|
her ayda Üç gün oruç tutmak; pazartesi, perşembe ve cuma
günleri oruç tutmak ve hz. davud'un orucu hakkında gelen rivayetler |
3561 - ebu hureyre der ki:
"resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana üç şeyi vasiyet etti ki
bunları ölünceye kadar bırakmayacağım. bunlar; vitir namazını kılarak uyumak,
her ayda üç gün oruc tutmak ve kuşluk vaktinde iki rekat namaz kılmaktır."
buhari ve müslim bunu
sahi'h'lerinde Şu'be kanalıyla rivayet etti.
tahric: İsnadı sahihtir.
- buhari (2/54) ve müslim 1/499 (85).
3562- ebu katade
anlatıyor: bir adam allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip:
"ey allah'ın resulü! sen nasıl oruc tutarsıni" diye sorunca,
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) adamın bu sözüne öfkelendi. hz. Ömer
bu durumu görünce: "biz allah'ı rab, İslam'ı din ve muhammed'i (sallallahu
aleyhi ve sellem) peygamber olarak seçtik. allah'ın ve resulü'nün öfkesinden
allah'a sığınırız" dedi. Ömer bu sözleri resulullah'ın (sallallahu aleyhi
ve sellem) öfkesi geçinceye kadar tekrar etti. sonra: "ey allah'ın resulü!
bütün yılı oruclu geçiren kimse hakkında ne dersini" deyince, hz.
peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "(devamlı oruc tutan kimse) ne
oruc tutmuş. ne de tutmamıştır" buyurdu. müsedded rivayetinde: "oruç
tutmadı, if tar da etmedi" demiştir. buradaki şüphe gaylan'a aittir- Ömer:
"ey allah'ın resulü! İki gün oruc tutup bir gün tutmama konusunda ne
dersini" diye sorunca: "buna gücü yetecek kimse var mıi"
buyurdu. Ömer: "bir gün oruc tutup iki gün tutmama konusunda ne
dersini" diye sorunca: "böylesi bir oruca gücümün yetmesini
isterdim" buyurdu. Ömer: "ey allah'ın resulü! bir gün oruc tutup bir
gün tutmama konusunda ne dersini" diye sorunca, allah resulü (sallallahu
aleyhi ve sellem): "davud peygamberin orucu da bu şekildeydi" buyurdu
ve şöyle devam etti: "her ay üç gün ve ramazandan ramazana oruc tutmak
bütün senenin orucu demektir. ben arefe günü orucunu allah'ın ondan önceki ve
sonraki senenin gunahlarına kefaret kılacağını umanın. allah'ın aşure günü
orucunu da ondan önceki senenin gunahlarına kefaret kılacağını umanın. "
başka bir kanalla bu
hadisin aynısı rivayet olunmuştur; ancak şu ifadeler geçmiştir: "ey
allah'ın resulü! pazartesi ve perşembe günlerinde oruc tutma konusunda ne
dersini" diye sorunca, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"ben o günde (pazartesi gününde) doğdum ve kuran bana o günde
indirildi" buyurdu".
müslim bunu sahih'te
hammad kanalıyla mehdi b. meymün'dan rivayet etti.
tahric: müslim 1/818,819
(196, 8i9).
3563- abdullah b. amr
der ki: resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"hz. nuh, ramazan bayramının ilk günü ile kurban bayramının ilk günü dışında
bütün yıl oruc tutmuştur. davud yılın yarısını oruc tutmuştur. ibrahim her
aydan üç gün oruc tutmuştur. yani bir yıl oruc tutmuş, bir yıl da tutmamış gibi
olmuştur (allah, ona bir yıl oruc tutmuş gibi sevap, bir yıl boyunca sanki
yiyip içmiş gibi de kuvvet verdi)."
tahric: İçinde İbn
lehia'nın bulunmasından dolayı isnadı zayıftır. İbn mace (1714).
3564- abdullah b. mes'ud
der ki: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her ayın
başlangıcında üç gün
oruc tutardı. cuma günleri oruclu olmadığı günler çok azdı."
tahric: ravileri
güvenilirdir. nesai (4/204), ebu davud 2/822 (2450) ve tirmizi 3/118 (742).
3565- ebu zer der ki:
"resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), beyaz günler (eyyamu'l-bid)
denilen üç günde bize oruc tutmamızı emretti. bu günler ayın on üçü, on dördü
ve on beşidir."
tahric: İsnadın
hasendir. beyhaki, sünen (4/294) ve İbn hibban, sahih 5/264 (3647).
3566- said b. süleyman
bunu Şerik kanalıyla aktarmış ve rivayetinde şöyle demiştir: "resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) her aydan üç gün oruc tutardı. bunlar ayın ilk
pazartesi günü, ilk perşembe günü ve ikinci perşembe günüdür."
ravileri güvenilirdir.
a'meş'in, yahya!
kanalıyla bildirdiğine göre musa b. talha: "ebu zer'in şöyle dediğini
işittim" diyerek söz konusu rivayeti zikretmiştir.
ayrıca musa b. talha,
İbnu'l-havtekiyye -ebu zer kanalıyla bize rivayet olundu. yine musa kanalıyla
ebu hureyre'den zikredilmiştir.
yine katade b. milhan
el-kaysı kanalıyla allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) bize rivayet
olundu.
tahricler: nesai
(4/222,223). - nesai (4/222,223). - nesai (2/222). - ebu
davud 2/821 (2449), nesai (4/224,225) ve İbn mace 1/544,545 (1707).
3567- allah resulü'nün (sallallahu
aleyhi ve sellem) eşi hafsa'nın bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) her aydan birinci hafta pazartesi ve perşembe, sonraki hafta da
pazartesi olmak üzere üç gün oruc tutardı.
tahric: ravileri
güvenilirdir. ebu davud 2/822 (2451).
3568- İbn Ömer der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her aydan (ilk) perşembe gününü sonra
ikinci haftanın pazartesi gününü, sonra yine perşembe veya pazartesi gününü,
sonra bir sonraki perşembe gününü sonra da pazartesi gününü olmak üzere üç gün
oruc tutardı.
tahric: ravileri
güvenilirdir. ahmed, müsned (2/90, 91). metinde karıştırma vardır. bu şekilde
tutulan oruc beş güne çıkmaktadır.
3569- Ömer b. el-hattab
bildiriyor: bir bedevi allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) hediye
olarak bir tavşan getirmişti. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"bu nediri" diye sorunca, bedevi: "hediyedir" karşılığını
verdi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), hayber'de kendisine hediye
edilen (zehirli) koyundan dolayı hediyeyi getirene yemesini emretmeden kendisi
de yemezdi. bu sebeple allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), bedeviye:
"ye!" buyurunca, bedevi: "ben orucluyum" karşılığını verdi.
allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "ne orucu tutuyorsuni"
diye sorunca, bedevi: "her aydan üç gün tutuyorum" cevabını verdi.
bunun üzerine allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "eğer oruc
tutacaksan beyaz günler (eyyam-ı bid) denilen her ayın on üç. on dört ve on
beşinci günlerinde tut" buyurdu.
tahric: İsnadında tanımadığım
ravi vardır. nesai (4/223, 224).
3570- cerir b. abdullah
el-beceli'nin bildirdiğine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"her aydan üç gün oruc tutmak, bir yilı oruclu geçirmek gibidir. beyaz
günler (eyyam-ı bid) her aym on üç, on dört ve on beşinci günleridir"
buyurmuştur.
tahric: ravileri
güvenilirdir. nesai (4/221).
3571- huneyd el-huziu
annesinden bildiriyor: Ümmü seleme'nin yanına girip (nafile) oruc konusunu
sorduğumda: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her ayın ilk
pazartesi günü ve arkasındaki iki perşembe günü olmak üzere ayda üç gün oruc
tutmamı emrederdi" karşılığını verdi.
tahric: İsnadında
tanımadığım bir ravi vardır. ebu davud 2/822,823 (2452) ve nesai (4/221).
3572- muaze der ki: hz.
aişe'ye: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her aydan üç gün oruc
tutar mıydıi" dediğimde: "evet" cevabını verdi. ona: "ayın
hangi günlerinde tutardıi" dediğimde: "ayın hangi günlerinde oruc
tuttuğuna pek aldırış etmezdi" karşılığını verdi.
beyhaki der ki: müslim
bunu Şeyban -abdulvaris kanalıyla rivayet etti. - müslim 1/818 (194).
ravileri güvenilirdir.
bu da resulullah'ın
(sallallahu aleyhi ve sellem) zikretmiş olduğumuz şekillerde davrandığının
delilidir. hz. peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) bunlardan bir çeşidini
yaptığını veya emrettiğini gören bunu haber vermiştir. hz. aişe bunların
hepsini bilmekte ve: ''ayın hangi günlerinde oruc tuttuğuna pek aldırış
etmezdi" demektedir. en doğrusunu allah bilir.
3573- ezrak b. kays,
temim oğullarından olan bir adamdan bildiriyor: yanımızda ebu zer olduğu halde
muaviye'nin kapısındayken, ebu zer, oruclu olduğunu söyledi. muaviye'nin yanına
girdiğimizde sofralar kuruldu ve ebu zer yemeye başladı. ben ona bakınca:
"ey kırmızıcık! neyin vari" diye sordu. ben: "oruçlu olduğunu
söylememiş miydini" karşılığını verince, ebu zer: "evet. sen kuran
okudun mui" diye sordu. ben: "evet" cevabını verince, ebu zer:
"sadece müfred olan kısmını okuyup, sevapiarın kat kat verildiğini
bildiren ayet olan, ''kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir''[en'am
160] ayetini okumamış olmayasın" deyip şöyle devam etti:
"resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem): ''ramazan ayında ve her
aydan üç gün oruc tutmak, kalpteki bozukluğu giderir -ravi der ki: sanırım
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şunu da ilave etti: bir yılı oruclu
geçirmek gibidir'' buyurdu. ancak metindeki (kalpteki bozukluğu giderir)
ifadeesi) şüphe edilmeyen bir şeydirbuyurduğunu işittim." kendisine:
"kalpteki bozukluk ne demektiri" diye sorunca: "Şeytanın kalbe
bıraktığı pislik demektir" cevabını verdi.
tahric: İsnadında adı
zikredilmemiş birravi vardır. ahmed, müsned (5/154).
bize bildirilene göre
abdullah b. Şakik bunu ebu zer kanalıyla rivayet etti. - beyhaki, sünen
(4/293). ayrıca sabit, ebu osman kanalıyla ebu hureyre'den aktarmıştır. -
beyhaki, sünen (4/293), ebu davud et-tayalisi, müsned (sh. 351) ve İbn hibban,
sahih 5/266 (3651).
3574- yine bize ebu ala
b. eş-Şıhhir kanalıyla bildirildiğine göre mirbed'de yanlarına gelen bir
bedevi: "resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem): ''ramazan ayında ve
her aydan üç gün oruc tutmak, kalpteki kini giderir'' buyurduğunu işittim"
demiştir.
tahric: ravileri
güvenilirdir. ebu davud (3/400) ve nesai (7/134).
3575- abdullah b.
eş-Şıhhir'in bildirdiğine göre ukl oğullarından bir adam şöyle demiştir:
"resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''ramazan ayında ve her aydan
üç gün oruc tutmak, kalpteki öfkeyi" veya: "kini giderir''
buyurdu."
tahric: ravileri
güvenilirdir. ukl oğullarından olan adam ise yüksek bir ihtimalle sahabi
biridir. bu sebeple adının zikredilmemesinin bir zararı yoktur. ahmed (5/363),
bezzar, keşfu'l-estar 1/493,494 (1054,1056,1057).
3576- usame b. zeyd'in
azatlısı bildiriyor: usame b. zeyd, pazartesi ve perşembe günleri oruc
tutuyordu. kendisine: "sen çok yaşlı biri olduğun halde niçin pazartesi ve
perşembe günleri oruc tutuyorsuni" dediğimde şu karşılığı verdi:
"resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), pazartesi ve perşembe günleri
oruc tutardı. kendisine: ''ey allah'ın resulül niçin pazartesi ve perşembe
günleri oruc tutuyorsuni'' dediğimde: ''şüphesiz kulların amelleri pazartesi ve
perşembe günleri arz olunur'' buyurdu."
bize bildirilene göre
her pazartesi ve perşembe günlerinde amellerin allah'a arz olunması konusunda
ebu hureyre, allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayette
bulunulmuştur.
tahric: İsnadında
bilinmeyen iki ravi vardır. ebu davud 2/814 (2436).
3577- ebu hureyre der
ki: her pazartesi ve perşembe günlerinde ameller allah'a arz olunur, bu
günlerde yüce allah kendisine şirk koşmamış her kulu bağışlar. ancak kişinin
(müslüman) kardeşiyle arasında bir düşmanlık varsa, (meleklere): "barışana
kadar bu ikisini bağışlamadan bekletin" denilir.
ebu osman der ki: bu
(erake hazeyni) yemenliler arasında kullanılan bir kelimedir. yani: "bu
ikisini birbirleriyle barışıncaya kadar bekletiniz" manasındadır.
müslim bunu İbn ebi Ömer
kanalıyla süfyan'dan rivayet etti ve bir hadisinde bunu allah resulü'ne
(sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırdi. humeydi de aynı şeyi söylemiştir.
tahric: ravileri
güvenilirdir. - müslim 3/1988 (36),
3578- ebu hureyre'nin
bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"cennet kapıları her perşembe ve cuma günleri açılır, bu günde yüce allah
kendisine şirk koşmamış her kulu bağışlar. ancak kişinin, kardeşiyle arasında
bir düşmanlık varsa (meleklere): ''barışana kadar bu ikisini bağışlamadan
bekletin'' buyurur. "
müslim bunu sahih'te
züheyr b. harb kanalıyla cerir'den rivayet etti. - müslim 3/1987 (35).
ayrıca bir sonraki
hadiste zikredildiği üzere cuma günü oruc tutmanın fazileti bölümünde geçmişti.
3579- ebu hureyre'nin bildirdiğine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "her kim
cuma gününü oruclu geçirirse yüce allah ona dünya günlerine benzemeyen tihiret
günlerinden on gün sevabı yazar. ''
said b. mansur,
abdulaziz kanalıyla aynısını aktarmıştır.
İsnadında bilinmeyen bir
ravi vardır.
3580- ebu hureyre'nin
bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"her kim cuma gününü oruclu geçirirse yüce allah ona dünya günlerine
benzemeyen tihiret günlerinden on gün sevabı verir. ''
tahric: İsnadı zayıftır
ve içinde adı belirlenmeyen bir ravi vardır.
3581- ebu hureyre'nin
bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"her kim cuma gününü oruclu geçirir, bir hastayı ziyaret eder, bir
cenazede hazır bulunur ve bir sadaka verirse artık (cennet) ona vacip
olur."
İsnadı zayıftır.
3582- cabir b. abdillah
der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "her kim cuma günü
oruclu olarak sabahlar, bir hastayı ziyaret eder, bir yoksulu doyurur ve bir
cenazede hazır bulunursa artık kırk yıl boyunca ona gunah yazılmaz"
buyurdu.
tahric: İsnadı zayıftır.
İbn adiy, el-kamil (3/929,930) ve İbnu'l-cevzi, el-mevduat (2/107).
bu, bir önceki isnadı
güçlü kılmaktadır. ancak her ikisi de zayıftır. beyhaki der ki: namaz bölümünde
cuma gününün fazileti konusunda bu ikisini zikretmiştik.
ibn mes'ud kanalıyla
bize bildirilene göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), cuma gününü
orucsuz olarak pek az geçirirdi.
es-sünenü'l-kübra'da bir
sonraki hadiste geçtiği üzere bir gün önce veya bir gün sonrasıyla beraber cuma
günü orucunun yasaklanması hakkında rivayette bulunmuştuk.
3583- ebu hureyre'nin
bildirdiğine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir gün önce veya
bir gün sonrasıyla beraber olmadıkça (sadece) cuma günü oruc tutmayın"
buyurmuştur.
buhari ve müslim bunu
sahih'lerinde a'meş kanalıyla rivayet ettiler.
tahric: buhari (2/248)
ve müslim 1/801 (147).
3584- ebu bişr
bildiriyor: amir b. lideyn el-eş'ari, ebu hureyre'ye, cuma günü oruc tutmak
hakkında sorunca ebu hureyre şu karşılığı verdi: "sen bunu bilen birine
sordun. zira resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda: ''cuma
günü, bayram ve zikir günüdür. bayram gününüzü oruclu geçirmeyin. ancak onu
başka bir günle birleştirmek suretiyle zikir gününde oruc tutun'' buyurduğunu
işittim."
tahric: İsnadı hasendir.
buhari (2/248) ve müslim 1/801 (146).
halimi, amellerin arz
edilmesi konusunda şöyle der: "büyük bir ihtimalle adem oğlunun amellerini
yazan melekler nöbetleşirler. bir grup pazartesi gününden perşembe gününe kadar
olan amelleri alır ve yükselir. bir grup ta perşembe gününden pazartesi gününe
kadar olan amelleri alır ve yükselir. her bir grup yükselince semadaki yerinde
yazmış olduğu amelleri (allah'a) okur. arz olunma bu şekilde olmaktadır ve
allah bunu meleklere ibadet olarak saymaktadır. ancak yüce allah, kullarının
durumunu meleklerin bildirmesine ihtiyacı yoktur. allah kullarının ne amel
ettiğini onlardan daha iyi bilir.- halimi, el-minhcic (2/390).
beyhaki der ki: "bu
rivayet bu konuda söylenenler arasında en sahih olandır. adem oğullarının
amelleriyle ilgili olarak gece ve gündüz meleklerinin görevlendirilmesinin
melekler için bir ibadet olduğu anlaşılmaktadır. bu amelleri arz etme anında
böylesi bir ibadet durumundan çıkmış olurlar. sonrasında yüce allah kendisine
arz edilen amellere yönelik takdir ettiği şeyi gösterir. bağışlaması da bunu
meleklere göstermesi şeklinde anlaşılabilir. doğrusunu da allah bilir."
bir sonraki konu için aşağıdaki link’e
tıklayın:
Şevval ayını,
Çarşamba, perşembe ve cuma günlerini oruçlu geçirmek