devam: 37- kuran(ın
ne Şekilde nüzül ettiği) hakkında gelen rivayetler
أخبرنا
قتيبة بن سعيد
قال ثنا أبو
عوانة عن موسى
بن أبي عائشة
عن سعيد بن
جبير عن بن
عباس في قوله {
لا تحرك به
لسانك لتعجل
به } قال كان
النبي صلى الله
عليه وسلم
يعالج من
التنزيل شدة
كان يحرك شفتيه
قال الله { لا
تحرك به لسانك
لتعجل به إن علينا
جمعه وقرآنه }
قال جمعه في
صدرك ثم تقرؤه
فإذا قرأناه
فاتبع قرآنه
قال فاستمع له
وأنصت فكان
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
إذا أتاه
جبريل استمع
فإذا انطلق
قرأه كما أقرأه
[-: 1009 :-] said b.
cübeyr'den rivayet edildiğine göre ibn abbas, ''(ey muhammed) onu (vahyi)
çarçabuk almak için dilini kımııdatma. Şüphesiz onu toplamak da oku(t)mak da
bize aittir'' [kıyamet, 16, 17] ayeti hakkında der ki: "allah'ın resulü
(s.a.v.) vahyin inişi hakkında zorluk çeker ve dudaklarını kımıldatırdı. bunun
üzerine yüce allah şöyle buyurdu: ''(ey muhammed) onu (vahyi) çarçabuk almak
için dilini kımııdatma. Şüphesiz onu toplamak da oku(t)mak da bize aittir''
bn abbas der ki:
"bunun manası «bu kuran'ı kalbine yerleştiririz ve sonra sen onu okursun»
demektir. ''0 halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okuyuşuna uy'' [kıyamet 18]
bunun manası "onu dinle ve ona kulak ver" demektir. resulullah
(s.a.v.)'e cibrll-i emın geldiğinde sükut edip onu dinlerdi. cibrll-i emın
gidince ona okuttuğu gibi ayeti okurdu.
11570, 11571, 11572 de
var. -
mücteba: 2/149 ; tuhfe: 5637.
diğer tahric: buhari
5, 4927, 4928, 4929, 5044, 7524; ha/ku efali'l-bad 45, 46; müslim 448; tirmizi
3329; ahmed b. hanbel 1910; bn hibban 39.