِ
الْمؤُمِنَاتُ،
إِذَا
هَاجَرْنَ
إِلَى
رَسُولِ
اللهِ صلى الله
عليه وسلم،
يُمْتَحَنَّ
بِقَوْلِ
اللهِ {يَا
أَيُّها
النَّبِيَّ
إِذَا
جَاءَكَ الْمؤُمِنَاتُ
يُبَايِعْنَكَ}
الخ الآيَةِ.
قَالَتْ
عَائِشَةُ:
فَمَنْ أَقَرَّبِهَا
مِنَ
الْمؤُمِنَاتِ
فَقَدْ أَقَرَّ
بِالْمِحُنةِ.
فَكَانَ
رَسُولُ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم، إِذَا
أَقْرَرْنَ
بذلِكَ مِنْ
قَوْلِهِنَّ، قَالَ
لَهُنَّ
رَسُولُ
اللهِ صلى الله
عليه وسلم
((انْطَلِقْنَ.
فَقَدْ بَايَعْتُكُنَّ))
لاَ. وَاللهِ!
مَا مَسَّتْ
يَدُ رَسُولِ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم يَدَ امْرَأَةٍ
قَطُّ. غَيْرَ
أَنَّهُ
يُبَايِعُهُنَّ
بِالْكَلاَمِ. قَالَتْ
عَائِشَةُ:
وَاللهِ! مَا
أَخَذَ
رَسُولِ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم عَلَى النِّسَاءِ
إِلاَّ مَأ
أَمَرَهُ اللهُ.
وَلاَ
مَسَّتْ كَفّ
رَسُولِ
اللهِ صلى الله
عليه وسلم
كَفَّ
امْرَأَةٍ
قَطُّ. وَكَانَ
يَقُلُ
لَهُنَ،
إِذَا أَخَذَ
عَلَيْهِنَّ
((قَدْ
بَايْتُكُنَّ))
كَلاَماً.
peygamber
(sallallahu aleyhi ve seuem)'in zevcesi Âiçe (r.anhaâ)'dan; Şöyle demiştir:
îmân eden kad-nlar (fetih'ten önce mekke'den medine-i münevvere'ye) resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in
yanına hicret ettikleri zaman allah'ın; "ey nebî! mân eden kad-nlar sana
biat etmek üzere yanına geldikleri zaman..., âyeti ile imtihan (yâni biat) edilirlerdi.
Âişe (r.anha) demiş ki: mân eden kad-nlardan bu âyet'i ikrar (yâni âyetteki
ahidleri kabul) edenler imtihanı ikrar (yâni şer'i bîat) etmiş olurlardı.
kadınlar bu (âyetteki) ahidleri sözleriyle ikrar ve kabul edince resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) onlara:
gidiniz. ben
sizlerle bîatleştim (yâni biatiniz tamamlandı), buyururdu. hayır. allah'a yemin
ederim ki, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in, (mübarek) eli hiç bir
(yabancı) kad-nın eline kat'iyyen temas etmedi. o, kad-nlarla sadece konuşmak
suretiyle bîatleşirdi.
Âişe demiş ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) allah'ın kendisine emrettiği
ahidlerden başka hiç bir şey hakkında kad-nlar dan söz almadı. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem)'in eli hiç
bir kad-nın eline kat'iyyen temas
etmedi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (bîat için) kad-nlardan söz
aldığı zaman onlara sözlü olarak: ben sizlerle bîatleştim, buyururdu.
aÇiklama: bu hadisi buhari. müslim. ebu davud ve nesai de rivayet etmişlerdir.
hadiste anılan mümtehine süresinin 12. ayetinin tamamının meali şöyledir:
"ey peygamber! man eden kad-nlar, sana gelip allah'a hiç bir şeyi ortak
koşmayacaklan, hırsızlık yapmayacaklan, zina etmeyecekleri, çocuklarını
öldürmeyecekleri, elleriyle ayaklan arasında uyduracaklan bir iftira ile
gelemeyecekleri ve sana marür (yani dinen iyi sayılan) hiç bir hususta isyan
etmeyecekleri üzerine biat'te bulunacakian zaman artık sen de onlarla biatleş
(yani biatierini kabul et) ve onlar için allah'tan mağriret dile. Şüphesiz allah
gafürdur, rahimdir."
bu ayet, iman
eden kad-nlarla yapılan biat'te onlardan hangi hususlar için söz ve ahid
alındığını beyan eder.
ayni surenin
10. ayeti de iman ederek hicret eden kad-nların gerçekten inandıkları için mi,
dünyevi bir takım yararlar ve amaçlarla mı hicret ettiklerinin tesbiti ve bu
konuda kanaat sahibi olmak üzere onların imtihan edilmelerini emreder.
buhari'nin aişe (r.anha)'dan olan bir rivayetine göre iman edip de peygamber
(s.a.v.)'a hicret eden 'kad-nları peygamber (s.a.v.) bu ayet hükmünce imtihan
ederdi. bu ikinci hadiste de resul-i ekrem (s.a.v.)'in kad-nlarla yaptığı
biat'in sözlü olarak yapıldığı ve o'nun mübarek elinin hiç bir yabancı kad-nın
eline temas etmediği belirtilmektedir.
sünenimizin
hadis metninde geçen ve mtihan kökünden alınma kelimeler; hadis şarihlerinden
nevevi tarafından biat manasına yorumlandığı için tercemede bu durumu dikkate
aldım.
nevevi bu
hadisin açıklaması bölümünde özetle şöyle der: yani hicret eden kad-nlar bu
ayette belirtilen hususlar üzerine resul-i ekrem (s.a.v.)'e biat edince
kad-nlar şer'i biat yapmış olurlardı.
hadsten
Çikarilan hÜkÜmler Şunlardir
1. kadınların
biatı el tutmak suretiyle değil, ancak sözledir.
2. erkeklerin biat'ı
ise hem el tutmak hem de sözle yapılır (yani bi at eden erkek sağ elini, biat
ettiği zatın sağ elinin üstüne bırakıp biat ettiği hususları diliyle ikrar
eder.)
3. htiyaç
halinde kad-nın konuşmasını dinlemek erkeğe mübahtır. yani kad-nın sesi ihtiyaç
ve zarüret halinde avret sayılmaz, dinlenebilir.
4. yabancı
kad-nın vücüduna dokunmak, onunla tokalaşmak haramdır. ancak tedavi, hacamet,
kan aldırmak ve diş çektirmek gibi işler için bunu yapabilecek kad-n
bulunmadığı takdirde zarüret ölçüsü içinde elle temas etmek caizdir."
(nevevi'nin sözü bitti.)
tuhfe yazarı da
şöyle der: erkeklerin biat'ının musafaha, yanı tarafların birbirlerinin elini
tutması süretiyle yapılması sünnettir. keza tarafların sağ elleriyle musafaha
etmeleri sünnettir. Çünkü müslim'in .. amr bin el-as (r.a.)'den rivayetine göre
amr şöyle demiştir: ben peygamber (s.a.v.)'in yanına vardım ve o'na: sağ elini
açıp ver ki, sana biat edeyim, dedim. o da sağ elini açıp verdi. .. "
el-kari bu hadisin şerhinde: yani sağ elini açıp uzat ki ben de sağ elimi senin
sağ elinin üzerine bırakıp bi at edeyim. nitekim biat'te usül böyledir,
demiştir.
mü'minlerin
birbirine rastladıkları zaman sağ elleriyle tokalaşmaları da sünnettir. biat
ederken veya iki mü'min karşılaşırken her iki elleriyle tokalaşmalarının
sünnetliği hakkında sahih, açık ve mercü bir hadisin rivayeti sabit değildir.
(tuhfe yazarının sözü bitti.)