17- yemeĞ beraber
yemenin (fazletne dar hadsler) babi
حدّثنا
هِشَامُ بْنُ
عَمَّارٍ،
وَدَاوُدُ بْنُ
رُشَيْدٍ،
وَمُحَمَّدُ
بْنُ الصَّبَّاحِ،
قَالُوا:
حدّثنا
الْوَلِيدُ
ابْنُ مُسْلِمٍ.
حدّثنا وَحْشِيُّ
بْنُ حَرْبِ
بْنِ
وَحْشِيِّ
بْنِ حَرْبٍ
عَنْ
أَبِيهِ،
عَنْ جَدِّهِ
وَحْشِيٍّ؛
أَنَّهُمْ
قَالُوا: يَا
رَسُولَ اللهِ!
إِنَّا
نَأْكُلُ
وَلاَ
نَشْبَعُ.
قَالَ ((فَلَعَلَّكُمْ
تَأْكُلُونَ
مُتَفَرِّقِينَ؟))
قَالُوا:
نَعَمْ. قَالَ
((فاجْتَمِعُوا
عَلَى طَعَامِكُمْ،
وَاذْكُرُوا
اسْمَ اللهِ
عَلَيْهِ
يُبَارَكْ
لَكُمْ
فِيهِ)).
vahşi bin harb
(r.a.)'den rivayet edildiğine göre sahâbiler: ya resûlallahl biz yemek
yiyiyoruz da doymuyoruz, dediler. resul-i ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem):
«siz ayn ayn mı yiyorsunuzi» buyurdu. sahâbîler: evet, diye cevab verdiler.
resul-i ekrem (sallallahu aleyhi ve
sellem): «bundan sonra yemeğiniz üzerinde toplanınız (yâni beraber yiyıniz) ve
yemeğe (başlarken) allah'ın ismini anınız ki yemek sizin için bereketli olsun,»
buyurdu.
aÇiklama: 3287’de