devam: 1- allah verdĞ
her hastalik Çn br laÇ vermştr, babi
حدّثنا
أَبُو بَكْرِ
بْنُ أَبِي
شَيْبَةَ، وَإِبْرَاهِيمُ
بْنُ سَعِيدٍ
الْجَوْهَريُّ.
قَالاَ:
حدّثنا أَبُو
أَحْمَدَ
عَنْ عُمَرَ بْنِ
سَعِيدِ بْنِ
أَبِي
حُسَيْنٍ.
حدّثنا عَطَاءٌ
عَنْ أَبِي
هُرَيْرَةَ؛
قَالَ: قَالَ رَسُولُ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم: ((مَا
أَنْزَلَ
اللهُ دَاءً،
إِلاَّ أَنْزَلَ
لَهُ
شِفَاءً)).
في الزوائد:
هذا إسناده
حسن.
ebu hureyre
(r.a.)'den rivayet edildiğine göre; resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle buyurdu, demiştir: «allah, verdiği her hastal-k için bir ilâç vermiştir.»
not: zevaid de:
bu hadis’in isnadının hasen olduğu bildiriliyor.
aÇiklama: abduiiah (r.a.)'ın hadisi zevaid nevindendir. ebu hureyre (r.a.)'ın
hadisi ise buhari tarafından da rivayet edilmiştir. ''.. o, dünya işlerini
gökten düzenler'' (secde, 5) ayetinde belirtildiği gibi allah'ın tekvin
sıfatına dayalı işler gökten idare edildiği için hastalığı ve ilacını yaratma
fiili "nzar" yani indirme deyimi ile ifade edilmiştir.
türkçemizde
"derd veren allah devasını da verir" biçimindeki söz bu hadislerden
alınmış olabilir.
yaşlılık da
bilindiği gibi bir nevi hastal-ktır. hatta bazı hadislerde yaşlılık
hastal-klardan sayılmıştır. gerek yaşlılık gerekse tedavisi mümkün olmayan
hastal-klar bu hadislerin umumi hükmünden müstesna sayılır. Şöyle de
söylenebilir:
allah teala her
hastalığın ilacım vermiştir. ancak bazı hastal-kların ilacı henüz
bilinememektedir. bir kısım hastal-kların da tedavisine zamanında başlanmadığı
için şifa elde edilemez. hastalığın teşhis edilememesi veya gerçek ilacının
bilinememesi de şifanın bulunmamasına sebep olur. bu izah, hatıra gelebilen
şüpheyi giderir.