Þuabu’l-Ýman

66.Þube: kafir ve fesatçýlara karþý

 

zalimlerin yanýnda olmak

 

8948- ebu'l-bahteri bildiriyor: huzeyfe, yüce allah'ýn: "onlar allah'ý-, býrakýp hahamlarýný, papazlarýný ve meryem oðlu mesih'i rableri olarak kabul ettiler''[tevbe 31] buyruðunu açýklarken: "bunlar söz konusu kiþilere ibadet etmezlerdi, ancak allah'a isyan olan þeylerde onlara itaat ederlerdi" demiþtir.

 

tahric: ata'nýn ahir ömründe ezberini karýþtýrmasýndan dolayý isnadý hasendir. suyuti, ed-dürrü'lmensur (4/174).

 

 

 

8949- urve b. ez-zübeyr der ki: abdullah b. Ömer b. el-hattab'ýn yanýna gittim ve: "ey ebu abdirrahman! biz yöneticilerimizin yanýna gidiyoruz ve onlar doðru olmadýðýný bildiðimiz þeyleri anlatýyorlar. biz de onlarý tasdik ediyoruz. onlar haksýz hükümlerde bulunuyorlar, biz de onlarý doðrultup iyileþtiriyoruz. bu konu hakkýnda ne dersini" dediðimde:

"ey kardeþim oðlu! biz bunu resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte nifaktan sayardýk. siz buna ne dersiniz bilmiyorum" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. fesevi, el-ma'rifetu ve't-tarih (1/376,377) ve beyhaki, sünen (8/165).

 

 

 

8950- habbab bildiriyor: ben, allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) kapýsýnda oturuyorken allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dýþarý çýktý ve:

"dinleyin" buyurdu. biz: "ey allah'ýn resulü! dinliyoruz" deyince de þöyle buyurdu: "benden sonra bir takým valiler (halifeler) olacaktýr. onlarý yalanlarýnda tasdik etmeyin ve yaptýklarý zulümde kendilerine yardýmcý olmayýn. kim onlarýn yalanlarýný tasdik eder ve zulümlerinde kendilerine yardýmcý olursa havz'ýma gelmeyecektir. ''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (5/111, 6/395), Ýbn hibban, sahih 1/251 (284) ve taberani,m. el-kebir4/67 (3627, 3628).

 

 

 

8951 - (ka'b) Ýbn ucra el-ensari der ki: biz mescid'de dokuz kiþi otururken allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýmýza çýktý ve üç defa: "iþitiyor musunuzi" diye sorduktan sonra þöyle devam etti: "(benden sonra) bir takým valiler olacaktýr. kim onlarýn yanýna girer ve yalanlarýný tasdik ederse, zulümlerinde kendilerine yardýmcý olursa, o kimse benden deðildir ve ben de ondan deðilim. bu kimse kýyamet gününde de havz'ýma gelmeyecektir. kim de onlarýn yanýna girer, yalanlarýnda onlarý tasdik etmez ve zulümlerinde kendilerine yardýmcý olmazsa, o bendendir ve ben de ondaným. kýyamet gününde de havz'ýma gelecektir. ''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tirmizi 4/525 (2259), nesai, bi'a (7/160) ve beyhaki, sünen (8/165).

 

 

yine sehl b. sa'd'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ashabýna: "insanlarýn kötülerinin kalacaðl. ahid ve emanetlerin bozulacaðý ve insanlarýn þöyle þöyle olacaðý zamanda haliniz ne oluri" buyurdu ve parmaklarýný birbirine geçirdi. oradakiler: "ey allah'ýn resulü! böyle olduðu zaman ne yapmamýzý emredersini" deyince, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "iyi bildiðinizi alýn ve kötü bildiðinizi býrakýn" buyurdu.- beyhaki, sünen (8/165), taberani, m. el-kebir 6/202,203 (5868) ve Ýbn adiy, el-kamil (2/463).

 

sonra abdullah b. amr b. el-as bunu bana has olarak þöyle anlattý: resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem): "ey allah'ýn resulü! böyle olduðu zaman ne yapmamý emredersini" dediðimde: "sana allah'tan korkmaný, kendine ait iþlere yönelmeni ve umuma ait iþleri terk etmeni tavsiye ederim" buyurdu." - ebu davud 4/513 (4342).

 

 

 

8952- cabir b, abdillah'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ka'b b. ucra'ya: "ey ka'b b. ucra' allah seni sefihlerin idareciliðinden korusun" buyurunca, ka'b: "sefýh idarecilik nediri" diye sordu. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "benden sonra getirdiðim hidayetle hidayet bulmayan ve sünnetimin izinden gitmeyen yöneticilerdir. kim onlarýn yalanlarýný tasdik eder ve zulümlerinde kendilerine yardýmcý olursa, onlar benden deðildir. ben de onlardan deðilim. onlar havz'ýma gelmeyecektir. kim de onlarýn yalanlarýný tasdik etmez, zulümlerinde kendilerine yardýmcý olmazsa, iþte onlar bendendir. ben de onlardaným, onlar havz'ýma geleceklerdir. ey ka'b b. ucra! oruç kalkandýr, sadaka gunahlarý affettirir. namaz allah'a yaklaþtýrýcýdýr -veya: delildir- ey ka'b b. ucra! haram ile büyümüþ hiçbir et parçasý (vücut) cennet'e giremez. ey ka'b b. ucra! insanlar iki sýnýf olarak sabahleyin evden çýkarlar. birinci sýnýf nefsini satýn ailr ve onu azat eder. diðeri ise onu satar ve helak eder. ''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. abdürrezzak, musannef 11/345,346 (20719), ahmed, müsned (3/321, 399), hakim, müstedrek (1/79), Ýbn hibban, sahih (7/23,24), bezzar, müsned (2/241), tahavi, müþkilü'l-asar (2/137) ve ebu ya'la,müsned 3/475, 476 (1999).

 

 

 

8953- Ýbn Ömer bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "koyun gibi olanlarýn vay haline" buyurunca, oradakiler: "ey allah'ýn resulü! koyun gibi olanlar kimlerdiri" diye sordu. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ''vali doðru söylediði zaman: ''doðru söylüyor'' diyen ve vali yalan söylediði zaman yine: ''doðru söylüyor'' diyenlerdir" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadýnda durumu bilinmeyen bir ravi vardýr. deyiemi, müsnedü'l-firdevs (4/397).

 

 

 

8954- ubeyd b. muhammed bir önceki hadisin aynýsýný rivayet etti. ancak rivayetinde, her iki durumda da: ''vali doðru söyledi'' lafzýný kullanmýþtýr.

 

 

 

8955- abdullah b. abbas'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "avcýlýkla uðraþan kimse gaflete düþer. Çölde yaþayan kimse kaba olur. Ýdarecinin kapýsýna giden de fitneye düþer."

yahya b. salih bu isnadla bunu rivayette tek kalmýþtýr.

 

 

 

8956- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle

buyurmuþtur: "Çölde yaþayan kimse kaba olur. avcýlýkla uðraþan kimse gaflete düþer. Ýdarecinin kapýsýna giden kimse de fitneye düþer. kiþi idareciye yakýnlýðýný arttýrdýðý nisbette allah'tan uzaklaþýr.''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve has en bir hadistir. ebu davud, adam (3/328) ve tirmizi 4/523 (6656)0

 

ebu'r-rabi' bu ifadeyi (yani: "allah'tan      uzaklaþýr" ifadesini)

zikretmemiþtir.

beyhaki der ki: "bu hadisi Ýsmail b. zekeriya'dan baþka rivayet eden bir kimseyi bilmiyorum."

 

 

 

8957- bilineni de ebu davud'un, kitabu's-sünen'de ayný mana ile rivayet etmiþ olduðu hadistir ki o da þöyledir: ebu hureyre bildiriyor: "allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "sürekli olarak idarecinin yanýna giden kimse fitneye düþer. kiþi idareciye yakýnlýðýný arttýrdýðý nisbette allah'tan uzaklaþýr" buyurmuþtur." ancak Ýbn dase'den veya hocamýzdan olan bu rivayette ravi muhammed b. Ýsa düþmüþtür.

 

tahric: hasen bir hadistir. ebu davud 3/278 (2860).

 

 

 

8958- kays'ýn bir adamdan, onun da süleym oðullarýndan bir kiþiden bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "idarecinin kapliarýna gitmekten sakýnýn. zira kapýsýna gitmenin vebali aðýrdýr ve amelleri heba eder" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý hasendir.

 

ubeyd der ki: "süleym oðullarýndan bir kiþi olan ebu'l-a'var esselemi'yi kastetmektedir."

ebu cafer ise: "zalim yöneticileri kastetmektedir" dedi.

 

 

 

8959- ubade b. nesiy der ki: ebu derda'nýn, muaviye'de görülecek bir iþi vardý. muaviye bir meþguliyetinden dolayý kendisini kabul etmeyince aðýrýna gitmiþ ve þöyle demiþti: "Ýdarecinin kapýsýna giden kimse, gelene gidene saygý göstermek zorunda kalýr. kim kapalý bir kapý bulursa yanýnda da açýk geniþ bir kapý bulur. ondan isterse istediði kendisine verilir. dua ettiði zaman duasý kabul edilir. nifakýn baþlangýcý da kiþinin lideri hakkýnda dil uzatmasýdýr."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8960- Ümmü derda der ki: ebu derda muaviye'nin kapýsýna geldi ve kapýyý kapalý buldu. bunun üzerine þöyle dedi: ''Ýdareci'nin kapýsýna giden kimse, gelene giden'e saygý göstermek zorunda kalýr. kim kapalý bir kapý bulursa yanýnda da açýk bir kapý bulur. ondan isterse istediði kendisine verilir ve baðýþlanma dilerse baðýþlanýr."

 

ravileri güvenilir kiþilerdir.

 

zimmet ehlinden (azýnlýk tebadan) bir kiþinin vergiyi hafifletmesi için muaviye ile konuþmasýný istediler. muaviye ile konuþmasý için izin verilmeyince (kendisine gönderenlere): "sizler ondan daha zalimsiniz" dedi. kendisine: "allah seni ýslah etsin. niçin öyle demektesin" denilince de: "dileseydiniz müslüman olurdunuz ve sizden vergi almasý için bir sebebi kalmazdý" karþýlýðýný verdi.

 

 

 

8961- Ýsa b. sinan der ki: vehb'in, ata'ya þöyle dediðini iþittim:

"Ýdarecinin kapýlarýna gitmekten sakýn. Ýdarecinin kapýlarýnda develerin oturaðý gibi fitneler vardýr. onlarýn dünyalarýndan bir þeyelde etmen halinde ona karþýlýk mutlaka dininden bir þeyalýrlar." sonra þöyle devam etti: "ey ata! geçimliðin kadar bir mal ile yetinirsen, her þey yaþamýn için yeterli olur. ancak geçimini saðlayacak kadar malla yetinmezsen, bil ki hiçbir mal sana yeterli gelmeyecektir. zira miden denizlerden bir deniz veya vadilerden bir vadi gibidir ve onu ancak toprak doldurabilir."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuaym, hilye (4/43).

 

hadisin ilk kýsmý zayýf bir kanalla merfu olarak rivayet edilmiþtir.- ebu nuaym, zikru ahbar isbehan (2/43).

 

 

 

8962- ali b. ebi talib: ''Ýdareci'nin kapýsýna gitmekten sakýnýn'' demiþtir

 

tahric: Ýsnadý hasendir. buhari, et-tarihu'l-kebir (2/1/268, 273).

 

 

 

8963- seleme b. kays der ki: ebu zer ile karþýlaþtýðýmda bana þöyle dedi:

"ey seleme b. kays! Üç þey vardýr ki onlardan uzak dur. Ýki kumayý bir araya getirme. her ne kadar dikkatli olsan da aralarýnda adaleti saðlayamazsýn. sadaka (zekat) toplayanlardan olma. çünkü sadaka toplayan kimse gereðinden az veya çok alabilir. Ýdarecinin yanýna gidip gelme. zira onlarýn dünyalarýndan bir þeyelde etmen halinde ona karþýlýk mutlaka dininden bir þey alýrlar."

 

tahric: buhari, et- tarihu'l-kebir (4/1/146).

 

 

 

8964- Ýbn mes'ud: "Ýdareci kapýlarýnda develerin oturaðý gibi fýtneler vardýr. onlarýn dünyalarýndan elde ettiðiniz þeylere karþýlýk onlar da ayný miktarda dininizden bir þeyler elde edip alýrlar" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadý munkatý' dýr. abdürrezzak, musannef 11/317 (20644).

 

 

 

8965- umare b. abd bildiriyor: huzeyfe: "fitnenin olduðu yerlerden sakýnýn" deyince, kendisine: "ey ebu ab dihah ! fitnenin olduðu yerler nelerdiri" diye soruldu. bunun üzerine huzeyfe: "Ýdarecilerin kapýlarýdýr. sizden biri idarecinin yanýna girer, yalan olan þeyde onu tasdik eder ve onda olmayan þeyi söyle(yip onu öve)r" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadýnda hakim'in tanýmadýðým hocasý vardýr. abdürrezzak, musannef 11/172,173 (20643), ebu nuaym, hilye (1/277) ve Ýbn ebi Þeybe, musannef(is/237, 238).

 

 

 

8966- muaviye b. ebi süfyan der ki: "Ýdarecilerden sakýnýn. çünkü onlar çocuk gibi öfkelenir ve aslan gibi saldýrýrlar."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8967- ali (b. assam) der ki: abdullah b. vehb: "Ýdarecilerden sakýnýn.

onlarýn polislerinden sakýnýn. onlarýn muhafýzlarýndan sakýnýn. onlarýn bilirkiþildanýþmanlarýndan sakýnýn. çünkü bunlar kendi kendilerini yok ederler" dedi. nöbetçi kýzýnca, muhafýz kýzar. muhafýz kýzýnca komutan kýzar. komutan kýzýnca halife kýzar. peki kiþi bunlardan nasýl destek görebiliri"

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8968- yunus der ki: san'a'da amdan'ýn mihrabýnda üç satýrlýk bir yazý vardý. mihrabýn üstünde: "söyleyeceðinin sana faydasý dokunacak olsa bile diline susmayý öðret" yazýlýydý. sað tarafta ise: "Ýdareci bir ateþtir ve ona karþý gelmekten sakýn" yazýlýydý. sol tarafýnda ise: "senin annenin yerine baþka anneler aðlasýn" yazýlýydý.

 

Ýsnadý güçlü deðildir.

 

 

 

8969- fudayl b. Ýyad der ki: "kurranýn (kuran hafýzlarýnýn) afeti kendilerini beðenmeleridir. Ýdarecilerin kapýlarýna gitmekten sakýnýn. çünkü onlar var olan nimeti yok ederler."

 

 

 

8970- yine fudayl: "kuran'dan bir sure öðrenir gibi idarecilerin kapýsýna gitmekten uzak durmayý öðrenirdik" demiþtir.

 

 

 

8971- ebu Þihab der ki: süfyan es-sevri'nin bir adama: "senden kendilerine Ýhlas suresi'ni okumaný isteseler bile onlara yaklaþma" dediðini iþittim.

ahmed b. yunus der ki: ebu Þihab'a: "bununla kimi kastetmektediri" dediðimde: "Ýdarecileri kastetmektedir" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu nuaym, hilye (6/386).

 

 

 

8972- yusuf b. esbat der ki: süfyan es-sevri bana þöyle dedi: "kurranýn idareciye sýðýndýðýný görürsen bil ki hýrsýz biridir. zengin birine sýðýndýðýný görürsen bil ki riyakar biridir. sana: "bu mazlumu savunuyor veya zulme mani oluyor" denilir, sakýn buna aldanýna. bu Ýblis'in bir aldatmasýdýr. kurralar bunu bir þeylere eriþmek için gereç olarak kullanýnaktadýr."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu nuaym, hilye (6/387).

 

 

 

8973- Þuayb b. yahya der ki: yaküb b. el-eþca' gelip Ýsa b. ebi ata'nýn yanýna girdi ve selam verdi. kendisi mýsýr'da idareci idi ve medine ahalisinden biri idi. Ýsa kendisine: "ne mutlu size. siz gazvelere çýkmakta ve nöbet tutmaktasýnýz. biz ise ne gazveye çýkýyor, ne de nöbet tutabiliyoruz" dedi. bunun üzerine yaküb: "sen de hayýrlar içindesin" karþýlýðýný verdi. yaküb çýkýp gidince: "ben ne yaptými Öyle bir þey söyledim ki bunun karþýlýðý ancak þahadettir" dedi. bunun üzerine hazýrlandý, savaþ için silahýný kuþanýp kemerini baðladý ve dýþarý çýktý. böylece oturup savaþa gidecek kavmin çýkmasýný bekledi. oradakilere: "komutanýmýz kimdiri" deyince: "filan el-beri' dir" dediler. bunun üzerine: "beri uçar ve geri dönmez" dedi. otururken de uyuyup kaldý. uyandýðýnda etrafýndakilere:

"vallahi rüyamda sanki bana cennete sokulduðum ve ondan süt içtiðim gösterildi" dedi. oradakiler: "yeminle senin kusmaný söyleriz" dediler. bunun üzerine kustuðunda süt kustu. sonra müfreze ile birlikte yola çýktý. müfreze, bahiretu't-tayr denilen yerde baskýna uðradý. sonra bukeyr b. eleþec gelince kendisine: "Ýsa b. ebi ata'nýn yanýna girip ona selam vermeyecek misini" denilince: "o, yüzüne asla bakmak istemediðim kiþilerden biridir. zira kardeþim gibi küçük düþmekten korkarým" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: fesevi, el-ma'rifetu ve't-tarih (ý/66i, 662).

 

 

 

8974- ebu Ýshak el-fezari der ki: süfyan es-sevri bana þöyle dedi:

"sevmediðim bir kimseyle karþýlaþtýðým zaman dahi bana: "nasýlsýni" dediðinde kalbim ona karþý yumuþamaktadýr. ya onlarýn (idarecilerin) çorbalarýný içip meclislerinde oturanlarýn hali ne olacaktýri"

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu nuaym, hilye (7/17).

 

 

 

8975- yine sevri: "onlarýn yanýna gittiðimde beni dövmelerinden korktuðumu mu sanýyorsuni ben, onlarýn yanýna gittiðimde bana ikramda bulunup beni fýtneye düþürmelerinden korkuyorum" dedi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. ebu nuaym, hilye (7/40).

 

 

 

8976- ali b. assam der ki: huseym, bana: "geçip giden gençlikten sonra keþke kendi zamanýmýn kurrasýyla (kuran hafýzlarýyla) birlikte olsaymýþým" dedi.

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8977- ahmed b. Ýdris der ki: tahiundan bir kiþiye: "neden filan kiþinin yanýna girmezsini" denildiðinde: "onun yanýna girmeyi ve meclisime gelmesini istemiyorum. aksi taktirde allah'ýn sevmediði kimseyi sevmiþ olurum veya onu sevmemden dolayý kýyamet gününde onunla diriltilirim" karþýlýðýný verdi.

 

 

 

8978- ebu osman said b. Ýsmail der ki: yüce allah'tan korkan kiþinin çaðrýlmadan idarecinin kapýsýna gitmesi uygun deðildir. yanýna gittiði zaman da allah'tan korkar bir þekilde gitmeli, onlara iyiliði emredip kötülükten yasaklamalýdýr. "cihadýn en faziletlisi, zalim idarecinin yanýnda hakký söylemektir" rivayetinde olduðu gibi hakký söylemelidir. sonra da rabbinden korkar bir þekilde yanlarýndan ayrýlmalýdýr. böyle olan kimse fýtneye düþmüþ olmaz. fitneye düþen kimse; idarecinin yanýna isteyerek giden, dünya malýna ve þöhrete heves eden, insanlar arasýnda makam isteyen, idarecinin izzetiyle þereflenen ve onunla büyüklenen, yanýna gittiklerinde ona yaranan, ona meyleden, kötü amellerine razý olan, kötü iþinde ona yardýmcý olan, hakký söylemediði halde onu tasdik eden, övünerek yanýndan dönen, allah'ýn tuzaðýndan emin olan, idarecinin yanýndan onun izzetiyle þereflenerek dönen, insanlara eziyet eden, idarecinin yanýna gidip gelmekle onlara karþý güç gösteren kimsedir. bu kimse fitneye düþen, ahireti unutan, rabbine asi olan, müminlere eziyet eden ve bütün dünyanýn kendisinin olmasý halinde bile karþýlamayacaðý kadar dininden taviz veren kimsedir."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8979- huzeyfe el-mer'aþi der ki: "allah'ý(n rýzasýný) isteyen kimse, seni davet ettiði zaman davetinden dolayý rahatlýk içinde olursun. allah'tan baþkasý için seni davet ederse bu seni üz er ve ona davetine karþýlýk bir þey vermek istersin."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8980- huzeyfe el-mer'aþi der ki: "kötülerin ve sefihlerin (temyiz kabiliyeti olmayanlarýn) hediyelerini kabul etmekten sakýnýn. hediyelerini kabul etmeniz halinde yaptýklarýna razý olduðunuzu sanýrlar.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

8981 - basra ahalisinden yaþlý biri olan ebu osman'ýn bildirdiðine göre lakinan (hekim), oðluna þöyle demiþtir: "evladým! cahilin dostluðunu isteme ki onun yaptýklarýna razý olduðunu zanneder. bilge olan kiþinin öfkesini hafife alma ki senden uzaklaþýr."

 

tahric: ahmed, zühd (sh. 107), abdürrezzak, musannef 11/138 (20135) ve Ýbnu'l-mübarek, ez-zühdü ve'r-rekaik sh. 484 (1374).

 

 

 

8982- vadýn b. ata der ki: yüce allah, yuþa' b. nun'a þöyle vahyetti: "kýrk bini hayýrlýlarýndan, altmýþ bini de þerlilerinden olmak üzere kavminden yüz bin kiþiyi helak edeceðim" buyurdu. yuþa': "ey rabbim! Þerlilerini helak ediyorsun da hayýrlýlarýný niçin helak ediyorsuni" deyince, yüce allah: "onlar, þerlilerin evlerine girip onlarla yiyip içmekte ve benim gazabýmla onlara buðzetmemekteler" buyurdu.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

8983- muhammed b. vasi' der ki: "kamýþ çiðnemek ve toprak yemek,

idareciye yaklaþmaktan daha hayýrlýdýr.''

 

tahric: ebu nuaym, hilye (2/352).

 

 

 

8984- cafer b. süleyman der ki: malik. b. dinar'ýn: "kiþiye hainlik. olarak hain kimselere karþý emin olmasý yeter" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadýnda beyhaki'nin tanýmadýðým hocasý vardýr. ahmed, zevaid ez-zühd (sh. 322, 323) ve Ýbnu'l-cevzi, sýfatu's-safve (3/282).

 

 

 

8985- ahmed b. said er-ribati anlatýyor: ahmed b. hanbel'in yanýna gittim. baþýný kaldýrýp bana bakmamýþtý bile. bunun üzerine kendisine: "ey ebu ab dihah ! horasan'da benim hakkýmda bazý þeyler yazýlmaktadýr. eðer sen de bana bu þekilde muamele edersen kimse sözümü dinlemez" dediðimde: "ey ahmed! kýyamet gününde: ''abdullah b. tahir ve adamlarý neredediri'' denilmekten kurtuluþ var mýdýri o zaman halin ne olacaktýri" karþýlýðýný verdi. kendisine: "ey ebu ab dihah ! abdullah b. tahir, beni nöbet iþlerinde görevlendirdi. bu sebeple onun yanýna girdim" dediðimde yine bana: "ey ahmed! kýyamet gününde: ''abdullah b. tahir ve adamlarý neredediri'' denilmekten kurtuluþ var mýdýri o zaman halin ne olacaktýri" demeye baþladý.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. hatib, tarih (4/166). abdullah b. tahir, halife memun'un Þam ve mýsýr valisi idi.

 

 

 

8986- hasan der ki: "zalim birinin bekasý için dua eden kiþi, yüce allah'a isyan edilmesini istiyor demektir."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuaym, hilye (7/46).

 

 

 

8987- yunus b. ebi Ýshak'ýn bildirdiðine göre babasý: "yüce allah kimi idarecilerin ve tabiplerin kapýsýndan mustaðni kýlarsa o kimse mutlu biridir demektir" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadýnda biyografisini bulamadýðým hakim'in hocasý bulunmaktadýr.

 

 

 

8988- Üstad ebu'l-kasým hasan b. habib, tefsir'inde þöyle demiþtir: babam bana þu þiiri okudu:

" Ýdareciler nerede olursa olsun orada hep bela vardýr

onlarýn yakýnlarýnda gölgen olmasýn bu hepten zarardýr.

ne beklersin ki kýzdýklarý zaman sana zulmeden topluluktan

evet, ne beklersin ki razý ettiðinde de senden usanan halktan!

onlarý övdüðünde kendilerini aldattýðýný düþünürler

Üzerlerine yükmüþsün gibi seni fazlalýk görürler.

t\liah'a sýðýn ve asla onlarýn kapýsýný çalma

zira zillettir gidip de onlarýn kapýsýnda durma."

 

bir sonraki konu için aþaðýdaki link’e týklayýn:

 

fasýýklarla, bidatçilerle ve allah'a Ýtaatte sana yardýmcý olmayan kiþilerle beraber olmak