باب
من كم أبواب
نزل القرآن
2- kuran
kaç kapıdan indiriimiştiri
أخبرنا عمرو
بن علي قال
ثنا بن داود
قال انا سفيان
عن الوليد بن
قيس عن القاسم
بن حسان عن فلفلة
بن عبد الله
الجعفي قال
قال عبد الله
وهو بن مسعود
نزلت الكتب من
باب واحد ونزل
القرآن من
سبعة أبواب
على سبعة أحرف
[-: 7930 :-] abdullah b. mes'ud der ki: "diğer kitaplar, bir kapıdan ve bir
harf üzere inmiştir. kuran ise, yedi kapıdan ve yedi
harf üzere inmiştir."
tuhfe: 9534
diğer tahric: bn ebi
davud, el-mesahif, (s. 18);
ahmed, müsned (4252); tahavi, Şerh müşkili'l-asar
(3094).
على
كم نزل القرآن
3- kuran
kaç harf Üzere indiriimiştiri
أخبرنا محمد
بن سلمة
والحارث بن
مسكين قراءة عليه
واللفظ له عن
بن القاسم قال
حدثني مالك عن
بن شهاب عن
عروة بن
الزبير عن عبد
الرحمن بن عبد
القارى قال
سمعت عمر بن
الخطاب يقول
سمعت هشام بن
حكيم يقرأ
سورة الفرقان
على غير ما أقرؤها
وكان رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
أقرأنيها
فكدت أعجل
عليه ثم
أمهلته حتى
انصرف ثم
لببته بردائه
فجئت به رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فقلت يا رسول
الله إني سمعت
هذا يقرأ سورة
الفرقان على
غير ما
أقرأتنيها
فقال له رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
اقرأ فقرأ
القراءة التي سمعته
يقرأ فقال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
هكذا أنزلت ثم
قال لي اقرأ
فقرأت فقال
هكذا أنزلت ان
هذا القرآن
أنزل على سبعة
أحرف فاقرؤوا
ما تيسر منه
[-: 7931 :-] Ömer b. el-hattab anlatıyor: hişam b. hakim'in benim okuduğum şekilden başka bir şekille furkan
suresini okuduğunu duydum. bu sureyi bana allah'ın resulü (sallallahu
aleyhi ve sellem) okutmuştu. okumasını kesecektim,
ama bitirmesini bekledim ve okumayı bitirince elbisesinden tutup resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e getirdim ve:
"ey allah'ın
resulü! bundan, furkan suresini bana öğrettiğinden başka şekilde okuduğunu
işittim" dedim. nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "oku!" deyince hişam,
kendisinden duyduğum şekliyle sureyi okudu" resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem):
"sure bu şekilde nazil oldu" buyurduktan sonra bana: "sen
oku!" dedi. ben de okuyunca:
"sure bu şekilde
nazil oldu. kuran yedi harf üzerine nazil olmuştur.
hangisi kolayzmza gelirse onu okuyun" buyurdu.
tuhfe: 10591
1011'de geçmişti.
1012'e bkz.
أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم قال
انا يزيد بن
هارون قال انا
حميد عن أنس
ان أبي بن كعب
قال ما حاك في
صدري منذ
أسلمت الا إني
قرأت آية
فقرأها رجل
على غير
قراءتي فقال
أقرأنيها
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم هكذا
فقلت أقرأنى
النبي صلى
الله عليه
وسلم هكذا
فأتينا رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فقلت أقرأتنى
آية كذا وكذا
فقال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم نعم
الرجل أقرأتني
آية كذا وكذا
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم نعم
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ان
جبريل
وميكائيل
عليهما
السلام
أتيانى فعمد
جبريل فقعد عن
يميني وقعد
ميكائيل عن
شمالى فقال
جبريل اقرأ
على حرف فقال
ميكائيل استزده
فقلت زدني
فزادني فقال
جبريل اقرأ
القرآن على
حرفين فقال
ميكائيل
استزده فقلت
زدني فقال
جبريل اقرأ
القرآن على
ثلاثة أحرف
حتى بلغ على
سبعة أحرف
فقال ميكائيل
استزده فقال اقرأ
القرآن على
سبعة أحرف
كلها شاف كاف
[-: 7932 :-] enes'in bildirdiğine
göre ubey b. ka'b şöyle
anlattı: "müslüman olduğum zamandan bu güne kadar, şu olay dışında kalbime
hiç şüphe girmedi:
ben bir ayet okudum,
başka bir kişi aynı ayeti benim okuduğumdan başka bir şekilde okudu ve: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana bu ayeti bu şekilde okuttu" dedi. ben de:
"allah'ın resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bana da okuduğum şekliyle okuttu" dedim ve resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e gittik. ben: "sen bana bir ayeti şöyle
okutmuştun" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"evet" karşılığını verdi. diğer adam: "bu ayeti bana da şu
şekilde okutmuştun" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona
da: "evet" karşılığını verip şöyle devam etti: "cibril ve mikail
(aieyhisselam) bana geldiler, cibril gelip sağıma,
mikail soluma oturdu. cibril: ''kuran'ı bir harf
üzere oku!'' deyince, mikail bana; ''(okuma çeşitlerinin) artırılmasını iste!''
dedi. bunun üzerine ben de: ''onu benim (ümmetim) için artır!'' dedim. bu kez cibnl: ''kuran'ı iki harf üzere
oku'' deyince, mikail yine bana: ''bunun da artırılmasını iste!'' dedi. ben:
''onu benim (ümmetim) için artır!'' deyince, cibril: ''kuran'ı
üç harf üzere oku'' dedi. bu konuşma, yedi harfe çıkıncaya kadar böylece devam
etti. mikail: ''daha arttırılmasını iste'' deyince, cibril: ''kuran'ı yedi harf üzere oku! zira onların hepsi şifalı ve
yeterlidir'' dedi. "
tuhfe: 8
باب
كيف نزل
القرآن
4- kuran
nasıl indirilmiştiri
أخبرنا يوسف
بن سعيد قال
ثنا حجاج عن
بن جريج قال
أخبرني يوسف
بن ماهك قال
إني لعند
عائشة أم
المؤمنين إذ
جاءها عراقى
فقال أي أم
المؤمنين
أرينى مصحفك
قالت لم قال
أريد ان اؤلف
عليه القرآن فإنا
نقرؤه عندنا
غير مؤلف قالت
ويحك وما يضرك
أيته قرأت قبل
إنما نزل أول
ما نزل سورة
من المفصل
فيها ذكر
الجنة والنار
حتى إذا ثاب
الناس
للإسلام نزل
الحلال
والحرام ولو
نزل أول شيء
لا تشربوا
الخمر لقالوا
لا ندع شرب الخمر
ولو نزل أول
شيء لا تزنوا
لقالوا لا ندع
الزنا وإنه
أنزلت
والساعة أدهى
وأمر بمكة وانى
جارية ألعب
على محمد وما
نزلت سورة
البقرة والنساء
إلا وأنا عنده
قال فأخرجت
إليه المصحف
فأملت عليه آي
السور
[-: 7933 :-] yusuf b. mahek bildiriyor: müminlerin annesi hz. aişe'nin
yanındayken iraklı bir adam geldi ve: "ey müminlerin annesi! bana mushafını göster" dedi. hz. aişe:
"nedeni" diye sorunca, adam: "kuran'ı
sendeki nüshaya göre yazmak istiyorum. biz irak'ta onu yazılı olduğu şekliyle
okumuyoruz" dedi. hz. aişe: "yazıklar olsun
sana! hangisini önce okursan sana ne zararı var. ilk
önce inen süreler cennet ve cehennem hakkında tafsilatı içeriyordu. insanlar islam'a yönelince helal
ve haram ayetleri indi. eğer önce içki içmeyin ayeti inseydi, halk: "biz
içkiyi bırakmayız" derlerdi. zina etmeyin ayeti inmiş olsaydı: "biz
zinadan vazgeçmeyiz" derlerdi. mekke'de henüz oyun oynayan bir kız çocuğu
iken hz. muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e:
"daha doğrusu
onlara vaad olunan asıl saattir. o saat ne belalı, ne
acıdır" (kamer sur. 46) ayeti indi. bakara ve
nisa suresi ben yanında iken indi. sonra hz. aişe,
yanındaki mushafı çıkardı ve sureleri ona yazdırdı.
11494'te tekrar
gelecek. - tuhfe: 17691
diğer tahric: buhari (4876, 4993).
باب
بلسان من نزل
القرآن
5- kuran
kimin diliyle indirilmiştiri
أخبرنا
الهيثم بن
أيوب قال نا
إبراهيم يعنى
بن سعد قال بن
شهاب وأخبرني
أنس بن مالك
ان حذيفة قدم
على عثمان
وكان يغازى
أهل الشام مع
أهل العراق في
فتح أرمينية
وأذربيجان
فأفزع حذيفة
اختلافهم في القرآن
فقال لعثمان
يا أمير
المؤمنين
أدرك هذه
الأمة قبل ان
يختلفوا في
الكتاب كما
اختلفت
اليهود
والنصارى
فأرسل عثمان
إلى حفصة ان أرسلي
إلينا بالصحف
ننسخها في
المصاحف ثم
نردها إليك
فأرسلت بها
إليه فأمر زيد
بن ثابت وعبد
الله بن
الزبير وسعيد
بن العاص وعبد
الرحمن بن
الحارث بن
هشام ان
ينسخوا الصحف
في المصاحف
فإن اختلفوا
وزيد بن ثابت
في شيء من
القرآن
فاكتبوه
بلسان قريش
فإن القرآن
نزل بلسانهم ففعلوا
ذلك حتى إذا
نسخوا الصحف
في المصاحف رد
عثمان الصحف
إلى حفصة
وأرسل إلى كل
أفق مصحفا مما
نسخوا
[-: 7934 :-] enes b. malik
bildiriyor: huzeyfe, Şam ve iraklılarla beraber ermenistan ve azerbaycan'ı
fethettiğinde müslümanların kuran'da ihtilafa
düşmelerinden korkup hz. osman'a: "ey müminlerin emiri!
bu ümmet, yahudiler ve hıristiyanlar gibi kuran'da ihtilafa
düşmeden yetiş" dedi. hz. osman, hafsa'ya:
"elindeki sahifeleri bize gönder. nüshasını çıkarıp sana iade edelim"
diye haber gönderdi. hafsa sahifeleri gönderince, hz.
osman, zeyd b. sabit, abdullah b. zübeyr,
said b. el-as ve abdurrahman
b. el-haris b. hişam'a sahifelerin nüshalarını
çıkarmalarını emretti ve: "herhangi bir hususta siz ve zeyd
b. sabit ihtilaf edecek olursanız, onu kureyş
lisanına uygun olarak yazın. Çünkü kuran onların iisanı üzere indi" dedi. Çalışma esnasında heyet bu
minval üzere hareket etti ve sahife'lerin nüshalarını çıkarınca, hz. osman
aldığı sahifeleri hafsa'ya geri yolladı. her bölgeye
yazılan nüshalardan birini gönderdi.
tuhfe: 17691
diğer tahric: buhari (4987)
باب
كم بين نزول
أول القرآن
وبين آخره
6- lk inen ayetle son
inen ayet arasındaki zaman
أخبرنا
قتيبة بن سعيد
قال ثنا بن
أبي عدى عن داود
وهو بن أبي
هند عن عكرمة
عن بن عباس
قال نزل
القرآن في
رمضان ليلة
القدر فكان في
السماء الدنيا
فكان إذا أراد
الله ان يحدث
شيئا نزل فكان
بين أوله
وآخره عشرين
سنة
[-: 7935 :-] ibn abbas der ki: "kuran,
ramazan ayında, kadir gecesi, dünya semasına indi. sonra allah yerde bir şey
yapmak, vahyetmek istedikçe ondan indirdi. kuran'ın ilk nazil olan ayetiyle son nazil olan ayeti
arasında yirmi yıl vardır."
tuhfe: 6086
bu hadisi kütüb-i sitte sahiplerinden sadece nesai
rivayet etmiştir.
أخبرنا إسماعيل
بن مسعود قال
ثنا يزيد يعنى
بن زريع قال
ثنا داود بن
أبي هند عن
عكرمة عن بن
عباس قال نزل
القرآن جملة
في ليلة القدر
إلى السماء الدنيا
فكان إذا أراد
الله ان يحدث
منه شيئا أحدثه
[-: 7936 :-] bn abbas der ki: "kuran, kadir
gecesinde, bir defada dünya semasına indirildi. sonra allah yerde bir şey
yapmak, vahyetmek istedikçe ondan indirdi.''
tuhfe: 6086
حدثنا محمد
بن عبد الله
بن عبد الرحيم
قال ثنا
الفريابي عن
سفيان عن
الأعمش عن
حسان عن سعيد
بن جبير عن بن
عباس قال فصل
القرآن من
الذكر فوضع في
بيت العزة في
السماء
الدنيا فجعل
جبريل عليه
السلام ينزل
على النبي صلى
الله عليه
وسلم يرتله
ترتيلا قال
سفيان خمس
آيات ونحوها
[-: 7937 :-] bn abbas der ki: "kuran, levh-i mahfuz'dan çıkarılıp dünya semasındaki beytu'l-izze'ye konuldu ve cibril
peyderpey onu resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'e indirdi."
süfyan der ki: "peyderpey indirilme de beşer ayet veya buna
yakın ayetler şeklinde gerçekleşti."
tuhfe: 5492