devam: 23- bela
(musbet ve sikintilara) karŞi sabretmek babi
حدّثنا
مُحَمَّدُ
بْنُ عَبْدِ
اللهِ بْنِ نُمَيْرٍ،
وَعَلِيُّ
بْنُ
مُحَمَّدٍ،
قَالاَ :
حدّثنا أَبُو
مَعَاوِيَةَ،
عَنِ الأَعْمَشِ،
عَنْ
شَقِيقٍ،
عَنْ
حُذَيْفَةَ؛
قَالَ: قَالَ
رَسُولُ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم : ((أحْصُوا
لِي كُلَّ
مَنْ
تَلَفَّظَ بِالإِسْلاَمِ))
قُلْنَا: يَا
رَسُولَ
اللهِ! أَتَخَافُ
عَلَيْنَا،
وَنَحْنُ مَا
بَيْنَ السِّتِّمِائَةِ؟
فَقَالَ
رَسُولُ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم ((إِنَّكُمْ
لاَ
تَدْرُونَ.
لَعَلَّكُمْ
أَنْ
تُبْتَلُوا)). قَالَ:
فَابْتُلِينَا،
حَتَّى
جَعَلَ الرَّجُلُ
مِنَّا مَا
يُصَلِّى
إِلاَّ
سِرّاً.
huzeyfe
(r.a.)'den rivayet edildiğine göre; resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle buyurdu, demiştir: müslüman olduğunu söyleyenlerin hepsini bana sayınız,
buyurdu. biz: ya resulallah! biz altı yüz ila yedi yüz arasında (büyük cemaat)
olduğumuz halde bize bir kötüluk edilecek diye korkuyor musuni dedik. bunun
üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): Şüphesiz siz bilemezsiniz.
bir takım belalara maruz kalmanız umulur, buyurdu. huzeyfe demiştir ki: sonra
başımıza öyle bela geldi ki biz'den adam namazını (bile) ancak gizli kılmaya
başladı.