devam: 16- yemekten
sonra sÖylenmes meŞru sÖzler (hakkinda gelen hadsler) nabi
حدّثنا
عَبْدُ
الرَّحْمنِ
بْنُ
إِبْرَاهِيمَ.
حدّثنا
الْوَلِيدُ
بْنُ
مُسْلِمٍ.
حدّثنا
ثَوْرُ بْنُ
يَزِيدَ عَنْ
خَالِدٍ بْنِ
مَعْدَانَ،
عَنْ أَبِي
أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ
عَنِ
النَّبِيِّ
صلى الله عليه
وسلم؛
أَنَّهُ
كَانَ
يَقُولُ،
إِذَا رُفِعَ
طَعَامُهُ
أَوْ مَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ قَالَ ((الْحَمْدُ
لِلّهِ
حَمْداً
كَثِيراً
طَيِّباً
مُبَارَكاً،
غَيْرَ
مَكْفِيٍّ وَلاَ
مُوَدَّعِ
وَلاَ
مُسْتَغْنًى
عَنْهُ.
رَبَّنَا.))
ebû Ümâme
el-bâhilî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: nebi (sallallahu aleyhi ve
sellem), yemeği kaldırıldığı veya önündeki (yemek) kaldırıldığı zaman şöyle
derdi: «vazgeçilmeyip dâima ihtiyaç duyulan, sürekli, geri çevrilmeyen,
bereketli ve riyasız olan çok hamd allah'adır. ey rabbimiz.»
aÇiklama: 3285’te