ما
يقول إذا
أصابته مصيبة
294- bir musibete
maruz kalan kişi ne deri
أخبرنا
قتيبة بن سعيد
قال حدثنا أبو
الأحوص عن أبي
إسحاق عن
العيزار بن
حريث عن عمر
بن سعد عن
أبيه عن النبي
صلى الله عليه
وسلم قال ألا أعجبكم
أن المؤمن إذا
أصاب خيرا حمد
الله وشكر
وإذا أصابته
مصيبة حمد
الله وصبر
فالمؤمن يؤجر
على كل شيء
حتى الأكلة
يرفعها إلى
فيه
[-: 10839 :-] amr b. sa'd, babasından
na'klen nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in: "hayırlı bir şey elde ettiği
zaman allah'a hamdederek şükreden, bir musibete maruz kaldığı zaman da allah'a
hamdedip sabreden bir müminin durumu sizin de hoşunuza gitmez mii mümine
yaptığı herşey için sevap vardır. ağzına götürdüğü lokma için bile"
buyurduğunu bildirir.
tuhfe: 3909.
diğer tahric: hadisi
ed-devraki (70), bezzar, zevaid (3116), eş-Şaşi (129, 130, 131) ve ahmed,
müsned (1487) rivayet etmişlerdir.
أخبرنا عمرو
بن علي قال
حدثنا أبو
داود قال حدثنا
شعبة عن ثابت
عن أنس أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم مر بقبر
عنده امرأة
تبكي فقال لها
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم اتقي
الله واصبري
قالت وأنت ما
تبالي مصيبتي
فلما جاوزها
قيل لها هذا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فأخذها
شبه الموت
فأتته فإذا
ليس دونه بواب
قالت يا رسول
الله فإني
أصبر قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
الصبر عند الصدمة
الأولى
[-: 10840 :-] enes bildiriyor:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), başında bir kad-nın ağladığı bir
kabre uğradı. kadına: "allah'tan kork ve sabret!" buyurunca, kad-n:
"benim çektiğim acıyı sen nereden bileceksin!" karşılığını verdi.
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yoluna devam edince, kad-na: "bu
allah'ın resulü'ydü'' dediler. bunu duyan kad-n ölüm acısı gibi bir acı
hissetti ve resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yanına gitti. evine
vardığında kapıda kimselerin olmadığını gördü. içeri girip: ''ya resulallah!
sabredeceğim'' deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "sabır,
musibetin ilkgeldiği anda olmalıdır" buyurdu.
tuhfe: 439.
2008. hadiste tahrici
yapıldı.