nesa sÜnen- kÜbra

bablar    konular    numaralar

ktabu’s-syer

<< 2299 >>

من أولى بالإمارة

102- idareciliğe kim daha fazla layıktıri

 

أخبرني عبد الله بن عبد الصمد عن إسحاق بن عبد الواحد عن المعافى بن عمران عن عبد الحميد بن جعفر قال حدثني سعيد المقبري عن عطاء مولى أبي أحمد قال سمعت أبا هريرة يقول إن رسول الله صلى الله عليه وسلم بعث بعثا فدعاهم فجعل يقول للرجل ما معك من القرآن يا فلان قال كذا وكذا فاستقرأهم بذلك حتى مر على رجل معهم هو من أحدثهم سنا فقال ماذا معك يا فلان قال كذا وكذا وسورة البقرة فقال له النبي صلى الله عليه وسلم أمعك سورة البقرة قال نعم قال اذهب فأنت أميرهم قال رجل من أشرافهم يا رسول الله والله ما منعني أن أتعلم القرآن إلا خشية أن أرقد ولا أقوم به فقال له النبي صلى الله عليه وسلم تعلم القرآن فاقرؤوه وارقدوا فإن مثل القرآن لمن تعلمه فقرأه وقام به كمثل جراب محشو مسكا تفوح ريحه من كل مكان ومثل من تعلمه فرقد وهو في جوفه كمثل الجراب أوكي على مسك قال أبو عبد الرحمن إسحاق بن عبد الواحد لا أعرفه وعبد الله بن عبد الصمد قدما على المعافى بن عمران بغير حديث وإنما أخرجناه لإدخاله بينه وبين معافى وقد رواه غير عبد الحميد بن جعفر فأرسله والمشهور مرسل

 

[-: 8696 :-] ebu hureyre anlatıyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir askeri birlik gönderirken askerlerden her birine sırasıyla: "ey filan! senin ezbennde kuran'dan ne vari" diye sormaya başladı. sorduğu adamlar da: "Şurası ve şurası" diye cevaplıyorlardı. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) söyledikleri yerleri kendilerinden dinliyordu. bu şekilde yaşça içlerinden en küçük olan birinin yanına geldi ve: "ey filan! senin ezberinde kuran'dan ne vari" diye sordu. adam: "Şurası şurası ve bakara suresi var" diye cevap verdi. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "ezberinde gerçekten de bakara suresi mi vari" diye sorunca, adam: "evet" diye karşılık verdi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "git! bunların komutanı sensin" buyurdu. birliğin ileri gelenlerinden biri:

 

"ey allah'ın resulü! valiahi kuran'ı öğrenmeme engel olan şey, ondan gafil kalıp hakkını verememe korkusudur" deyince, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "kuran'ı öğrenin, onu okuyun ve ondan gafil kalmayın. kuran'ı öğrenen, onu okuyan ve onunla amel eden kişi misk doldurulmuş torba gibidir. kokusu her taraftan alınır. onu öğrenip de ondan gafil kalan kişi de içi misk doldurulup da ağzı bağlı tutulan torba gibidir" buyurdu.

 

nesai der ki: shak b. abdilvahid'i tanımıyorum. abdullah b. abdissamed de, muafa b. mdn'dan bu yönde başka bir hadis zikretti. hadisi buraya almamızın sebebi ise shak'ın, isminin abdullah b. abdissamed ile muafa arasında zikredilmiş olmasıdır. bunu abdulhamid'den başkası mürsel olarak nakletti ki meşhur olan da mürsel alanıdır.

 

tuhfe: 14242

 

diğer tahric: hadisi bn mace (217), tirmizi (2769) ve bn hibban (2126) rivayet etmişlerdir.

 

 

أخبرنا محمد بن خالد قال حدثنا بشر بن شعيب عن أبيه عن الزهري قال كان محمد بن جبير بن مطعم يحدث أن معاوية قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول إن هذا الأمر في قريش لا يعاديهم أحد إلا كبه الله على وجهه ما أقاموا الدين

 

[-: 8697 :-] muaviye, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in: "hilafet kureyş'indir.

bu görevi dini ayakta tutmak üzere ifa ettikleri sürece onlara düşmanlık edeni allah mutlaka yüz üstü düşürür" buyurduğunu bildirir.

 

tuhfe: 11438

 

diğer tahric: hadisi buhari (3500, 7139) ve ahmed, müsned (16852) rivayet etmişlerdir.

 

 

ما يجب على الإمام وما يجب له

102- liderin lehine ve aleyhine olan durumlar

 

أنبأ عمران بن بكار الحمصي قال حدثنا علي بن عياش قال حدثنا شعيب قال حدثني أبو الزناد مما حدثه عبد الرحمن الأعرج مما ذكر أنه سمع أبا هريرة يحدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال وقال إنما الإمام جنة يقاتل من ورائه ويتقى به فإن أمر بتقوى الله وعدل فإن له بذلك أجرا وإن يأمر بغيرة فإن عليه منه

 

[-: 8698 :-] ebu hureyre'nin bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"devlet başkanı, ondan güç alınarak savaşılan ve onun sayesinde tehlikeden korunulan kalkan gibidir. eğer allah'a karşı takvayı emreder ve adaletle hükmederse yaptıklarından hep sevap kazanır. eğer aksini yaparsa günah kazanır" buyurmuştur.

 

tuhfe: 13741

7771. hadiste geçti.

 

 

وزير الإمام

103- devlet başkanının yardımcısı

 

أخبرني عمرو بن عثمان بن سعيد قال حدثنا بقية قال حدثنا بن المبارك عن بن أبي حسين عن القاسم بن محمد قال سمعت عمتي عائشة تقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من ولي منكم عملا فأراد الله به خيرا جعل له وزيرا صالحا إن نسي ذكره وإن ذكر أعانه

 

[-: 8699 :-] kasım b. muhammed der ki: halam hz. aişe'den işittiğine göre, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "sizden biriniz bir işle görevlendirildiği. zaman şayet yüce allah ona bu işte hayır dilemişse, unuttuğunda kendisini uyaran, diğer durumlarda da kendisine yardımcı olan salih birini yardımcı kılar" buyurdu.

 

tuhfe: 17544

7779. hadiste geçti.

 

 

النصيحة للإمام

104- devlet başkanına nasihat

 

أخبرنا محمد بن منصور قال حدثنا سفيان قال سألت سهيل بن أبي صالح قلت حدثنا حدثنا عمرو عن القعقاع عن أبيك قال أنا سمعته من الذي حدثه أبي حدثنيه رجل من أهل الشام يقال له عطاء بن يزيد الليثي عن تميم الداري قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن الدين النصيحة قالوا لمن يا رسول الله قال لله ولكتابه ونبيه ولأئمة المسلمين وعامتهم

 

[-: 8700 :-] temim ed-dari der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "din nasihattır! din nasihattır!" buyurunca, "kime karşı ey allah'ın resulüi" diye sordular. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "allah'a, kitab'ına, peygamberine, müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara karşı" buyurdu.

 

tuhfe: 2053

7772. hadiste geçti.

 

nasihat burada 'samimiyet' manasındadır.

 

 

أنبأ الربيع بن سليمان قال حدثنا شعيب بن الليث قال حدثنا الليث عن بن عجلان عن زيد بن أسلم وعن القعقاع عن أبي صالح عن أبي هريرة عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال إن الدين النصيحة إن الدين النصيحة إن الدين النصيحة قالوا لمن يا رسول الله قال لله ولكتابه ولرسوله ولأئمة المسلمين وعامتهم

 

[-: 8701 :-] ebu hureyre'nin bildirdiğine göre, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"din samimiyettir (nasihattır)! din samimiyettir (nasihattır)!" buyurunca, "kime karşı ey allah'ın resulüi" diye sordular. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"allah'a, kitab'ına, peygamberine, müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara karşı" buyurdu.

 

tuhfe: 12863

7774. hadiste geçti.