كيف
الأذان
4- ezan sözleri
nasıldıri
أنبأ إسحاق
بن إبراهيم
قال أنبأ معاذ
بن هشام قال
حدثني أبي عن
عامر الأحول
عن مكحول عن
عبد الله بن
محيريز عن أبي
محذورة قال
علمني رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
الأذان فقال
الله أكبر
الله أكبر
الله أكبر
الله أكبر
أشهد أن إله
إلا الله أشهد
أن لا إله إلا
الله أشهد أن
محمدا رسول الله
أشهد أن محمدا
رسول الله ثم
يعود فيقول
أشهد أن لا
إله إلا الله
أشهد أن إله
إلا الله أشهد
أن محمد رسول
الله أشهد أن
محمد رسول
الله حي على
الصلاة حي على
الصلاة حي على
الفلاح حي على
الفلاح الله
أكبر الله
أكبر لا إله
إلا الله
[-: 1607 :-] ebu mahzure anlatıyor:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana ezanı şöyle öğretti:
"allahu ekber,
allahu ekber, allahu ekber, allahu ekber,
eşhedu en la ilahe
illallah, eşhedu en la ilahe illallah,
eşhedu enne muhammeden
resulullah, eşhedu enne muhammeden resulullah,
hayye ale's- salah,
hayye ale's-salah,
hayye ale'l-felah, hayye
ale'l-felah,
allahu ekber allahu
ekber, la ilahe illallah.
mücteba: 2/4 ; tuhfe:
12169.
أخبرني
إبراهيم بن
الحسن ويوسف
بن سعيد واللفظ
له قال نا
حجاج عن بن
جريج قال
أخبرني عبد العزيز
بن عبد الملك
بن أبي محذورة
أن عبد الله
بن محيريز
أخبره وكان
يتيما في حجر
أبي محذورة
حتى جهزه إلى
الشام قال قلت
لأبي محذورة
أي عم إني
خارج إلى
الشام وأخشى
أن أسأل عن
تأذينك
فأخبرني فأخبرني
أن أبا محذورة
قال له نعم
خرجت في نفر فكنا
ببعض طريق
حنين مقفل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم من حنين
فلقينا رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
بعض الطريق
فأذن مؤذن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم بالصلاة
عند رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فسمعنا
صوت المؤذن ونحن
عنه منكبون
فظللنا نحكيه
ونهزأ به فسمع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم الصوت
فأرسل إلينا
حتى وقفنا بين
يديه فقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أيكم
الذي سمعت
صوته قد ارتفع
فأشار القوم
إلي وصدقوا
فأرسلهم كلهم
وحبسني فقال
قم فأذن
بالصلاة فقمت
فألقى علي
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم التأذين
هو نفسه قال
قل الله أكبر
الله أكبر
الله أكبر
الله أكبر أشهد
أن لا إله إلا
الله أشهد أن
لا إله إلا
الله أشهد أن
محمدا رسول
الله أشهد أن
محمدا رسول الله
ثم قال ارجع
فمدد من صوتك
ثم قل أشهد أن
لا إله إلا
الله أشهد أن
لا إله إلا الله
أشهد أن محمدا
رسول الله حي
على الصلاة حي
على الصلاة حي
على الفلاح حي
على الفلاح
الله أكبر
الله أكبر لا
إله إلا الله
ثم دعاني حين قضيت
التأذين
فأعطاني صرة
فيها شيء من
فضة فقلت يا
رسول الله
مرني
بالتأذين
بمكة فقال قد
أمرتك به
فقدمت على
عتاب بن أسيد
عامل رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
بمكة فأذنت
معه بالصلاة
عن أمر رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
[-: 1608 :-] abdulatız b. abdilmelik
b. ebi mahzure'nin bildirdiğine göre abdullah b. muhayriz -bu zat ebu
mahzure'nin yanında büyümüş bir yetimdi- kendisine şöyle anlatmıştır: ebu
mahzure'ye:
"ey amca! ben Şam'a
gidiyorum. oradaki insanların bana senin nasıl ezan okuduğunu sormalarından
korkuyorum. bana ezanı nasıl okuduğunu haber verir misini" dedim. bana
şunları anlattı:
bir toplulukla beraber
yola çıkmıştım. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in huneyn savaşından
döneceği güzergahta butunuyorduk. yolda resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) ile karşılaştık. müezzini o'nun yanında namaz için ezan okumaya
başladı. müezzinin sesini işittiğimizde onun okumasıyla alay ederek kendi
kendimize onun söylediklerini tekrar etmeye başladık. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) bizim sesimizi işitince bizi yanına çağırttı. huzuruna
vardığımızda:
"sesini duyduğum
kimse hanginizdii" diye sordu. arkadaşlarım doğruyu söyleyerek bana işaret
ettiler. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onların hepsini
göndererek beni yanında alıkoydu. sonra:
"kalk ezan
oku" buyurdu. hemen ayağa kalktım. resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) bizzat kendisi bana ezan sözlerini telkin etmeye başladı. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) :
"Şöyle de:
allahu ekber, allahu
ekber, allahu ekber, allahu ekber,
eşhedu en la ilahe
illallah, eşhedu en la ilahe illallah,
eşhedu enne muhammeden
resulullah, eşhedu enne muhammeden resulullah."
daha sonra: "dön ve
sesini uzatarak tekrar oku, sonra şöyle de:
eşhedu en la ilahe
illallah, eşhedu en la ilahe illallah,
eşhedu enne muhammeden
resulullah, eşhedu enne muhammeden resulullah,
hayye ale's- salah,
hayye ale's-salah,
hayye ale'l-felah, hayye
ale'l-felah,
allahu ekber allahu
ekber, la ilahe illallah"
buyurdu. ezanı
bitirdikten sonra beni yanına çağırdı ve bana içinde bir miktar gümüş bulunan
bir kese verdi. ben: "ya resulallah! emret mekke'de ezan okuyayım"
dedim. cevaben:
"o halde emrettim,
oku!" buyurdu. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in
mekke'deki valisi olan attab b. esid'in yanına gittim. allah resulü (s.a.v.)'in
emri gereği onunla beraber namaz için ezan okudum.
mücteba: 2/5 ; tuhfe:
12169.
diğer tahric: müslim
379; ebu davud 500, 501, 502, 503, 504, 505; bn mace 708, 709; tirmizi 191,
192; ahmed b. hanbel 15376; bn hibban 1680, 1681, 1682