Þuabu’l-Ýman

70.Þube: musibet ve Þehvani þeylere karþý sabretmek

 

günahlara kefaret olan aðrýlar, hastalýklar ve musibetler

 

9347- ebu hureyre der ki: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayeti indiði zaman bu, müslümanlara aðýr gelmiþ ve bu durumu resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sorduklarýnda: "siz orta yolda gidin ve doðruya yönelin. müslümanýn baþýna gelen her þeyonun gunahlarý için bir ketarettir. hatta ona batan bir diken veya sendelemesi gunahlarý için bir ketarettir" buyurmuþtur.

müslim bunu kuteybe kanalýyla rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - müslim 3/1993 (52).

 

 

 

9348- ebu bekr b. ebi züheyr es-sekafi bildiriyor: ebu bekr es-sýddik: "ey allah'ýn resulü! ''kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayetinden sonra her yaptýðýmýz suçun cezasýný göreceksek nasýl kurtuluþa ulaþýrýzi" diye sorduðunda, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) üç defa: "allah seni baðýþlasýn ey ebu bekr!" dedikten sonra: "sen hasta olmuyor musuni hiç dertlenmiyor musuni hiç üzülmüyor musuni sýkýntýlara maruz kalmýyor musuni" buyurdu. ebu bekr: "evet" dediðinde, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "bunlar gördüðünüz cezalardýr" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadýnda kopukluk olmasýndan dolayý zayýftýr. ancak tarikleri ve þahitleri vardýr. ebu ya'la, müsned 1/97, 98 (99, 100), mervezi, müsned ebi bekr (111,112), Ýbn hibban, sahih (4/249,255), ahmed, müsned (1/11), Ýbn cerir, tefsir (5/294), beyhaki, sünen (3/373) ve hakim, müstedrek (3/74).

 

süfyan'ýn rivayetinde: "ben: ''evet'' dediðimde, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''bunlar dünyada gördüðünüz cezalardýr'' buyurdu" þeklindedir.

 

 

 

9349- hz. aiþe bildiriyor: bir adam: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123] ayetini okudu ve: "eðer iþlediðimiz her gunahýn cezasýný çekeceksek hel ak oluruz" dedi. bu durum resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) haber verilince: "evet, mümin kiþi gunahlarýnýn cezasýný kendi bedeninde, malýnda yaþadýðý musibetlerle ve kendisine eziyet veren þeylerle dünyada iken çeker" buyurdu.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9350- abdullah b. vehb bir önceki hadisin aynýsýný zikretmiþtir. ancak rivayetinde: "bekr b. sevade, yezid b. ebi yezid kanalýyla ubeyd b. umeyr'den bildiriyor" demiþ ve: "malýnda" ifadesini zikretmemiþtir.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (6/65, 66), ebu ya'la, müsned 8/135, 253 (4675,4839), buhari, et-tarihu'l-kebir (4/2/371) ve Ýbn hibban, sahih (4/254) bak: suyuti, ed-dürrü'lmensur (2/697).

 

 

 

9351- enes der ki: hz. ebu bekr, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte iken, "kim zerre miktarý iyilik yapmýþsa onu görür. kim de zerre miktarý kötülük yapmýþsa onu görür"[zilzal 7, 8] ayetleri nazil oldu. ebu bekr bu ayetleri duyunca elini kaldýrýp: "ey allah'ýn resulü! yaptýðým zerre kadar kötülüklerin de mi karþýlýðýný göreceðimi" diye sordu. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þu karþýlýðý verdi: "ey ebu bekr! dünyada gördüðün ve hoþuna gitmeyen þeyler yapýlan zerre miktarý kötülüklerin karþýlýðýdýr. yapýlan zerre miktarý iyilikleri ise allah kýyamet gününde kendisine ödemen üzere senin için bekletir."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn cerir, tefsir (30/268) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (8/593).

 

 

 

9352- Ümeyye binti abdillah der ki: hz. aiþe'ye, yüce allah'ýn: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123] ayetini sorunca þöyle dedi: "(bu ayeti) resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sorduðum zamandan beri bana bunu kimse sormadý. ben bunu resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sorduðumda ise þöyle buyurmuþtu: "bu. allah'ýn kuluna karþý (kulun bazý þeylere üzülmesinden dolayý) olan bir kýnamasýdýr. allah, kulunu sýtma hastalýðý veya bir musibet vererek veya cebine koymuþ olduðu bir miktar malýný kaybettirerek üzer ve kaybettiðini koltuðunun altýnda buldurur. sonra kul kýrmýzý altýn'ýn ateþle temizlenmesi gibi gunahlarýndan arýnýr. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. tirmizi 5/221 (2991).

 

 

 

9353- Ýbn ebi muleyke der ki: hz. aiþe: "ben kuran'da en aðýr ayetin

hangi ayet olduðunu biliyorum. o da, yüce allah'ýn: ''kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayetidir" dedim. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "ey aiþe! müslüman kimse en kötü ameli karþýlýðýnda bile dünyada iken cezalandýrýlýr" buyurdu. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) burada hastalýðý, baþka þeyleri ve sonunda kiþinin sendelemesini bile zikretti.

Ýbn abdan'ýn rivayetinde: "hz. aiþe'ye (en aðýr ayetin hangi ayet olduðunu) sordum" þeklindedir.

Ýbn cüreyc bunu Ýbn ebi muleyke kanalýyla muhtasar olarak zikretmiþtir.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu davud 3/471, 472 (3093).

 

 

 

9354- hz. aiþe'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslüman kiþinin baþýna gelen her sýkýntý mutlaka gunahlarý için ketarettir" buyurmuþtur.

 

tahric. Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (255),

 

 

 

9355- asým el-ahval der ki: hasan(-ý basri): "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123] buyruðunu açýklarken: "burada allah'ýn küçük düþürmek istediði kiþiler kastedilmektedir. ancak yüce allah þerefli kýlmak istediði kiþilerin bütün gunahlarýný baðýþlar, bu önceden kendilerine verilen doðru sözdür''[ahkaf 16] demiþtir.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (14/42), hennad, zühd 1/248 (430) ve Ýbn cerir, tefsir (5/293) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (2/699).

 

 

 

9356- hasan bildiriyor: Ýmran b. husayn bedeninde bir hastalýða maruz kalmýþtý. o: "bu hastalýðýmýn bir gunahtan dolayý olduðu görüþündeyim. yüce allah'ýn affettikleri ise daha fazladýr" dedi ve: "baþýnýza her ne musibet gelirse, kendi yaptýklarýnýz yüzündendir. o, yine de çoðunu affeder"[Þura 30] ayetini okudu.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (149), hakim, müstedrek (2/445,446) bak: suyuti, durru'l-mensur (7/355) ve Ýbn kesir, tefsýr (4/126).

 

 

 

9357- ziyad b. er-rabi' der ki: ubey b. ka'b'a: "ey ebu'l-münzir! allah'ýn kitab'ýndaki bir ayet beni kederlendirdi" deyirýce, ebu'l-münzir: "hangi ayeti" diye sordu. ona: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123] ayetidir" deyince, ubey: "ben seni fakih biri olarak görüyordum. mümin kiþinin ayaðýnýn bir þeye takýlmasý, bir damarýnýn seðirmesi ve bir çöpün bile onu (basit bir þekilde olsa bile) çizmesi gunahýnýn karþýlýðýdýr. yüce allah'ýn affettikleri ise daha fazladýr" karþýlýðýný verdi.

 

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (228) ve Ýbn cerir, tefsýr (5/292).

 

katade: "baþýnýza her ne musibet gelirse, kendi yaptýklarýnýz yüzündendir. o, yine de çoðunu affeder"[Þura 30] ayetini açýklarken: "bize bildirilene göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "insanýn bir çöple (basit bir þekilde olsa bile) çizilmesi, tökezlemesi ve bir damarýnýn seðirmesi gunahý sebebiyledir. yüce allah'ýn affettikleri ise daha fazladýr" buyururdu,

 

 

 

9358- Þeyban bir önceki hadisi katade'den mürsel olarak zikretmiþtir.

 

tahric: ravileri güvenilirdir, ancak mürsel bir hadistir. Ýbn cerir, tefsir (25/32).

 

hasan da bunu mürsel olarak allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmiþtir. ayný zamanda tefsir said b. mansur'da da geçmektedir. - Ýbn kesir, tefsir (4/126), veki', zühd (93) ve hennad, zühd (431).

 

 

 

9359- abdullah b. muðaffel bildiriyor: adamýn biri (Ýslam geldikten sonra) cahiliye döneminde iken fahiþe olan bir kadýnla oynaþmaya baþlayýp elini kadýna uzatýnca, kadýn: "yavaþ ol, yüce allah þirki götürüp Ýslam'ý getirdi" dedi. bunun üzerine adam kadýna bakarak kaçmaya baþladý ve yüzünü bir duvara çarptý. sonra allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip durumu kendisine anlattý. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "sen, allah'ýn, hakkýnda hayýr dilediði bir kulsun. yüce allah kulu hakkýnda hayýr dilediði zaman onun gunahýnýn cezasýnda acele eder. eðer kulu hakkýnda þer dilerse cezasýný erteler, kýyamet gününe býrakýr.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn hibban, sahýh (4/249,250), beyhaki, el-esýnd ve's-sýfat (sh. 197) ve ebu nuaym, zikru ahbar isbehan (2/274).

 

 

 

9360- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre hz. peygamber (ellerini kastederek): "allah beni þunlardan dolayý sorgulayacak olsaydý beni helak ederdi" buyurmuþtur.

bu isnadla garib (tek kanallý) bir hadistir. bildiðim kadarýyla Ýbn asker bunu rivayette tek kalmýþtýr.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. Ýbn hibban, sahýh 2/27, 28 (656, 658) ve ebu nuaym, hilye (8/132).

 

 

 

9361 - ebu burde der ki: Ýbn ziyad'ýn yanýnda oturmaktaydým ve yanýnda abdullah b. yezid bulunmaktaydý. haridlerin liderleri getirildi. her bir lider getirilmesinde: "bu cehennemliktir" dedim. bunun üzerine abdullah b. yezid: "böyle yapma, yeðenim! resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): ''bu ümmetin azabý dünyalarýndadýr'' buyurduðunu iþittim" dedi.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. fesevi, el-ma'rifetu ve't-tarih (1/261,262) ve beyhaki, edeb (1047).

 

 

 

9362- malik b. ubeyd ed-dueli'nin babasý kanalýyla dedesinden bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): '"eðer yeryüzünde allah'ýn rüku eden kullan, süt emen bebekler, otlayan hayvanlar olmasaydý, üzerinize azap yaðdýfýr ve sizi helak ederdi" buyurmuþtur.

malik b. ubeyd ed-dueli'nin, dedesi musafl'dir.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. taberanl, m. el-kebir 22/309 (785), Ýbn adiy, el-kamil (4/1622,6/2377) ve beyhaki, sünen (3/345). bak: zehebl, el-mizan (3/427, 428), hafýz Ýbn hacer, el-lisan (5/5)

 

 

 

9363- Ýbn ebi leyla bildiriyor: ubey b. ka'b: "onlara büyük azabdan önce elbette yakýn azabý tattýracaðýz"[secde 21] buyruðunu açýklarken: "burada dünyadaki musibet kastedilmektedir" dedi.

hafýz (ebu abdillah el-hakim): "azre, Ýbn yahya'dýr" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn cerir, tefsir (21/108) ve hakim, müstedrek (4/427, 428) bak:

suyuti, dürrü'l-mensur (6/554).

 

 

 

9364- rabi' b. enes bildiriyor: ebu'ý-aliye: "onlara büyük azabdan önce elbette yakýn azabý tattýracaðýz"[secde 21] buyruðunu açýklarken: "burada dünyadaki musibetler kastedilmektedir" dedi. "olur ki {imana} dönerler"[secde 21] buyruðu hakkýnda da: "bu da, belki tövbe ederler manasýndadýr" dedi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn cerir, tefsýr (21/109,111).

 

 

 

9365- atiyye b. kays der ki: kab(u'l-ahbar) hastalanýnca dimaþk ahalisinden bir grup onu ziyaret etti. kendisine: "ey ebu Ýshak! kendini nasýl hissediyorsuni" dediklerinde: "günahlarý alýnmýþ bir beden olarak hissediyorum. rabbi dilerse ona azap verir, dilerse de ona merhamet eder. eðer onu iyileþtirirse de gunahlardan arýnmýþ bir þekilde iyileþtirir" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (44).

 

 

 

9366- hz. aiþe'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslümanýn baþýna gelen her musibet, hatta bir diken batmasý bile onun bir gunahý için ketaret olur" buyurmuþtur.

bahr'in rivayetinde ise: "müminin baþýna gelen (her musibet)" þeklindedir. müslim bunu ebu tahir kanalýyla rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - müslim 3/1992 (48).

 

 

 

9367- hz. aiþe'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslümanýn baþýna gelen hiçbir musibet yoktur ki allah o musibeti ona ketaret olarak saymasýn. hatta bu, bir diken batmasý olsa bile" buyurmuþtur.

buhari, bunu ebu'l-yeman kanalýyla rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - buhari, marda (7/2).

 

 

 

9368- hz. aiþe der ki: resuluhalý'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "kendisine bir diken veya daha büyük bir þey batan hiç bir mümin yoktur ki allah onun sebebiyle onun bir gunahýný silmesin" buyurduðunu iþittim.

müslim bunu sahihte baþka bir kanalla a'meþ'ten rivayet etti. - müslim 3/1991, 1992 (47).

 

 

 

9369- esved, hz. aiþe'den bildiriyor: minaýda iken kureyþ'ten bir takým gençler hz. aiþe'nin yanýna girdi. gençler gülüþüyordu. hz. aiþe: "sizi güldüren þey nediri" diye sorunca: "filan kiþi çadýr ipinin üzerine düþtü. az kalsýn gözü gidiyordu" dediler. bunun üzerine hz. aiþe: "gülmeyin! çünkü resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "kendisine bir diken veya daha büyük bir þey batan hiçbir müslüman yoktur ki onun sebebiyle kendisine bir derece yazýlmasin ve bir gunahý silinmesin" buyurduðunu iþittim" dedi.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

müslim bunu sahih'te Ýshak b. Ýbrahim kanalýyla rivayet etti.- müslim 3/1991 (46).

 

 

 

9370- allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) eþi hz. aiþe'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah, mümin kulun baþýna bir þey gelmesini, hatta ona bir dikenin batmasýný, sendelemesini veya öfkesini yenmesini bir kýsým gunahýna kefaret sayar. ''

 

ravileri güvenilirdir.

 

 

 

9371- ebu said el-hudri ile ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslümanýn baþýna gelen bir meþakkat, bir sýzý, bir hüzün, bir keder, bir eziyet, hatta ayaðýna batan bir diken bile olmasýn ki, allah onu gunahlarýndan bir kýsmýna kefaret kýlmýþ olmasýn" buyurmuþtur.

Ýshak b. Ýbrahim bunu müsned'inde bu þekilde zikretmiþtir. Ýsnadýnda: "muhammed b. amr b. halhale'nin, ata b. yesar'dan bildirdiðine göre" demiþtir.

buhari bunu sahih'te abdullah b. muhammed kanalýyla ebu amir elakadi' den rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - buhari, marda (7/2).

 

 

 

9372- ebu said el-hudri der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "mümin bir kulun baþýna gelen bir sýzý, bir meþakkat, bir hüzün, hatta bir keder olmasýn ki. allah onu gunahlarýndan bir kýsmýna ketaret kýlmýþ olmasýn" buyurduðunu iþittim.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tirmizi, cenaiz (3/298).

 

velid b. kesir bunu muhammed b. amr b. ata kanalýyla ata b. yesar'dan, o da ebu said ile ebu hureyre'den rivayet etmiþtir.

müslim bunu ayný kanalla sahih'te zikretmiþ ve: "ve hastalýk" ziyadesinde bulunmuþtur.

 

 

 

9373- ebu said el-hudri ve ebu hureyre, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem):

"mümin bir kulun baþýna gelen bir meþakkat, bir sýzý, bir hastalýk, bir hüzün, hatta bir keder bile olmasýn ki. allah onu gunahlarýndan bir kýsmýna ketaret kýlmýþ olmasýn" buyurduðunu iþitmiþlerdir.

müslim bunu sahih'te ebu bekr kanalýyla ebu usame'den rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - müslim 3/1992 (52).

 

 

 

9374- Ýbn abbas bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan bir bedeviyi ziyaret etmek için yanýna girdi ve: "(iyileþirsin de hastalýðýn gunahlarýna) kefaret olur, inþallah" buyurdu. bunun üzerine bedevi: "hayýr, bu hastalýk yaþlý birinin ateþini yükselten ve onu mezara götüren bir hastalýktýr" deyince, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "o zaman tamam" buyurdu.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. buhari, tevhid (8/192).

 

 

 

9375- ebu hureyre der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin bir sýzý çekmesi gunahlarýna kefarettir" buyurduðunu iþittim.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (58) ve hakim, müstedrek (1/347).

    

 

 

9376- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "mümin kimse, allah'a gunahsýz olarak kavuþuncaya kadar çocuklarýndan ve yakýnlarýndan bela eksik olmaz" buyurmuþtur.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. malik, muvatta (1/236).

 

 

 

9377- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "erkek olsun, kadýn olsun mümin kimse, allah'a gunahsýz olarak kavuþuncaya kadar kendisinden ve çoluk çocuðundan, bela eksik olmaz" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tirmizi, zühd 4/602 (2399) ve buhari, el-edebu'l-müfred (494,495).

 

 

 

9378- abdurrahman b. ezher'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kendisine bir rahatsýzlýk veya yüksek ateþ gelen mümin kulun misali, ateþe sokulup da pasý giden ve aslý kalan demirin misali gibidir" buyurmuþtur.

her ikisinin de (ebu abdillah el-hafýz'ýn ve ebu'l-hüseyn b. biþran'ýn) lafzý aynýdýr.

 

tahric: Ýsnadýnda adý belirlenmeyen bir ravi vardýr ve sahih bir hadistir. bezzar, müsned (1/362), Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (24), hakim, müstedrek (1/348) ve beyhaki, edeb (1063).

 

 

 

9379- cabir b. abdillah bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), tirtir titreyen Ümmü saib'in veya Ümmü'l-müseyyib'in yanýna girdi -ki buradaki þüphe ebu'z-zübeyr'e aittir- ve: "niçin titriyorsuni" diye sordu. o da: "hummanýn allah hayrýný vermesin" deyince: "hummaya sitem etme. Çünkü o, insanýn gunahlarýný körüðün demirin pasýný gidermesi gibi giderir" buyurdu.

müslim bunu sahih'te ubeydullah el-kavariri kanalýyla rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. - müslim 3/1993/53).

 

 

 

9380- allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabýnýn geneline yetiþen fatýma el-huzaiyye bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ensar'dan hasta olan bir kadýný ziyaret etti. ona: "kendini nasýl hissediyorsuni" diye sorunca, kadýn: "Ýyi hissediyorum ey allah'ýn resulü! ama Ümmü mildem (yani humma) canýma okudu" dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"sabret! Çünkü o, insanýn gunahlarýný körüðün demirin pasýný gidermesi gibi giderir" buyurdu.

 

tahric. Ýsnadý sahihtir. taberani, m. el-kebir 24/405 (984), abdürrezzak, musannef 11/195,196 (20306) ve Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (204).

 

 

 

9381 - enes der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):       •• iyileþip sýhhat bulan hastanýn misali, saflýk ve renk bakýmýndan gökten yaðan dolu tanesi gibidir" buyurdu.

beyhaki der ki: "bu hadis el-muvakkari kanalýyla bilinmektedir ve bu kimse zayýf birisidir."

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. Ýbn ebi'd- dünya, el-marad ve'l-keffarat (22), bezzar, müsned (1/363), ebu'þ-Þeyh, el-emsal (346), Ýbn hibban, el-mecruhin (3/34), ukayli, ed-duafau'l-kebir (4/318), Ýbn adiy, el-kamil (7/2534) ve zehebi, el-mizan (4/346).

 

 

 

9382- enes'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "iyileþip sýhhat bulan hastanýn misali saflýk, güzellik ve renk bakýmýndan gökten yaðan dolu tanesi gibidir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (3/1243).

 

 

 

9383- ebu umame'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):

"humma cehennem körüklerinden bir körüktür. ondan mümine isabet eden kýsým da onun cehennemden olan payýdýr" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve hasen bir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (46), taberani, m. el-kebir 8/110 (7468), beyhaki, edeb (1061) ve tahavi, müþkilü'l-asar (3/68).

 

 

 

9384- ebu salih el-eþ' ari bildiriyor: (bir gün) resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ebu hureyre ile birlikte þiddetli hummasý olan birini ziyaret etti ve ona þöyle buyurdu: "sevin! zira yüce allah: ''(yüksek ateþ) benim ateþimdir. mümin kulumun ahirette cehennemdeki payý olsun diye dünyadayken bu ateþi ona musallat ederim'' buyurur. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve hasen bir hadistir. Ýbn mace 2/1149 (3470).

 

 

 

9385- osman bildiriyor: mücahid: "humma her bir müminin cehennem ateþinden olan payýdýr" dedi ve: "sizden cehenneme uðramayacak yoktur. bu, rabbin için kesinleþmiþ bir hükümdür"[meryem 71] ayetini okudu.

ona dünyada iken uðramak, ahirette uðramak demektir.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (20) ve Ýbn cerir, tefsir (16/11 1).

 

 

 

9386- ebu reyhane el-ensari'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "humma (yüksek ateþ) cehennem hararetinden bir körüktür ve mümin kimsenin ateþten olan payýdýr" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (21) ve buhari, et-tarihu'l-kebir (4/1/63).

 

 

 

9387- Ýyid b. utayf der ki: ebu ubeyde b. el-cerrah hasta iken yanýna girdim. hanýmý baþý ucunda oturuyordu. kendisi de yüzünü duvara doðru dönmüþtü. hanýmýna: "ebu ubeyde bu geceyi nasýl geçirdii" dediðimizde: "vallahi sevaplar kazanarak geçirdi" cevabýný verdi. bunun üzerine ebu ubeyde yüzünü bize döndü ve: "vallahi sevap kazanarak geçirmedim" dedi. sanki bu dediði orada bulunanlarý rahatsýz etmiþti. bize: "neden böyle dediðimi sormayacak mýsýnýzi" dediðinde: "dediðin hoþumuza gitmedi, nasýl soralými" cevabýný verdik. bunun üzerine þu karþýlýðý verdi: "resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): ''allah kimi bedeninde bir bela ile imtihan ederse bu onun nasibi olur'' buyurduðunu iþittim."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/230), bezzar, müsned (1/364), ahmed, müsned (1/195) ve beyhaki, sünen (3/374).

 

ebu derda kanalýyla allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) bu manada rivayet gelmiþtir. ibn mes'ud da musibetler konusunda böyle düþünmektedir.

 

 

 

9388- abdullah (b. mes'ud) der ki: "aðrýlar yüzünden (kiþiye) sevap yazýlmaz, zira sevaplar ancak amellerle kazanýlýr. fakat yüce allah aðrýlarý gunahlara kefaret kýlar."

 

tahric: ravileri güvenilirdir. taberani, m. el-kebir 9/210, 211 (8923), tahavi, müþkilü'l-asar (3/67,69), Ýbn ebi Þeybe, musannef(3/232) ve hennacl, zühd (411).

 

 

beyhaki der ki: mansur'un hadisinde bize bildirilene göre Ýbrahim(inehai), bunu esved kanalýyla hz. aiþe'den zikretmiþ ve rivayetinde þu ibare geçmiþtir: "allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) (batan) diken konusundaki hadiste: ''mutlaka onun sebebiyle kendisine bir derece yazýlýr ve bir gunahý silinir'' buyurdu."

 

a'meþ'in, Ýbrahim'den olan rivayetinde ise: "mutlaka onun sebebiyle allah kendisini bir derece yükseltir veya bir gunahýný siler" þeklindedir.

ebu vail ve Ýbn ebi muleyke bunu hz. aiþe'den mana olarak bu þekilde rivayet etmiþlerdir. - Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/2310232).

 

sanýrým belanýn kiþinin nasibi olmasý gunahlarýnýn silinmesi veya derecesinin yükselmesidir. bu yönde gelen rivayetlere göre de kiþinin gunahlarýnýn tümü için kefaret vardýr.

 

 

 

9389- muhammed b. halid es-sülemi, babasý kanalýyla sahabi olan dedesinden bildiriyor: kendisi müslüman kardeþlerinden bir kiþiyi ziyarete gitmiþti. ancak yanýna girmeden önce hasta olduðu haberini aldý. yanýna girip: "ben sana hem sýhhatli insan ziyaretçisi, hem hasta ziyaretçisi ve hem de müjdeci olarak geldim" dedi. adam: "bu üç þeyi nasýl birleþtirdini" diye sorunca, þu karþýlýðý verdi: "ben seni ziyaret etmek için çýktýðýmda hasta olduðunu bilmiyordum. ancak senin hasta olduðun haberini aldýðýmda ziyaretim hasta ziyareti oldu. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iþitmiþ olduðum bir þeyle de seni müjdeleyeceðim. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu:

"bir kul kendisi için (cennette) hazýrlanmýþ olan makama ameliyle eriþemeyecekse, allah onun bedenine veya malma veya çoluk çocuðuna bir bela verir ve onu bu belaya sabrettirir. bu belaya sabrý sebebiyle de onu o makama eriþtirir. "

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu davud 3/470 (3090).

 

 

 

9390- ebu süleyman der ki: hz. musa, kendini ibadete veren bir adama uðradý. daha sonra tekrar ona uðradýðýnda vahþi hayvanlar tarafýndan parçalanmýþ olduðunu gördü. adamýn baþý bir tarafta, bacaðý bir tarafta ve ciðeri bir taraftaydý. bu durumu gören hz. musa: "ey rabbim! bu kulun sana itaat etmekteydi ve sen onu böylesi bir belaya uðrattýn" dedi. bunun üzerine yüce allah, ona: "ey musa! o, benden kendi ameliyle eriþemeyeceði bir derece istedi. ben de onu bununla imtihan ettim ki onu istediði dereceye eriþtireyim" buyurdu.

 

tahric: suyuti, dürrü'l-mensur (2/701).

 

 

 

9391- bureyde el-eslemi der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: "müslümanlardan bir kiþinin bir tökezlemesi ve daha üstü" -hatta diken batmasýn! bile saydý- "mutlaka þu iki hasletten birisi içindir. ya allah'ýn bundan baþka bir þeyle baðýþlamayacaðý bir gunahýný baðýþlamak ya da kendi am eliyle eriþemeyeceði bir dereceye eriþtirmek içindir. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (25) bak: suyuti, dürrü'lmensur (2/700).

 

 

 

9392- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kulun allah katýnda bir derecesi vardýr ki kiþi bu makama amel ederek ulaþamaz. ancak o makama eriþtirinceye kadar allah, onu hoþuna gitmeyen þeylere maruz býrakýr. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve hasen bir hadistir. ebu ya'la, müsned 10/482, 483 (6095), Ýbn hibban, sahih (4/248), hakim, müstedrek (1/344) ve beyhaki, edeb (1058).

 

 

 

9393- Ýbn ebi fatýma, babasýndan bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"hanginiz saðlýklý olup hiç hasta olmak istemezi" diye sorunca, ashab: "ey allah'ýn resulü! hepimiz isteriz" cevabýný verdi. bunun üzerine allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "yolunu kaybetmiþ merkepler gibi mi olmak istiyorsunuzi ketaret sahipleri olmak istemez misinizi caným elinde olana yemin olsun ki kulun cennette bir derecesi vardýr ve ona hiçbir ameliyle eriþemez. ancak allah'ýn kendisini bazi belalara düçar etmesiyle o dereceye eriþir. amelinden bir þeyle ona eriþemez ...

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve mürsel bir hadistir. ebu nuaym, ma'rifetu's-sahabe (2/233, 234) ve Ýbn sa'd, tabakýit (7/507,508).

 

 

buhari bunu tarih'te zerkiyyiln kabilesinin azatlýsý müslim b. ukayl kanalýyla zikretmiþ ve þöyle demiþtir: "Ýbn ebi uveys, kardeþi hammad b. ebi humeyd'den, o da zerkiyyan kabilesinin azatlýsý müslim b. ukayl'dan naklederek þöyle dedi: "abdullah b. ebi Ýyas fatýma ed-damri'nin yanýna girdiðimde bana: "ey ebu ukayli babamýn bildirdiðine göre dedem þöyle demiþtir: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte idim ... " dedi ve sonrasýnda mana olarak aynýsýný aktardý.

 

beyhaki der ki: "bu da bize ebu abdillah (el-hakim)'in bize icazetle, ahmed b. muhammed b. vasýl el-bikendi'nin, babasý kanalýyla buhari'den rivayetine dayanmaktadýr."

ebu amir el-akdi bunu muhammed b. ebi humeyd kanalýyla müslim b. ukayl'dan, o da abdullah b. ebi Ýyas b. ebi fatýma'dan, o babasýndan, o da dedesinden naklederek: "resulullah {sallallahu aleyhi ve sellem) •.• " demiþ ve söz konusu hadisi zikretmiþtir. ancak "yolunu kaybetmiþ merkepler" lafzý yerine: 'damdýk yabani merkepler" ifadesini kullanmýþtýr. - ebu nuaym, ma'rifetu's-sahabe (2/330).

 

edebiyatçýlardan birine "sayyale" ifadesini sorduðumda resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) bununla diðerlerine nazaran daha besili olan damýzlýk yabani merkepleri kastettiðini söyledi. hadiste de "......." lafzýndaki "3" harfinin yerini ''ýþ'' harfi tutmuþtur.

beyhaki der ki: "ebu ahmed el-askeri kitabýnda bunu "........" þeklinde "sad" harfinde nokta olmadan zikretmiþ, sesi keskin ve sert olan yaban eþeðine "salsal" denildiðini belirtmiþtir."- bak: Ýbnu'l-esir, el-bidaye ve'n-nihaye (3/48-49).

 

 

 

9394- hz. aiþe der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: ''mümin kimsenin kas'ýnda bir seyirmesi olsuðu zaman mutlaka bir gunahý silinir, kendisine bir sevap yazýlýr ve derecesi bir derece yükseltilir. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. hakim, müstedrek (1/347).

 

 

 

9395- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah: ''dünyada sevdiði bir dostunu aldýðým zaman, (sabredip) ecrini allah'tan bekleyen mümin kulumun katýmdaki karþýlýðý ancak cennettir'' buyurdu."

 

tahric: ravileri güvenilirdir. buhari, rekaik (7/172).

 

 

 

9396- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah: ''dünyada sevdiði bir dostunu aldýðým zaman, sabredip ecrini allah'tan bekleyen mümin kulumun katýmdaki karþýlýðý ancak cennettir'' buyurdu. ''

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9397- ebu hureyre der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah, bütün gunahlarýný dökmesi için kulunu hastalýk ile sýnar" buyurduðunu iþittim.

 

tahric: Ýsnadýnda bir sakýnca yoktur. hakim, müstedrek (1/347, 348) ve Ýbn ebi dünya, elmarad ve'l-keffarat (226, 247).

 

 

 

9398- enes b. malik. der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir aðaca gidip onu salladý ve yapraklarýndan bir kýsmý yere döküldü. sonra allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "aðrýlar ve musibetler insanoðlunun gunahlarýný dökmekte, benim bu aðacýn yapraklarýný dökmemden daha hýzlýdýr" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (88) bak: suyuti, ed-dürrü'lmensur (2/699).

 

 

 

9399- hasan(-ý basri) der ki: "kulun bir geceyi humma (yüksek ateþ) ile geçirmesi bütün gunahlarýna kefaret olur.''

 

Ýsnadý zayýftýr. 

 

 

 

9400- ebu abdillah et- talkani bir önceki rivayetin aynýsýný aktarmýþtýr.

ancak rivayetinde hadisi merfü olarak hasan kanalýyla zikredip: "allah, müminin bir geceyi humma ile geçirmesi halinde bütün gunahlarýný baðýþlar" demiþtir.

Ýbnu'l-mübarek: "bu, ceyyid bir hadistir" dedi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (28).

 

 

 

9401- hasan(-ý basri) der ki: "Öncekiler bir gecelik hummanýn geçmiþ gunahlara kefaret olmasýný ümid ederlerdi."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (29).

 

 

 

9402- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):

"kim bir geceyi humma ile geçirip sabreder ve allah'tan geldiðine razý olursa annesinden doðduðu günkü gibi gunahlarýndan arýnýr" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9403- ebu derda der ki: "bir gecelik humma, bir yýla kefarettir.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9404- hasan( -ý basri)'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "humma ölümün öncüsüdür ve mümin için allah'ýn yeryüzündeki hapishanesidir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý mürseldir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (73) ve hennad, zühd (407).

 

 

 

9405- hasan: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu" dedi ve bir önceki hadisin aynýsýný aktardý.

 

tahric: Ýsnadý hasendir, ancak mürsel bir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (92).

 

 

beyhaki der ki: ancak: "allah dilerse kulunu (ateþler içinde) hapseder, sonra dilerse onu býrakýr ve su ile soðutur" ziyadesinde bulunmuþtur.

 

 

 

9406- said b. cübeyr der ki: "humma (yüksek ateþ), ölümün habercisidir.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (74).

 

 

 

9407- ebu hureyre der ki: "benim için hastalýklar içinde hummadan daha güzeli yoktur. çünkü (humma) kiþinin bütün mafsaharýna girer ve allah her maf sala ecirden payýný verir.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (240).

 

 

 

9408- muaviye der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin vücuduna eziyet veren hiçbir þey yoktur ki allah bu þeyi onun bir kýsým gunahlarýna kefaret olarak saymasýn" buyurduðunu iþittim.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (35) ve taberani, m. el-kebir 19/359 (842).

 

 

 

9409- ebu said el-hudri'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah, müminin baþ aðrýsýndan veya kendisine batan bir dikenden veya eziyet duyduðu bir þeyden dolayý kýyamet gününde onu bir derece yükseltir ve bunu gunahlarýna kefaret olarak sayar. ''

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9410- ebu said el-hudri'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah, müminin baþ aðrýsýndan veya kendisine batan bir dikenden duyduðu eziyetten veya bunlara benzer bir þeyden dolayý kýyamet gününde makamýný bir derece yükseltir ve bunu gunahlarýnýn bir kýsmýna kefaret olarak sayar.'

 

Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr.

 

 

 

9411 - ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah yolunda öldürülen kiþi þehiddir. veba hastalýðýndan ölen þehiddir. boðularak ölen þehiddir. loðusayken ölen kadýn þehiddir. ''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. beyhaki, edeb (1070), abdürrezzak, musannef (5/270) ve ahmed, müsned (2/310).

 

 

 

9412- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "Þehitler beþ kýsýmdýr. bunlar veba hastalýðýndan ölen, karýn aðrýsýndan ölen, boðularak ölen, göçük altýnda kalarak ölen ve allah yolunda öldürülen kiþilerdir. ''

 

Ýsnadý sahihtir.

 

buhihi ve müslim bunu sahi'h'lerinde malik. kanalýyla rivayet ettiler. - buhari, ezan (l/176), cihad (3/211) ve müslim 2/1521 (164).

 

 

 

9413- ubade b. es-samit der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan Ýbn revaha'yý ziyaret etti. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "siz ümmetimden kimleri þehit sayarsýnýzi" diye sorunca, ashab: "allah yolunda öldürülen kiþi þehittir" karþýlýðýný verdiler. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "o zaman ümmetimin þehitleri pek azdýr. oysa allah yolunda öldürülen þehittir, karýn aðrýsýndan ölen þehittir, veba hastalýðýndan ölen þehittir ve karnýnda bebeði ile birlikte ölen (hamile) kadýn þehittir" buyurdu.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. tayalisi, müsned (sh. 79), ahmed, müsned (5/314, 315, 317), Ýbn sa'd, tabakat (3/528,529), darimi, cihad (sh. 604) ve bezzar, müsned (2/285).

 

 

 

9414- cabir b. atýk bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan

abdullah b. sabit'i ziyaret etti ve onu baygýn buldu. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine seslenince abdullah cevap vermemiþti. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) istirca ederek: "ey ebu'r-rabi! artýk senin için yapacak bir þeyimiz yoktur" buyurdu. bunu duyan kadýnlar feryat edip aðlamaya baþladýlar. Ýbn atik onlarý susturmaya baþlayýnca, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "onlarý kendi hallerinde býrak. ancak vacip olduðunda (ölüm gerçekleþtiðinde) artýk hiç bir kadýn aðlamasýn" buyurdu. oradakiler: "ey allah'ýn resulü! vacip olmak nediri" diye sorunca, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Ölmesidir" buyurdu. kýzý: "vallahi ben senin þehit olmaný ümid ediyordum. çünkü sen buna hazýrlanmýþtýn" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "ona ecri niyetine göre verilecektir" buyurup: "siz neyi þehit sayarsýnýzi" diye sorunca, ashab: "allah yolunda öldürülmeyi" dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "Þehitler yedi kýsýmdýr. veba hastalýðýndan ölen þehittir. boðularak ölen þehittir. zatülcenp hastalýðýyla ölen þehittir. karýn aðrýsýndan ölen þehittir. yanarak ölen þehittir. göçük altýnda kalarak ölen þehittir ve karnýnda bebeði ile birlikte ölen (hamile) kadýn þehittiro''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu davud 3/482 (3111) ve nesai, cenaiz (4/13).

 

 

 

9415- ebu hureyre der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "siz aranýzdan kimleri þehid sayarsýnýzi" diye sorunca: "allah yolunda öldürüleni" dedik. bunun üzerine þöyle buyurdu: "o zaman ümmetimin þehitleri pek azdýr. oysa allah yolunda öldürülen þehittir. allah yolunda karýn aðrýsýndan ölen þehittir. allah yolunda bineðinden düþüp ölen þehittir. allah yolunda boðularak ölen þehittir. allah yolunda zatülcenp hastalýðýndan ölen þehittir.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (2/441, 442), Ýbn ebý Þeybe, musannef (5/332) ve beyhaki, adab (1071).

 

 

 

9416- Ýrbad b. sariye'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "Þehitler ve döþeklerinde ölen kimseler, veba hastalýðýndan ölenler hakkýnda yüce rabbimizin yanýnda davalaþýrlar. Þehitler: ''kardeþlerimiz bizim öldürüldüðümüz gibi öldürüldü'' derler. döþeklerinde ölenler ise: ''kardeþlerimiz bizim döþeklerimizde öldüðümüz gibi öldüler'' derler. bunun üzerine yüce rabbimiz þöyle buyurur: ''onlarýn yaralarýna bakm. eðer yaralan öldürülenlerin yarasýna benziyorsa bunlar onlardandýr ve onlarla birliktedirler.'' bakýldýðýnda yaralarýnýn þehitlerin yarasýna benzediðini görecekler."

 

beyhaki der ki: hasan rivayetinde: ''ve onlarla (þehitlerle) birlikte gideceklerdir" ziyadesinde bulunmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. nesai, cihad (6/37).

 

 

 

9417- abdullah b. yesar der ki: süleyman b. sard ve halid b. urfuta ile birlikte oturmaktaydým. karýn aðrýsýndan ölen bir adamý andýlar ve biri diðerine: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''karýn aðrýsýndan ölen kiþi, kabir azabý çekmeyecektir'' buyurmadý mýi" deyince, öbürü: "evet (buyurdu)" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. nesai, cenaiz (4/98) ve tirmizi3/377, 378 (1064).

 

 

 

9418- abdullah b. amr'ýn bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):

"müminin hediyesi ölümdür" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuayýn, hilye (8/185) ve hakim, müstedrek (4/319).

 

 

 

9419- asým el-ahval der ki: enes b. malik'in bir oðlu ölmüþ ve taziye için yanýna girmiþtik. ona: "ey ebu hamza! ona naim (cennetin)'i temenni ederiz" dediðimizde: "ona ondan da fazlasý vardýr. zira resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): ''Ölüm her mümin için bir ketarettir'' buyurduðunu iþittim.'' dedi.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. hafýz Ýbn hacer, el-lisan (s/201).

 

 

 

9420- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Ölüm her müslüman için bir ketarettir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. ebu nuayýn, hilye (3/121), hatib, tarih (1/247), darakutni, el-mu'telif ve 'i-muhtelif (4/2173, 2174) ve buhari (6/279).

 

 

 

9421- abdullah b. amr b. el-as der ki: medine doðumlu bir adam medine'de vefat etti. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namazýný kýldýktan sonra:

"keþke doðduðu yerde ölmeseydi" dedi. bir kiþi: "ey allah'ýn resulü! niye kii" deyince, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "eðer kiþi doðduðu yerden baþka bir yerde ölürse, cennette ona doðduðu yer ile öldüðü yer arasý kadar bir yer verilir" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn mace i/sis (1614).

 

 

 

9422- Þureyh b. ubeyd el-hadrami'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "islam garip bir din olarak baþladý ve en sonunda yine garip kalacaktýr. ne mutlu o gariplere. ancak bilin ki mümin için gariplik yoktur. bir mümin gurbette, ardýndan aðlayaný olmayan bir yerde öldüðü zaman yer ile gök ardýndan aðlar"

ben bunu bu þekilde mürsel olarak buldum.

 

tahric: mürsel bir hadistir. Ýbn cerir, tefsir (25/125).

 

 

 

9423- abdullah b. mes'ud'un bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "birinizin eceli bir yerde olduðu zaman orada bir ihtiyacý olur (ve oraya gider). Ömrünün sonuna geldiði zaman da (allah) onun ruhunu alýr. kýyamet gününde de o yer: ''ey rabbim! iþte bu bana emanet ettiðin (cesed)dir'' der. ''

huþeym ve muhammed b. halid el-vehbi bunu Ýsmail kanalýyla rivayet etmiþlerdir.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn mace 2/1424 (4263).

 

 

 

9424- urve b. mudarris'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''allah bir kiþinin bir yerde bimesini murad ettiði zaman mutlaka o kiþi'ye o yerde bir hacet kýlar (ihtiyaca hasýl eder)'' buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. hakim, müstedrek (1/42, 367, 368), buhari, el-edebu'l-müfred (1282), et-tarihu'l-kebir (4/1/400), Ýbn hibban, sahih (8/8), dulabi, el-kuna (1/44), ahmed, müsned (3/428), taberani, m. el-kebir 20/344 (807, 808), 22/276 (706- 708), Ýbn adiy, el-kamil (4/1634), ebu nuaym, hilye (8/274) ve abdürrezzak, musannef 11/357 (20996).

 

 

 

9425- ebu said el-hudri der ki: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir mezarýn yanýnda bir cenazeye rastladý ve: "bu kimin mezarýdýri" diye sordu. oradakiler. "ey allah'ýn resulü! habeþli filan kiþinin mezarýdýr" deyince, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "la ilahe illallah. bulunduðu topraklardan sürülüp kendisinden yaratlýmýþ olduðu bu topraklara getirildi" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. hakim, müstedrek (1/366,367).

 

 

 

9426- Ýbn abbas'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "gurbette ölmek þehitliktir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. Ýbn mace 1/515 (1613) ve buhari, et-tarih es-saðir (sh. 182).

 

 

beyhaki der ki: buhari, huzeyl b. el-hakem'in bunu rivayette tek kaldýðýna iþaret etmiþ ve "bu kiþi hadisleri münker biridir" demiþtir.

bize bildirilene göre Ýbrahim b. bekr el-kufi bunu Ýbn ebi revvad kanalýyla rivayet etti. Ýbn adiy, Ýbn ebi revvad'ýn bunu huzeyl'den çaldýðým söylemiþtir. en doðrusunu allah bilir.

baþka bir kanalla da bundan daha zayýf bir þekilde rivayet edilmiþtir.

 

 

 

9427- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "gurbette ölen kiþi, þehit olarak ölür, kabir sorgusundan korunur ve sabah akþam ona rýzký cennetten getirilir."

 

Ýbrahim b. ebi yahya el-eslemi bunu rivayette tek kalmýþtýr.

ebu abdillah el-hafýz'ýn da'lec b. ahmed kanalýyla ahmed b. ali elebbar'dan bildirdiðine göre Ýbn ebi sekine el-halebi þöyle demiþtir:

"Ýbrahim b. ebi yahya'nýn þöyle dediðini iþittim: "allah benimle malik b. enes arasýnda hükmünü versin. zira (malik), beni: "kaderci" olarak adlandýrdi. ben bunu Ýbn cüreyc'e: "her kim (allah yolunda) nöbet tutarken ölürse þehit olarak ölür" þeklinde rivayet ettim. ancak o bunu benden: "her kim (allah yolunda) hasta olarak ölürse þehit olarak ölür" þeklinde aktarmýþ. annem tarafýndan da beni dedeme nisbet ederek adýmý rivayetinde:

"Ýbrahim b. ebi ata" olarak ifade etmiþtir.

Ýbn cüreyc rivayetlerinden birinde: "Ýbrahim b. ebi ata kanalýyla" ibaresini kullanmýþtýr.

 

 

 

9428- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "her kim (allah yolunda) hasta olarak ölürse þehit olarak ölür, kabir sorgusundan korunur ve sabah akþam ona rýzký cennetten getirilir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuayýn, hilye (8/200, 201).

 

 

 

9429- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "dört þeyi kerih görmeyin. Çünkü bu dört þey dört þey içindir. göz aðrýsýný kerih görmeyin. Çünkü o, körlük damarlarýný keser. nezleyi kerih görmeyin. Çünkü 0, cüzam damarlarýný keser. Öksürüðü kerih görmeyin. Çünkü o, felç eden damarlarý keser. Çýbanlarý kerih görmeyin. Çünkü onlar, alaca hastalýðýna sebep olan damarlarý keser. ''

beyhaki: "bu güçlü bir isnad deðildir" demiþtir.

 

tahric Ýbn adiy, el-kamil (7/2697).

 

 

 

9430- abdullah b. amr'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kimin allah yolunda baþý aðrýr ve sevabýný allah'tan beklerse yüce allah bu kimsenin geçmiþ gunahlarýný baðýþlar" buyurmuþtur.

zühri'nin rivayetinde ise: "kimin bir baþ aðrýsý olur da" þeklindedir.

 

tahric: Ýsnadý zayýftu. bezzar, müsned (1/365) ve Ýbn ebi Þeybe, musannef (5/329).

 

 

 

9431- yezid b. ebi habib'in ve baþkasýnýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve humma, müslüman kiþiden onu saf gümüþ gibi kýlana kadar ayrýlmaz" buyurmuþtur.

 

tahric: mürsel bir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffanit (42).

 

 

 

9432- sehl b. enes el-cuheni, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor:

ebu derda hasta iken yanýna girdim ve: "ey ebu derda! Ýyileþmek ve bir daha hastalanmamak istemez misini" dedim. ebu derda þu karþýlýðý verdi: "resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve humma mümin kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurduðunu iþittim."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (41).

 

 

 

9433- ebu derda der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "humma, mümin kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurduðunu iþittim."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (219) ve ahmed, müsned (5/199).

 

 

 

9434- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve humma mümin kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9435- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve humma, erkek veya kadýn kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerlerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar onlardan ayrýlmaz" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadýnda bir sakýnca yoktur. ebu ya'la, müsned 11/11 (6150).

 

 

 

9436- ebu'z-zeyyat el-kuþeyri der ki: hasta olan ebu derda'yý ziyaret için yanýna girdik. bu sýrada bir bedevi geldi ve: "valinizin neyi vari" diye sordu. o zamanlar ebu derda vali idi. bedeviye: "o hastadýr" dediðimizde: "vallahi þu ana kadar hasta olmuþ deðilim" veya: "vallahi þimdiye kadar baþ aðrýsý bile çekmiþ deðilim" dedi. bunun üzerine ebu'dderda: "bunu yanýndan çýkarýn! bu kimse gunahlarý içinde ölecektir! oysa ben her bir hastalýðý kýrmýzý develere bile deðiþmem! zira müminin hastalýðý gunahlarýna kefaret olur" dedi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. abdürrezzak, musannef 11/197, 198 (20313).

 

 

 

9437- Ýbn ebi leyla der ki: ebu derda'nýn yanýnda aðrýlardan bahsedilince bir adam: "ben þu ana kadar hasta olmuþ deðilim" dedi. bunun üzerine ebu derda: "bunu yanýndan çýkarýn! senin gunahlarýn üzerinde olduðu gibi durmaktadýr. Üzerinden hiçbir gunah silinmemiþtir" dedi.

 

ravileri güvenilirdir.

 

 

 

9438- ebu hureyre der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir bedeviye: "seni hiç Ümmü mildem yakaladý mýi" diye sorunca, bedevi: "Ümmü mildem de ne oluyori" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "kiþinin derisi ile eti arasýnda görülen bir hararettir" buyurunca, bedevi: "böylesi bir þeye hiç yakalanmadým" dedi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "seni hiç suda'ya yakaladý mýi" diye sorunca, bedevi: "suda' da ne oluyori" dedi. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir damardýr ki insanýn baþýna vurur (ve aðrýya sebep olur)" buyurdu. bedevi: "böylesi bir þeye hiç yakalanmadým" dedi. adam dönüp giderken allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "cehennem ahalisinden birini görmek isteyen kiþi, þu adama baksýn" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (2/332, 366, 367), buhari, el-edebu'i-müfred (495), bezzar, müsned (1/369), hennad, zühd 1/246 (426), Ýbn hibban, sahýh (4/251, 252), hakim, müstedrek (1/347), beyhaki, el-adab (1050) ve abdürrezzak, musannef 11(198 (20314).

 

 

beyhaki der ki: bu hadisin Ýbnu'l-müseyyeb'in, ebu hureyre kanalýyla rivayet ettiði ve ma'mer'in, zeyd b. eslem kanalýyla allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) mürsel olarak rivayet ettiði iki þahidi vardýr.

 

 

 

9439- enes bildiriyor: kadýnýn biri allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip:

"ey allah'ýn resulü! benim kýzým þöyledir böyledir" diyerek kýzýnýn güzelliðinden bahsetti ve: "onu sana vermek istiyorum" diye ekledi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) önce: "kabul ettim" karþýlýðýný verdi. ancak kadýn onu överken hiç baþ aðrýsý çekmediðini ve herhangi bir hastalýða yakalanmadýðýný zikredince resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kýzýnla iþim olmaz" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu ya'la, müsned 7/232 (4234).

 

 

 

9440- ebu osman bildiriyor: filan oðullarýnýn ileri gelenlerinden bir adam allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine: "bir mal veya çocuðunla belaya uðradýn mýi" diye sorunca, adam:

"hayýr" cevabýný verdi. bunun üzerine allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah'ýn en sevmediði kullar, malý veya çocuklarýnda belaya maruz kalmayan ifrit (halkm kötüsü) nifrit (þeytan ruhlu) kiþilerdir" buyurdu. sonrasýnda parmaklarýnýn ucuyla onun biatini kabul etti.

bu þekilde mürsel olarak gelmiþtir.

 

tahric: mürsel bir hadistir. ramehürmüzi, emsalu'l-hadis (138).

 

 

 

9441- asým el-ahval der ki: ebu osman en-nehdi: "Ýnsanlar resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) biat etmekteydi. bir adam geldi..." dedi ve bir önceki hadisi mürsel olarak aktardý.

 

mürsel bir hadistir.

 

 

 

9442- ebu hureyre bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "size cehennem halkýnýn kimler olduðunu haber vereyim mu" buyurunca, ashab:

"evet, ey allah'ýn resulü!" dedi. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "kaba, kibirli ve hiç baþ aðrýsý çekmeyen kiþilerdir" buyurdu.

 

tahric: ahmed, müsned (2/369),

 

 

 

9443- hilal b. yesaf veya dostlarýmýzdan bir kiþi ondan bildirerek þöyle demiþtir: ammar b. yesar'ýn yanýnda oturmaktaydýk. orada aðrýlardan bahsedilince, bir bedevi: "ben asla hastalanýnadým" dedi. bunun üzerine ammar þu karþýlýðý verdi: "sen bizden deðilsin. zira müslüman, bela ile sýnanýr ve aðaçlardan yapraklarýn dökülmesi gibi gunahlarý üzerinden dökülür. kafýr de" veya "[kir de -buradaki þüphe Þu'be'ye aittirbelalarla sýnanýr. ancak bu kimse salýnýrken niye salýndýðýný ve baðlanýrken niye baðlandýðýný bilmeyen deve gibidir."

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir, Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (15) ve Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/232),

 

 

 

9444- said b. vehb anlatýyor: selman ile birlikte hasta bir arkadaþýný ziyarete gittik. selman ona dedi ki: "yüce allah mümin kuluna bela, hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. bu þekilde bela geçmiþ gunahlarýn kefareti olur. gelecekte iþleyeceði gunahlardan onu sorumlu tutar. yüce allah gunahkar kuluna da bela, hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. ancak gunahkar kul sahipleri tarafýndan baðlanan sonra da salýnan deve gibidir. baðlanýrken niye baðlandýðýný ve salýnýrken niye salýndýðýný hiç bilmez."

 

Þu'be bunu a'meþ kanalýyla umare b. umeyr'den, o da said b. vehb'den bu þekilde aktarmýþtýr.

 

tahric: ravileri güvenilirdir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231), hennad, zühd 1/242, 243 (414), ebu nuaym, hilye (1/206) ve buhari, el-edebu'l-müfred (493).

 

 

 

9445- said b. vehb anlatýyor: selman ile birlikte kindeli hasta bir arkadaþýný ziyarete gittik. selman ona þöyle dedi: "yüce allah mümin kuluna bela, hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. bu þekilde bela geçmiþ gunahlarýn kefareti olur. gelecekte iþleyeceði gunahlardan onu sorumlu tutar. yüce allah gunahkar kuluna da bela, hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. ancak gunahkar kul sahipleri tarafýndan baðlanan sonra da salýnan deve gibidir. baðlanýrken niye baðlandýðýný ve salýnýrken niye salýndýðýný hiç bilmez."

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9446- hadir'in kardeþi amir der ki: ben savaþ topraklarýnda iken dikilen bayrak ve sancaklarý gördüm. oradakilere: "bu nediri" dediðimde: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) orada" denildi. ben de gelip bir aðacýn gölgesinde oturan resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna oturdum. altýna bir giysi açýlmýþ ve üzerine oturmuþtu. ashibý da etrafýnda idi. hastalýklardan bahsedilince hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "mümin bir kul hastalandýðýnda ve sonra iyileþtiðinde bu hastalýðý geçmiþ gunahlarýna kefaret olur. kalan ömrü için de öðüt verici olur. hastalanýp ta iyileþen münafýk ise sahipleri tarafýndan baðlanan ve sonra salýverilen deve gibidir. niye baðlandýðýný ve niye salmdýðýný bilmez." bir adam: "ey allah'ýn resulü! hastalýklar da nediri" diye sorunca, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "sen hiç hastalanmadýn mýi" diye sordu. adam: "hayýr" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "yanýmizdan kalk, sen bizden deðilsin" buyurdu.

 

tahric: ebu manzur ve amcasýnýn meçhul olmalarýndan dolayý isnadý zayýftýr. ebu davud 3/468 (3089).

 

 

 

9447- kays b. ebi hazým der ki: halid b. el-velid hanýmýný boþadý ve onun hakkýnda övgüde bulundu. kendisine: "ey ebu süleyman! onu hangi sebepten dolayý boþadýni" denilince: "onu kendisinden þüphe duyduðum bir þeyden veya kötü gördüðüm bir þeyden dolayý boþamadým. ancak benim yanýmda bir musibete maruz kalmadý (hep rahattý)" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (203).

 

 

 

9448- hasan( -ý basri) der ki: "onlardan veya müslümanlardan bir kiþi üzerinden bir yýl geçer de ne caný, ne de malýyla bir belaya maruz kalmazsa: ''bize ne oluyor, allah bizimle vedalaþtý mýi'' derlerdi."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (146).

 

 

 

9449- ubeyd b. umeyr bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hastayý ziyaret etti ve: "o, her bir damarýnda aðrý hissetmektedir" dedikten sonra: "rabbi tarafýndan biri geldi ve kendisine ondan sonra kendisi için bir azap olmadýðý müjdesini verdi" buyurdu. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabýndan hasta olan birinin yanýna girdi ve: "kendini nasýl hissediyorsuni" diye sordu. genç: "ey allah'ýn resulü! allah'a yemin ederim ki allah'ýn baðýþlamasýný umuyor, gunahlarýmdan da korkuyorum" dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "caným elinde olana yemin olsun ki böyle zamanlarda allah, kulun kalbine gelen bu iki þeyden umduðunu kendisine verir korktuðu þeyden de onu kurtarýr" buyurdu.

 

tahric: mürsel bir hadistir. tirmizi (983) ve Ýbn mace 2/1423 (4261).

 

 

 

9450- enes'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "sizden biri baþýna gelen bir musibetten dolayý ölümü temenni etmesin. mutlaka öyle bir temennide bulunacaksa: ''allahým! hayat benim için hayýrlý olduðu müddetçe beni yaþat. Ölüm benim için hayýril olduðu zaman da beni öldür'' desin. ''

buhari ve müslim bunu sahih'lerinde Ýbn uleyye kanalýyla abdulaziz'den rivayet ettiler. 

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - buhari, da'vat (7/155) ve müslim 3/2064 (10).

 

 

 

9451 - cabir'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "afiyette olup sýkýntý çekmeyenler kýyamet gününde belalara maruz kalanlarýn sevaplarýný görünce, o gün derilerinin makaslarla kesilmiþ olmasýný temenni ederler" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tirmizi 4/604 (2402) ve beyhaki, sünen (3/375).

 

 

 

9452- ebu umame'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "hasta olup yataklara düþen hiçbir kul yoktur ki (allah) onu iyileþtirdiðinde (gunahlarýndan yana) temiz biri olarak iyileþtirmesin" buyurmuþtur.

 

tahric: ravileri güvenilirdir ve sahih bir hadistir. taberani, m. el-kebir 8/115,116 (7485).

 

 

 

9453- ebu umame'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kul hasta olduðu zaman allah, meleklerine: ''ey meleklerim! kulumu baðlarýmdan bir bað ile baðladýðimda eðer ruhunu kabzedersem onu baðýþlarým. eðer ona afiyet verirsem gunahlarýndan temizlenmiþ olur'' diye vahyeder. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. taberani, m. el-kebir 7/336 (7136), 8/195 (7701), hakim, müstedrek (4/313) ve ahmed, müsned (4/123).

 

 

 

9454- ebu umame'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kiþi ayarýný belirlemek için altýnýný nasýl ateþte denerse yüce allah da çok iyi bitmesine raðmen birinizi öyle smar. bu smamadan kimi sam altýn olarak çýkar ki iþte bu, allah'ýn kötülüklerden arýndýrdýðý kiþidir. onlardan bazýlarý ondan biraz daha düþük çýkar. o da bazý þüphelere düþendir. kimisi de siyah altýn olarak çýkar ki fitneye kapýlan (smavý kaybeden) kiþi de iþte budur. ''

 

tahric: Ýsnaclý zayýftýr. Ýbn ebi'cl-dünya, el-marad ve'l-keffarat (27), taberani, m, el-kebir 8/195 (7698) ve hakim, müstedrek (4/314).

 

 

 

9455- beþir b. abdillah b. ebi eyyub, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ensar'dan hasta bir adamý ziyaret etti. Üstüne eðilerek durumunu sorunca, adam: "ey allah'ýn resulü! yedi günden beri hiç uyumadým. yanýmda da hiç kimse yoktur" dedi. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "ey kardeþim' sabret. ey kardeþim' sabret ki gunahlara girdiðin gibi onlardan çýkasm" buyurdu. Ýbn biþran'ýn rivayetinde ise üç defa: "ey kardeþim! sabret" dedikten sonra: "günahlara girdiðýn gibi onlardan çýkasýn" buyurdu" þeklindedir. sonra da resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "hastalýkla geçen saatler, gunah iþlenen saatlere ketaret olur" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (34).

 

 

 

9456- hasan( -ý basri)'nin bildirdiðine göre resurullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"hastalýkla geçen saatler, gunah iþlenen saatlere ketaret olur" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-perecu ba' de'þ-Þidde (sh. 20).

 

 

 

9457- hakem b. uteybe'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kulun gunahlarý çoðaldýðýnda ve o gunahlarýna ketaret olabilecek kadar (salih) amelleri olmadýðýnda, yüce allah gunahlarýna ketaret olsun diye ona üzüntü verir. ''

bu manada mevsul olarak zayýf bir isnadla da zikredilmiþtir.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9458- Ýbn Ömer'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''allah kulunu gunahýndan arýndýrýp saf gümüþ gibi býrakýncaya kadar onu bela ve üzüntülere maruz býrakýr.'' buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn adiy] el-kamil (1/174).

 

 

 

9459- ebu Ýsmail Ýbrahim es-sekseki bildiriyor: ebu burde b. ebi musa ve yezid b. ebi kebþe birlikte bir yolculuða çýkmýþlardý. yezid oruclu idi. ebu burde ona dedi ki: ebu musa'nýn defalarca þöyle dediðini iþittim: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kul hasta olduðu veya bir yolculuða çýktýðý zaman, mukim olduðu zamanda iþlediði amellerin aynýsý kendisine yazýlýr" buyurdu.

 

Ýsnadý hasendir ve sahih bir hadistir.

 

beyhaki der ki: her ikisinin de lafzý aynýdýr. ancak haris rivayetinde:

"Ýbrahim b. ebi Ýsmail'in bildirdiðine göre" ibaresi geçmiþtir.

buhari bunu sahih'te matar b. el-fadl kanalýyla yezid b. harun'dan rivayet etti. - buhari] cihad (4/16).

 

 

 

9460- abdullah b. amr'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "müslümanlardan biri, bedeninde herhangi bir belaya maruz kaldýðý zaman yüce allah onun hafaza meleklerine: ''iyileþene kadar kuluma, her gün ve gece daha önce yaptýðý en hayýrlý amellerinin aynýsýný yazmaya devam edin'' buyurur."

 

tahric: Ýsnadý hasendir. darlýni, rakaik (sh. 712), ahmed, müsned (2/159, 194), abdürrezzak (2/194), Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/230), ebu nuaym, hilye (6/83), hennad, zühd 1/252 (438), buhari, el-edebu'l-müfred (500), hakim, müstedrek (1/348) ve Ýbn ebi dünya, elmarad ve'l-keffarat (76).

 

 

hüseyn ve kabisa'nýn lafýzlarý bunun aynýsýdýr. ebu'l-hüseyn bunu kasým b. muhaymira kanalýyla rivayet etti.  -  ahmed, müsned (2/205), bezzar, müsned (1/363), ebu nuaym, hilye (7/249,8/309) ve Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (76).

 

 

 

9461- muhammed b. ebi humeyd bildiriyor: hasta olan avn b. abdillah b. utbe'nin yanýna girdik. muhammed b. el-münkedir onun aðrýlar içinde olduðunu görünce gözleri yaþarmýþtý. avn yüzünü açarak: "ey ebu ab dihah ! durumun nasýli acýlar içinde olduðunu görüyorum" diye sorunca: "ben sevabýmý allah'tan bekliyorum. allah her sýkýntýda dayanaðým, her zorlukta dostumdur ve velinimetimdir" dedi. sonra muhammed b. el-münkedir þöyle devam etti: "ey ebu abdillah ! sana babamdan iþitmiþ olduðum bir þeyi anlatayým mýi ebu mes'ud'un þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte idim. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm etti..." sonrasýnda ravi söz konusu hadisi aktardý.

 

tahric: Ýsnaclý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el- marad ve'l- keffarat (75).

 

 

 

9462- enes'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah, mümin kulunun amellerini yazmalarý için iki melek görevlendirir. eðer kul ölürse amellerini yazmakla görevlendirilmiþ iki melek: ''kulun öldü, semaya çýkmamýz için bize izin verir misini'' der. yüce allah: ''semam beni tesbih eden meleklerle doludur'' buyurur. bu iki melek: ''yerde kalalim mýi'' deyince, allah: ''arzým da beni tesbih eden meleklerle doludur'' buyurur. melekler: ''o zaman nereye gidelimi'' deyince, allah: ''kulumun mezarý baþýnda kalýn ve kýyamet gününe kadar tesbih ve hamd edin. tekbir ve tehlil getirin. bunlarý da kulumun amel defterine yazm'' buyurur. "

beyhaki der ki: "osman b. matar bunu rivayette tek kalmýþtýr ve güçlü biri deðildir."

 

 

 

9463- Ýbrahim b. Ýshak el-hanzali bunu muemmil b. Ýsmail kanalýyla hammad'dan, o sabit'ten, o enes'ten, o da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rývayet etti

 

bu hadis bu isnadla garip bir hadistir. en doðrusunu allah bilir. enes b. malik kanalýyla da daha önce geçtiði üzere rivayet olundu. 

 

 

 

9464- ebu rabi'a der ki: enes'in þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah, müslümanlardan birini vücudunda herhangi bir belaya maruz kýldýðý zaman, meleðe: ''Ýyileþene kadar kuluma, saðlýklýyken yaptýðý amellerin aynýsýný yazmaya devam et'' buyurur. eðer onu iyileþtirirse kendisini yýkamýþ ve (gunahlardan) temizlemiþ olur. eðer ruhunu kabzederse baðýþlamýþ ve ona merhamet etmiþ olur" buyurdu."

ravi isnadýnda bu þekilde: "enes'in þöyle dediðini iþittim" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (3/148, 238, 258), Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (160), ebu ya'la, müsned 7/232 (4233) ve buhari, el-edebu'l-müfred (sh. 132).

 

 

 

9465- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: ''müslümanlardan biri bedeninde herhangi bir belaya maruz kaldýðý zaman yüce allah onun saðlýklý iken yaptýðý amellerin aynýsýný hasta olduðu sürece yazmaya devam eder.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tahavi, müþkilü'l-asar (3/65) ve Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (ý 78).

 

 

 

9466- alkame anlatýyor: Ýbn mes'üd'un yanýna girdik ve: "ey ebu abdirrahman! Þikayetin nediri" dedik. o: "günahlarýmdýr" karþýlýðýný verdi. ona: "canýn ne istiyori" dediðimizde: "maðfýreti istemektedir" cevabýný verdi. ona: "sana bir doktor getirelim mii" dediðimizde: "doktor beni gördüðünüz bu hale getirdi" karþýlýðýný verdi. sonra abdullah aðladý ve dedi ki: "resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: "kul hasta olduðu zaman yüce allah: ''kulum benim baðýmla baðlýdýr'' buyurur. kul ibadet içindeyken hasta olmuþsa, allah: ''sýhhatliyken bana ibadet te olan gayreti kadar ona sevap yazýn'' buyurur. eðer istirahat halinde iken hasta olmuþsa, allah: ''ona istirahat halindeki kadar sevap yazýn'' buyurur." benim aðlamam da istirahat halinde iken hasta olmamdýr. oysa ibadet halindeyken hasta olmak isterdim."

 

isnadý zayýftýr.

 

 

 

9467- alkame der ki: Ýbn mes'ud hasta olmuþtu. kendisine: "bu hastalýðýndan korktuðun kadar baþka hastalýðýnda korktuðunu görmedim" dediðimde: "bu hastalýk benim elimi kolumu baðladý ve ölümüm yaklaþtý" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn sa'd, et-tabakat el-kübra (3/158).

 

 

 

9468- Ýbn mes'ud der ki: biz, allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda iken resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm etti. kendisine: "ey allah'ýn resulü! niçin tebessüm ettini" dediðimizde: "mümin kiþinin hastalýktan dolayý üzülmesine þaþtým, hastalýkta (kendisi için) neler olduðunu bir bilse allah'a kavuþuncaya kadar hasta kalmayý isterdi" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. bezzar,müsned (1/364, 365) ve ebu nuaym, hilye (4/266,267).

 

 

 

9469- ayný isnad ile Ýbn mes'üd þöyle demiþtir: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) gözlerini semaya dikti ve sonra bakýþlarýný yere indirdi. kendisine:

"ey allah'ýn resulü! neden böyle yaptýni" diye sorduðumuzda þöyle buyurdu: "melekler arasýndan iki meleðin durumuna þaþýrdým. bu iki melek yeryüzüne inip bir kulu namazgahta aradýlar ve bulamadýlar. sonra semaya rablerinin katýna çýkýp: ''ey rabbimiz! mümin kuluna gecesinde ve gündüzünde þu þu amellerini yazmaktaydýk. onu baðlarýn la (hastalýkla) ibadetlerden alýkoyduðunu gördük ve ona bir þey yazamadýk'' derler. bunun üzerine allah: ''iyileþene kadar kuluma, her gün ve gece daha önce yaptýðý hayýrlý amellerinin aynýsýný eksiltmeden yazmaya devam edin. ona daha önce iþlediði ameller gibi sevap vardýr'' buyurur''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. tayalisi,müsned (sh. 46) ve ebu nuaym, hilye (4/268).

 

 

 

9470- ebu ukayl anlatýyor: muhammed b. ebi bekr muhammed b. amr b. hazm'ýn, abdullah b. ubeydillah'ýn yanýna girdiðini gördüm. kendisine: "allah'ýn rahmeti üzerine olsun. kendini nasýl hissediyorsuni" diye sorduðunda abdullah b. ubeydillah þu karþýlýðý verdi: "allah'a hamd olsun. allah hamde layýktýr. allah bizi de seni de muvaffak kýlsýn. ebu bekr'in, ebu hureyre kanalýyla bildirerek þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "müslüman biri hasta olduðu zaman mutlaka yüce allah meleklerinden iki meleði onun için görevlendirir ve allah o hasta hakkýnda iki güzel emrinden birini, yani ya ölmesini ya da iyileþmesini hükmedinceye kadar ondan ayrýlmazlar. onu ziyaret edenler kendisine: ''kendini nasil hissediyorsuni'' dediði zaman: ''allah'a hamd olsun. allah hamde layýktýr'' derse, o iki melek ona: ''kanýndan daha iyi bir kan ve sýhhatinde daha hayýrlý bir sýhhat ile sana müjdeler olsun'' derler. onu ziyaret edenler kendisine: ''kendini nasýl hissediyorsuni'' dediði zaman eðer: ''kendimi yorulmuþ, sýkýntý ve belalar içinde görüyorum'' derse, o iki, melek ona: ''kanýndan daha kötü bir kan ve bu beladan daha uzun süren bir bela ile sana müjdeler olsun'' derler."

lafýz yahya b. yahya'nýn lafzýdýr.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (47).

 

 

 

9471- ata b. yesar'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kul hasta olduðu zaman allah ona iki melek gönderir ve: ''gidin bakm ziyaretçilerine ne demektedir'' buyurur. ziyaretçileri geldiðinde allah'a hamdü senalar ederse, allah daha iyi bildiði halde melekler bunu o'na yükseltirler. bunun üzerine yüce allah: ''kulum bana aittir ve onu öldürürsem cennete sokacaðým. eðer iyileþtirirsem ona eski etinden daha hayýrlý bir et, eski karýmdan daha hayýrlý bir karý vereceðim ve gunahlarýný baðýþlayacaðým'' buyurur."

yine ata kanalýyla bir sonraki hadiste geçtiði üzere mevsul olarak zikredilmiþtir.

 

tahric: Ýsnadý mürseldir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231), Ýbn ebi dünya, el-marad ve'lkeffarat (13) ve hennad, zühd (437).

 

 

 

9472- ebu said el-hudri'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah kulu bir hastalýk ile smadýðý zaman ona iki melek gönderir ve: ''kulumun kendisini ziyaret edenlere ne dediðine bakm'' buyurur. eðer hayýrlý þeyler söyler ve durumundan dolayý onlara bir þikayet te bulunmazsa yüce allah. meleklere: ''kulumun eski etini daha hayýrlý bir etle, kanýný da daha hayýrlý bir kanla deðiþtirin. ona kendisini öldürmem halinde cennete sokacaðýmý haber verin. eðer onu iyileþtirirsem amel etmeye devam etsin'' buyurur.''

baþka bir kanalla ve sahih bir isnadla mevsui olarak rivayet olundu.

 

Ýsnadýnda bir sakýnca yoktur.

 

 

 

9473- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah: ''mümin kulumu hastalýkla sýnadýðýmda kendisini ziyaret edenlere bir þikayet te bulunmazsa onu iyileþtirir ve eski etini daha hayýrlý bir etle, kanýný da daha hayýrh bir kanla deðiþtiririm. sonra da am el etmeye devam etsin'' buyurmaktadýr.''

 

tahric: ravileri güvenilirdir. hakim, müstedrek (1/348,349) ve beyhaki, sünen (3/175).

 

 

beyhaki der ki: hafýzlardan bir kiþi müslim b. el-haccac'ýn bu hadisi, kitabýnda el-kavarýrý kanalýyla ebu bekr el-hanefi'den aktardýðýný söylemektedir. sonra kendisine itiraz edildi. çünkü bu hadis asým kanalýyla abdullah b. ebi said el-makburi'den, o da ebu hureyre'den rivayet edilmektedir. kurra b. Ýsa da bunu asým kanalýyla aktardý. muaz b. muaz bunu asým b. muhammed kanalýyla abdullah b. said'den, o da babasý veya dedesinden, o da ebu hureyre'den rivayet etti. abdullah b. said, hadis rivayetinde çok zayýf birisidir. müslim'in kitabýna baktýðýmda bu hadisi bulamadým. ebu mes'ud ed-dimaþkl de bunu sahih'te zikretmemiþtir.

ebu sahr humeyd b. ziyad bunu ebu said el-makburý kanalýyla ebu hureyre'den onun sözü olarak aktarmýþtýr.

 

tahric: beyhaki, sünen (3/175).

 

 

 

9474- muaz der ki: yüce allah kulu hastalýkla sýnadýðý zaman soldaki meleðe: "yazma!" buyurur. saðdaki meleðe de: "kuluma (sýhhatliyken) iþlediði en iyi amelleri(n sevabýný) yaz!" buyurur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231).

 

 

 

9475- ebu hureyre der ki: müslüman kul hastalandýðý zaman saðdaki meleðe: "salih kuluma (sýhhatliyken) iþlediði en iyi amelleri(n sevabýný) yaz" diye seslenilir. soldaki meleðe de: "kulum hasta olduðu müddetçe ona bir þey yazma" diye seslenilir.

 

ravi der ki: ebu hureyre'nin yanýnda bulunan bir adam: "keþke ben devamlý hasta olarak yatsaydým" deyince, ebu hureyre: "kul gunahlardan ikrah etti" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir ve mevkufbir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (14)

 

 

 

9476- suheyb'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah'ýn mümin kula takdir etmiþ olduðuna þaþýrdým. allah'ýn ona takdir etmiþ olduðu her þey hayýrlýdýr. bu þey sadece mümin kimse için geçerlidir. mümin kimseye bir bolluk isabet ettiði zaman þükrederse bundan dolayý ona iki sevap vardýr. ona bir zarar isabet ettiði zaman da sabrederse ona bir sevap vardýr. allah'ýn, müslüman hakkýnda takdir etmiþ olduðu her þey kendisi için hayýrlýdýr.''

müslim bunu sahih'te hudbe b. halid kanalýyla rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - müslim 3/2295 (64).

 

 

 

9477- Ömer b. sa'd'ýn, babasýndan bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "müslümanýn haline taaccüb ediyorum. baþýna bir musibet geldiði zaman sevabýný allah'tan bekleyerek sabreder. hayýrlý bir þeyolduðu zaman da allah'a hamd edip þükreder. müslüman kiþi, aðzma götürdüðü lokma bile dahil olmak üzere her þeyle sevap kazanýr. ''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. tayalisi, müsned (sh. 29), ahmed, müsned (1/177) ve bezzar, müsned (4/29).

 

 

 

9478- enes der ki: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte idik.

resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm ederek: "müminin haline taaccüb ediyorum. yüce allah hakkýnda ne takdir etmiþse mutlaka kendisi için hayýrlýdýr" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed (3/117), hennad, zühd (1/237) ve Ýbn hibban, sahih (2/507).

 

 

 

9479- enes b. malik der ki: resulullah {sallallahu aleyhi ve sellem} öyle bir þeyanlattý ki Ýslam'ý bildiðimiz zamandan beri hiçbir þey için böylesine sevinmedik. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "mümin kimse birine yol göstermekle sevap kazanýr. eziyet verici bir þeyi yoldan kaldýrmakla sevap kazanýr. acem (arapça bilmeyen) birine diliyle yardýmcý olmasýyla sevap kazanýr. ailesiyle birlikte olmakla sevap kazanýr. hatta giysisi (nin cebi)nde bulunan parayý yoklamak üzere elini yanlýþ yere uzatýp onu yerinde bulamamasý ile iyice yokladýðýnda onu kaybetmediðini fark etmesi arasýndaki içinin sýzlamasýna karþýlýk bile sevap kazanýr. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn nasr, ta'zim kadri's-salat (2/822).

 

 

 

9480- ebu derda der ki: ebu'l-kasým'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: "yüce allah: ''ey Ýsa! ben, senden sonra öyle bir ümmet göndereceðim ki. onlara sevdikleri bir þey ulaþtýðýnda allah'a hamd ederler. hoþlanmadýklarý býr þey (musibet) ulaþtýðýnda sevabý ümid ederler ve sabrederler. onlarda ne hilim (yumuþaklýk), ne de ilim vardýr'' buyurdu. hz. isa: ''ey rabbim! onlarda hilim ve ilim olmadýðýna göre bu nasýl oluri'' deyince, yüce allah: ''ben onlara kendi hilmimden ve ilmimden veririm'' buyurdu.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9481- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah yardýmý ihtiyaç oranýnda gönderdi. sabrý da belanýn yanýnda indirdi ...

 

tank b. ammar ile abbad bunu rivayette tek kalmýþlardýr. ravi zincirinde: "abbad kanalýyla tank'tan" ibaresi geçmiþtir. bu da doðru alanýdýr. zira tank bu hadis ile bilinmektedir.

 

Ýsnadý çok zayýftýr.

 

 

 

9482- abdulazýz b. Ömer der ki: yüce allah, hz. davud'a: "ey davud! beni taleb eden birini gördüðün zaman ona hizmetçi 01. ey davud! rýzýk konusunda sabret ki, sana yardým gelsin" diye vahyetti.

 

 

 

9483- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kula, allah'tan yardým ihtiyaci oranýnda olur. sabir da allah tarafýndan kulun baþýna gelen musibetlere göre verilir ...

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. kuda'i, müsnedüþ-Þihab (2/111).

 

 

 

9484- baþka bir kanalla bu hadisin aynýsý rivayet olunmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (s/46).

 

 

 

9485- enes b. malik der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: "yüce allah: ''kulum çok sevdiði gözlerini kaybedip de buna sabrettiði zaman onlarý cennetle telafi ederim'' buyurur. "

 

buhari bunu sahih'te abdullah b. yusuf kanalýyla leys b. sa'd'dan rivayet etti. buhari: "eþ' as b. cabir ile ebu zilal bunu enes'den, o da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ettiler.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. buhari, marda (s/2140), ahmed, müsned (3/144) ve ebu ya'la, müsned (6/375).

 

 

 

9486- ebu zilal der ki: enes'in yanýnda idim. bana: "gözün ne zaman kör oldui" diye sorunca: "daha ben küçük iken" dedim. bunun üzerine enes þöyle dedi: "hz. cibril, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna geldiðinde Ýbn Ümmü mektum da orada bulunmaktaydý. cibril, ona: "gözlerin ne zaman kör oldui" diye sorunca: "daha ben küçük iken" cevabýný verdi. bunun üzerine cibril: "yüce allah: ''kulumun gözlerini alýrsam onlarýn mükafatý ancak cennettir'' buyurur" dedi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (7/119).

 

 

 

9487- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "hz. cibril, bana alemlerin rabbinin þöyle buyurduðunu anlattý.' "gözlerini kör ettiðim kimsenin mükafatý, cennetimde kalmasý ve cemalime nazar etmesidir. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. dulabi, el-kuna (2/6).

 

 

 

9488- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah: ''Çok sevdiði gözlerini aldýðým kiþi buna sabredip karþýlýðýný benden beklediði zaman mükcifat olarak ona cennetten baþkasýna razý olmam'' buyurur.''

 

 

 

9489- baþka bir kanalla bu hadisin aynýsý rivayet edilmiþtir.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn adiy, el-kamil (3/283), ebu ya'la (7/268) ve hatib, tarih (14/446).

 

 

 

9490- enes der ki: Ýbn Ümmü mektum bize uðradý ve selam verdi. resululiah da (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "hz, cibril'in bana anlattýðýný size bildireyim mii yüce allah: ''Çok sevdiði gözlerini aldýðým kiþinin mükafatýnýn ancak cennet olmasý benim üzerime bir haktýr'' buyurur. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. abd b. humeyd (1/368).

 

 

 

9491- enes b. malik'in bildirdiðine göre resululiah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce allah: ''kulumun gözlerini alýrsam ve kulum sabrederse onlarý cennetle telafi ederim" buyurur, ''

harb b. meymun bunu nasr kanalýyla rivayette tek kalmýþtýr.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (3/156).

 

 

 

9492- ebu hureyre'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"kulun iki sevdiceði (gözleri) gider ve sabredip ecrini ümid ederse mutlaka cennete girer" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. kudai, eþ-Þihab 2/74 (908).

 

 

 

9493- ata b. ebi rebah der ki: Ýbn abbas bana: "sana cennet ehlinden bir kadýn göstereyim mii" dedi. kendisine: "olur (göster)" deyince, enes þöyle dedi: "Ýþte þu siyalýi kadýn var ya, o, resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip:

"ben saralýyým, (nöbet gelince) üstümü baþýmý açýyorum. allah'a benim için dua et (hastalýktan kurtulayým)" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ''dilersen sabret, sana cennet verilsin, dilersen de sana þifa vermesi için allah'a dua edeyim'' buyurdu. kadýn: ''Öyleyse sabredeceðim, ancak (kriz esnasýnda) üstümü baþýmý açmamam için allah'a dua et'' deyince resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona dua etti.''

müslim bunu el-kavarýrý kanalýyla ve buhari bunu müsedded kanalýyla yalýya'dan rivayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. - müslim, el-birr ve's-sýla (4/1994) ve buhari, marda (5/2140).

 

 

 

9494- cabir anlatýyor: humma, allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "sen kimsini" diye sordu. humma: "ben Ümmü mildem'im" cevabýný verdi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kuba halkma gider misini" buyurunca: "evet (giderim)" dedi. bunun üzerine humma onlara gitti. kuba halký hummadan o kadar çekti ki sonunda resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) yakýnarak: "ey allah'ýn resulü! bu hummadan çektiðimiz nediri" dediler. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "dilerseniz allah'a dua edeyim onu üzerinizden kaldýrsýn. dilerseniz size kertiret olsun" buyurunca, kuba halký: "hayýr (kalsýn ve) gunahlarýmýza kefaret olsun" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (3/316), ebu ya'la (3/408) ve abd b. humeyd (1/314).

 

 

 

9495- cabir bildiriyor: kuba halký, resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: "humma bize aðýr gelmeye baþladý" dedi. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "eðer üzerinizden kaldýrýlmasýný istiyorsanýz kaldýrýlýr. dilerseniz de size kertiret olur" buyurunca, kuba halký: "hayýr (kalsýn ve) gunahlarýmýza kefaret olsun" dedi.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9496- ebu hureyre anlatýyor: humma, allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: "ey allah'ýn resulü! beni ailenden tercih ettiðin kimselere gönder" dedi. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu ensar'a gönderdi. humma onlarýn üzerinde yedi gün yedi gece kaldý. bu, kendilerine aðýr gelince resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) yakýnmada bulundular. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) yanlarýna gidip onlarý ev ev, kapý kapý dolaþmaya ve onlara afiyet duasýnda bulunmaya baþladý. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geri dönünce ardýndan bir kadýn geldi ve: "ey allah'ýn resulü! seni hak olarak gönderene yemin olsun ki annem ve babam ensar'dandýr. dostlarýma dua ettiðin gibi benim için de allah'a dua et" dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "eðer dilersen allah'a dua edeyim sana afiyet versin. dilersen de üç gün daha sabredersin ve karþýlýðýnda sana cennet vardýr" buyurdu. bunun üzerine kadýn: "ey allah'ýn resulü! Üç günle birlikte üç gün daha, bir üç gün daha sabrederim ve cenneti kazanmayý tehlikeye sokmam" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. buhari, el-edebu'l-müfred (502) ve hatib, muvaddah el-evham (1/493).

 

 

 

9497- ebu said el-hudri der ki: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin vücuduna rahatsýziýk veren hiçbir þey yoktur ki allah o þeyi onun bir kýsým gunahlarýna ketaret olarak saymasýn" buyurunca, ubey b. ka'b: "allahým! sana kavuþana kadar namazdan, oructan, hacdan, umreden ve senin yolunda cihaddan alýkoymayacak kadar bir hummayý ubey b. ka'b'ýn bedeninden kaldýrmamaný istiyorum" diye dua etti. bunun üzerine olduðu yerde hummaya yakalandý ve ölene kadar bu hal kendisini býrakmadý. o haliyle de cemaat namazýnda bulunur, oruc tutar, hac eder, umre eder ve allah yolunda savaþýrdý.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9498- ebu said el-hudri der ki: bir adam: "ey allah'ýn resulü! bize isabet eden hastalýklar hakkýnda ne dersini onlara karþýlýk bize ne vardýri" deyince, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "(günahlara) ketaret vardýr" buyurdu. ubey b. ka'b: "ey allah'ýn resulü! hastalýk hafif olsa da mýi" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir diken batmasý ve üzeri þeylerdir" buyurdu. bunun üzerine ubey b. ka'b, hacdan, umreden, allah yolunda cihaddan ve farz namazý cemaatle kýlmaktan alýkoymayacak kadar hummaya yakalanmasý ve ölünceye kadar da kendisini býrakmamasý için dua etti. bundan sonra kim ubey'yin tenine dokunduysa bedeninin hararetini hissetti.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (3/23), ebu ya'la (280) ve Ýbn hibban (2928).

 

 

 

9499- sabit der ki: bize bildirilene göre Ýmran b. husayn otuz üç yýl boyunca karnýndan rahatsýz kaldý. dostlarý yanýna girip: "hastalýðýnýn uzun sürmesi bizi yanýna girmekten alýkoymaktadýr" dediler. bunun üzerine Ýmran b. husayn: "Öyle yapmayýn. allah'a sevimli gelen, bana da sevimli gelir" dedi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr ve þahitleri vardýr. Ýbn sa'd, tabakat (4/490), ahmed, zühd (216) ve Ýbnu'l-mübarek (461).

 

 

 

9500- hasan anlatýyor: Ýmran b. husayn'ýn rahatsýzlýðýnýn þiddetli olduðu bir sýrada yanýna girdik. bir kiþi ona: "valiahi seni böyle görmemden dolayý üzüntülüyüm" deyince, Ýmran b. husayn þu karþýlýðý verdi: "Öyle yapma! allah'a sevimli gelen, bana da sevimli gelir. zira yüce allah: ''baþýnýza gelen herhangi bir musibet ellerinizle iþlediklerinizden ötürüdür. o, yine de çoðunu affeder''[Þura 30] buyurmaktadýr. bu da ellerimle iþlediklerimden ötürüdür. diðer gunahlarýmý da allah affetsin.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9501- müseyyib b. rafý' bildiriyor: ebu bekr es-sýddik: "müslüman kiþi insanlar arasýnda gunahsýz bir þekilde dolaþýr" dedi. kendisine: "ey ebu bekr! niye ki (nasýl olur)i" denilince: "bu, baþýna gelen bir musibetle, kendisine vuran bir taþla, kendisine batan bir dikenle ve ayakkabýsýnýn baðýnýn kopmasýyla (bunlarýn gunahlarýna kefaret sayýlýnasýyla) olur" karþýlýðýný verdi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9502- Ýbn mes'ud der ki: "Þu kendisinden hoþlanýlmayan ölüm ve fakirlik ne güzel þeydir. allah'a yemin ederim ki, dünyada insan ancak ya zengin ya da fakir olur. ben bunlardan hangisiyle imtihan olunursam olayým aldýrmam. zira zenginlikte þefkat, fakirlikte ise sabýr vardýr."

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9503- ebu zabyan der ki: alkame b. kays'ýn yanýnda mushaflarý mütalaa ediyorduk. "baþa gelen hiçbir musibet allah 'ýn izni olmaksýzýn olamaz; allah'a kim inanýrsa onun gönlünü doðruya yöneltir"[teðabun 11] ayetine geldiðimizde, kendisine bunun açýklamasýný sorduk. bunun üzerine o: "burada baþýna bir musibet geldiðinde onun allah'tan olduðunu bilen ve allah'ýn emirlerine boyun eðerek ona razý olan kiþi kastedilmektedir" dedi.

bu hadis Ýbn mes'ud kanalýyla da rivayet olundu.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. hakim, müstedrek (2/484),

 

 

 

9504- zünnun der ki: "Þu üç þey hidayet bayraðýdýr. musibet anýnda istirca etmek, verilen nimetlerde (allah'ýn emrettiði doðrultuda harcamalar yaparak allah'ýn emirlerine) itaat etmek ve bir þey verirken baþa kakmamaktýr."

 

 

 

9505- hiþam b. urve, babasýndan bildiriyor: kendisi, velid b. abdilmelik'i ziyaret etmek için gitmek üzere yola çýkmýþtý. kura vadisine geldiði zaman ayaðýnda bir rahatsýzlýk belirdi ve kangren oldu. bineklede yola çýkmýþlardý. kendisini bir bineðe birinin karþýsýnda bindirmek istediklerinde bunu kabul etmedi. sonra onu ikna ettiler ve kendisine ait bir deveye bindirdiler. daha önce bineðe bu þekilde hiç binmemiþti. sabahladýðý zaman: "allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artýk onu tutacak {engelleyecek} yoktur"[fatýr 2] ayetini okudu. ayeti bitirdiði zaman: "allah bu ümmete bu binekleri vermiþtir ki asla þükrünü eda edemezler" dedi. velid'in yanýna ulaþana kadar ayaðýndaki aðrý daha da artmýþtý.

 

velid onu görünce: "ey ebu abdillah! onu kes, ben yaranýn daha yukarý çýkmasýndan korkuyorum" deyince: "Ýstediðini yap!" karþýlýðýný verdi. velid onun için doktor getirdi. doktor: "(ayaðýnýn uyuþmasý için al þu) uyuþturucuyu iç" deyince, urve: "ben asla uyuþturucu içmem" karþýlýðýný verdi. doktor onu kontrol ettikten sonra yaradan bir þey kalýr korkusuyla saðlam kýsýmdan da biraz olmak üzere keseceði yeri belirledi. sonra bir testere alýp onu ateþe tuttu. sonra urve o ayaðý üzerine aðýrlýðýný verdi ve doktor baldýrýnýn ortasýndan ayaðýný kesti. urve sürekli olarak: "güzel güzel" diyordu. velid: "ben bu yaþlýdan daha sabýrlý birini görmedim" dedi.

 

urve'nin o yolculuðunda muhammed adýndaki bir oðlu ölmüþtü. gece atlarýn bulunduðu yere girince bir katýr onu tepmiþ ve öldürmüþtü. o oðlu, çocuklarý arasýnda en çok sevdiði idi. geri dönünceye kadar urve'den yaþadýklarý hakkýnda bir þey dediði iþitilmedi. ancak dönerken kura vadisine geldiðinde: "hakikaten þu yolculuðumuz yüzünden baþýmýza (epeyce) sýkýntý geldi. allahým! yedi oðlum vardý. onlardan bir tanesini aldýn ve altýsýný býraktýn. bana dört aza verdin, birisini aldýn ve üçünü bana býraktýn. allah'a yemin olsun ki belalara maruz býraktýn, ama sonunda afiyet verdin. bir þeyler aldýnsa da geriye bir þeyler býraktýn" dedi.

 

medine'ye geldiði zaman kavminden ata b. ebi zueyb adýnda bir adam gelip: "ey ebu abdillah! valiahi biz seninle yarýþmak veya güreþmek fikrinde deðiliz. bizim, senin görüþüne ve bizimle birlikte olmana ihtiyacýmýz vardýr. ancak maruz kaldýðýn musibetler, allah'ýn sana (ahiret için) sakladýðý þeylerdir. senden bize kalmasýný istediðimiz þey de bize kaldý" dedi.

 

tahric: Ýsnadý çokzayýftýr. Ýbn asakir, tarih (11/287) bak: zehebi, siyer (4/340).

 

 

 

9506- abdullah b. nafi' b. zueyb, babasýndan bildiriyor: urve b. ezzübeyr, velid b. abdilmelik'in yanýna geldi. ayaðý kangren olmuþtu. velid ona doktorlar göndermiþ ve doktorlar ayaðýnýn kesilmemesi halinde kendisini öldüreceði görüþüne varmýþlardý. bunun üzerine onu testereyle kestiler. urve hiçbir uzvunu hareket ettirmeden durup sabretmiþti. ayaðýný doktorlarýn elinde görünce onu isteyip aldý ve elinde çevirerek: "beni senin üzerinde yürütene yemin olsun ki, o seninle harama" veya: "masiyete yürümediðimi bilmektedir" dedi.

 

Ýsnadý meçhuldür.

 

velid (b. müslim) der ki: "abdullah b. nafi' b. zueyb'in veya dimaþk ahalisinden baþka birinin bildirdiðine göre babasý, urve'nin ayaðýnýn kesilmesi anýnda hazýr bulunmuþ ve urve böyle demiþtir. sonra urve'nin emri üzerine ayaðý yýkanmýþ, kokulandýrýlmýþ ve kýpti bir kumaþa sarýlmýþtýr. sonra onu (gömülmek üzere) müslümanlarýn mezarlýðýna göndermiþtir. "

 

 

 

9507- (kadý) Þureyh der ki: "bir musibete maruz kaldýðým zaman allah'a dört defa hamd ederim. musibetin bundan daha büyük olmamasýna hamd ederim, bu musibete karþý bana sabýr nasib ettiði için hamd ederim, uðradýðým musibetin sevabýný allah'tan ümid etmemden dolayý istirca etmeye muvaffak ettiði için hamd ederim ve musibetin dinimle ilgili deðil de, dünyamla ilgili olmasýna hamd ederim."

 

Ýsnadý çok zayýftýr.

 

 

 

9508- muhammed b. abdilvehhab el-belhi der ki: "hoþlanmadýðýn bir þeyle karþý karþýya kaldýðýnda onun sayesinden senden defedilen þeyleri düþün (erek teselli bul)."

 

 

 

9509- ebu nasr der ki: ebu bekr b. ayyaþ hasta iken yanýna hýristiyanlardan bir doktor sokuldu. bunun üzerine ebu bekr b. ayyaþ yüzünü duvara doðru çevirdi. doktor geri çýkýnca arkasýndan bakarak: "(allahým!) onun içinde bulunduðu þeyi (hýristiyanlýðý) benden uzak tuttun ya artýk bana dilediðini yapabilirsin" dedi.

 

 

 

9510- abdullah b. hubayk der ki: musa b. tarif þöyle derdi: "dünya, kiþinin her þeyini alýp ona sadece dinini býraksa artýk hiç önemli deðildir, kendisine ondan ne zarar varsa."

 

 

 

9511- avvam der ki: Ýbrahim et-teymi, bize getirildiðinde ve zindanýn kapýsýna ulaþtýðýnda kendisine: "valiye bildirmemizi istediðin bir ihtiyacýn var mýi" diye soruldu. bunun üzerine: "beni, yusuf'un sahibinden daha hayýrlý rabbin yanýnda zikret" dedi. dostlarýmýzdan bir kiþinin dediðine göre o, zindana girince hüzünlü idi. oradakilere sabretmeyi emreder ve: "kurtuluþ yakýndýr" derdi. onlar da: "eðer bizi serbest býraksalar onu terk etmezdik" derlerdi.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. abdullah b. ahmed, el-Ýlel (1/ 138).

 

 

 

9512- esma b. ubeyd der ki: hz. ebu bekr'in yanýna girdik. ebu bekr: "ey kardeþlerim! Öyle bir gece geçirdim ki bana þu ve þu deðerli þeyler verilse dahi bir daha böyle bir gece geçirmek istemem. olan bir þeyin de olmamasýný istemem" dedi.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

 

 

9513- amr b. murre der ki: rabi' b. huseym felçli olarak sabahladý.

aðzýndan sakalýna salya akmaktaydý. silmek için elini kaldýrdý ,ama buna gücü yetmedi. bunun üzerine bekr b. maiz kalkýp aðzýný sildi. rabi' ona bakarak: "ey bekr! vallahi bu bende olaný deylem'in en zenginin malý karþýlýðýnda bile deðiþmem" dedi.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. hennad, zühd (1/231).

 

 

 

9514- süfyan, babasý kanalýyla bekr b. maiz'den bildiriyor: rabi' b. huseyrrý'in yüzünde bir þey vardý. onun aðzý akardý. rabi' b. huseyrrý, bekr b. maiz'in yüzünü ekþittiðini görünce: "ey bekr! valiahi bu bende olaný allah katýnda en zenginin malý karþýlýðýnda bile deðiþmem" dedi

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. ebu nuaym, zevaid ez-zühd (99) ve fesevi, el-ma'rife (2/571).

 

 

süfyan bize þöyle bildirdi: felçli olan rabi' b. huseyrrý'e: "tedavi olsan" denilince þu karþýlýðý verdi: "böyle bir þey düþündüm, ancak ad kavmini, semud kavmini, ashabu'r-ress'i ve aralarýnda yaþayan diðer kavimleri hatýrladým. onlarýn da rahatsýzlýklarý olmuþtu ve onlarýn da tabipleri vardý. tedavi olan da tedavi eden de kalmadý, hepsi yok olup gitti."

 

 

 

9515- muhammed b. eslem bu konuda þu þiiri okumuþtur:

"tabip tabipliðiyle ve ilacýyla takdir edileni geri çeviremiyor ne oluyor da tabip geçmiþte tedavi ettiði bir hastalýkla ölüyor! nelak oldu tedavi eden de, tedavi olan da

ilacý getirip onu satan da, satýn alan da."

 

 

 

9516- hayyan b. ebhar: "bedenin hastalýða dayandýðý müddetçe hac'ý kullanma" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. taberani, m. el-kebir (4/36).

 

mahir: buradaki 'hac' dan kasýt ''haciyat'' týr. yani hastalýða sabret, özel ruhsatlara hemen baþvurma. demektir. lakin bu güç ölçüsündedir. hacciyatý terk edeyim derken din'ine zarar verme!!!

 

 

 

9517- rakabe der ki: dimas'ta bulunan Ýbrahim et-teymi'ye: "yüce allah'a dua etsen de rahatsýzlýðýný giderse" denilince: "kendisiyle sevap kazandýðým þeyi giderýnesi için allah'a dua etmekten utanýrým" karþýlýðýný verdi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9518- habib ebu muhammed el-hizzani der ki: ben hasta iken hasan beni ziyarete geldi ve: "ey habib! eðer sadece sevdiðin þeylerle sevap kazanacak olsaydýn sevabýmýz az olurdu. oysa allah cömerttir. kul hoþlanmadýðý halde onu belaya maruz býrakýr ve buna karþýlýk ona büyük sevaplar verir" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (56).

 

 

 

9519- mübarek bildiriyor: hasan( -ý basri) hastalýklardan söz etti ve:

"vallahi muslüman, ecelinin yaklaþtýrýldýðý, unutmuþ olduðu ahiretinin hatýrlatýldýðý ve yine de gunahlarýna kefaret olacak günlerden hoþlanmaz."

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9520- hatim b. biþr der ki: dedem ata el-horasani hasta olmuþ ve muhammed b. vasi' onu ziyarete gelmiþti. o, dedeme þöyle dedi: "hasan'ýn: ''kiþi malýyla sýnanýr ve sabreder. ancak onunla yüksek derecelere eriþemez. yine bedeniyle sýnanýr ve sabreder. Ýþte bununla yüksek derecelere eriþir'' dediðini iþittim." ata da birçok hastalýða yakalanmýþtý.

 

tahric: Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (80),

 

 

 

9521- Ýbrahim b. el-velid der ki: bir katýr tarafýndan tepihp te ayaðý kýrýlan Ýbrahim el-mukri'nin yanýna girdiðimde, bana: "eðer dünya musibetleri olmasaydý allah'ýn huzuruna müflis bir þekilde çýkardýk" dedi.

 

tahric: ebu nuaym, hilye (10/164).

 

 

 

9522- zünnun der ki: "Þu an sana zarar verdiðini düþündüðün þey, peþinden seni sevindiren bir þeyi getirecek se gerçekte zarar veriyor deðildir. peþinden sana zarar verecek bir þeyi getirecekse þu an seni sevindiren þey sana zarar veriyor demektir."

 

 

 

9523- ali b. assam der ki: "hoþlanmadýðý þeye sabreden kiþi, sonunda hoþlanacaðý þeylerle karþýlaþýr" denilir.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

 

 

9524- cafer el-huldi der ki: cüneyd'in: "sabýr her hayrýn anahtarýdýr" dediðini iþittim.

 

 

 

9525- muhammed b. amr der ki: Ömer b. abdilaziz'in, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) minberinde hutbe verip sabýrdan ve allah'ýn faziletli kýldýðý þeylerden bahsederek: "yüce allah kuluna dünyada bir þey verip onu geri aldýðýnda kul sabrederse, allah'ýn kendisine vereceði mutlaka aldýðýndan daha hayýrlý olur" dediðini iþittim.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9526- Ýbrahim b. edhem der ki: Ýskenderiye'ye geldim ve eslem b. zeyd el-cuheni adýnda yaþlý bir adamla karþýlaþtým. bana: "sen nerelisini" diye sorunca: "horasan ahalisindenim" dedim. bana: "dünya nimetlerini terk etmene sebep nediri" diye sorunca: "dünyadan yüz çevirmem ve sevabýný allah'tan beklememdir" dedim. bunun üzerine bana: "kul nefsini sabretmeye alýþtýrmadýkça allah'tan sevab ümid edemez" dedi. arkadaþlarýndan biri: "sabretmek nedir kii" diye sorunca: "kiþinin hoþlanýlmayan þeylere karþý kendini tahammüle alýþtýrmasýdýr" dedi. ona:

"bu sabýr deðil, gereksiz yere sabra kalkýþmaktýr" dediðimde, tuhaflaþtý ve:

"evladým! bu dediðini nereden öðrendini" diye sordu. ona: "bu, yüce allah'ýn bir lütfudur" dediðimde: "doðru söyledin. bu sabýr deðil, gereksiz yere sabra kalkýþmaktýr. evladým! benden þunu iyi öðren ve aklýnda iyice tut. bil ki kiþinin hoþlanýlmayan þeylere karþý kendini tahammüle alýþtýrmasý, zahitliðin en aþaðý mertebelerindendir. kul hoþlanýlmayan þeylere tahammül ettiði zaman da allah kalbine nur yerleþtirir" karþýlýðýný verdi. ona: "o nur nediri" dediðimde: "kalbini aydýnlatacak bir kandildir" cevabýný verdi.

 

tahric: sülemi, tabakat es-sufiyye (31- 35).

 

 

 

9527- mücahid der ki: kýyamet gününde zengin kiþi, hasta kiþi ve köle olan kiþi olmak üzere üç kiþi hesaba getirilir. yüce allah, zengine: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan neydii" diye sorunca: "ey rabbim! malýmý çoðalttýn ve ben azdým" der. bunun üzerine hz. süleyman mülküyle getirilir ve allah, o zengine: "senin malýn bunun malýndan daha mý fazlaydýi" buyurur. zengin: "hayýr onun malý daha fazlaydý" der. bunun üzerine yüce allah: "ama onun malý kendisini bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur. sonra hasta getirilir. allah: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan neydii" diye sorunca, hasta: "bedenimdeki hastalýklarla meþgul oldum" cevabýný verir. bunun üzerine hz. eyyüb hasta haliyle getirilir ve allah: "senin hastalýðýn bunun hastalýðýndan daha mý aðýrdýi" buyurur. hasta: "hayýr, onun hastalýðý daha aðýrdý" der. bunun üzerine yüce allah: "onun hastalýðý onu bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur. sonra köle getirilir. allah, köleye: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan neydii" diye sorunca: "beni köle kýldýn ve baþýma bir çok efendi musallat ettin" der. bunun üzerine hz. yusuf köleliðiyle getirilir ve allah, o köleye: "senin köleliðin bunun köleliðinden daha mý sýkýntýlýydýi" buyurur. köle: "hayýr onun köleliði daha sýkýntýlýydý" deyince, yüce allah: "onun köleliði onu bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9528- abdullah b. abbas der ki: bir defasýnda resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) bineðinin arkasýna binmiþtim. bir ara bana: "ey oðul! sana birkaç söz öðreteyim mii belki yüce allah bunlarý sana faydalý kilar'' buyurunca, ben:

"Öðret ey allah'ýn resulü!" dedim. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "yüce allah'ýn emirlerini gözet ki o da seni gözetsin! yüce allah'ýn buyruklarýna uy ki o'nu hep yanýnda bulasýn! rahat zamanlarda allah'ý an ki zor zamanlarýnda o da seni unutmasýn. bir þey isteyeceksen allah'tan iste! yardým isteyeceksen allah'tan iste! bil ki olacaklar konusunda artýk kalemler kalktý ve sahifeler de kurudu (her þey yazildý ve bitti)! bilmelisin ki tüm insanlar bir konuda sana fayda vermek için bir araya gelseler allah takdir etmemiþse bunu yapamazlar. sana bir konuda zarar vermek için de hepsi bir araya gelseler allah takdir etmemiþse bir zarar veremezler. bilmelisin ki hoþuna gitmeyen durumlarda sabretmende senin için büyük hayýrlar vardýr. bil ki zafer sabýrla gelir. ferahlýk sýkýntýlardan sonra gelir. her zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. "

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ukayli, ed-duafa (3/178) ve taberani, m. el-kebir (11/223).

 

 

 

9529- Ýbn abbas der ki: bir defasýnda çocuk iken allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna gittim. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bana þöyle buyurdu: "ey oðul! yüce allah'ýn emirlerini gözet ki, o da seni gözetsin! yüce allah'ýn buyruklarýna uy ki o'nu hep yanýnda bulasýn' rahat zamanlarda yüce allah'ý an ki zor zamanlarýnda o da seni unutmasýn. bil ki senin hakkýnda yazilmamýþ olan þey baþýna gelmez. sana takdir edilen de seni atlayýp (baþkalarýna) gitmez. bilmelisin ki tüm yaratýklar sana bir þey vermek için bir araya gelseler yüce allah vermek istemiyorsa bunu yapamazlar. seni bir þeyden men etmek için de hepsi bir araya gelseler yüce allah vermek istiyorsa yine bunu yapamazlar. bil ki kýyamete kadar olacaklar konusunda artýk kalemler kalktý ve sahifeler de kurudu (her þey yazýldý ve bitti)! bir þey isteyeceksen yüce allah 'tan iste! sýðýnacaksan allah'a sýðýn. bil ki zafer sabýrla gelir. ferahlýk sýkýntýlardan sonra gelir. her zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ukayli, ed-duafa (3/397) ve taberarri, m. el-kebir (11/223), hakim, müstedrek (3/624) ve kudai, müsnedü'þ-Þihab (1/435).

 

 

 

9530- ebu derda der ki: "bolluk zamanýnda çokça dua eden kiþinin darlýk zamanýnda duasý kabul görür. kapýyý çok çalan kiþiye de kapý açýlýr. ''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9531- ali b. ebi talib'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"sabýrla rahatlýða kavuþmayý beklemek ibadettir" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

beyhaki der ki: Ýbn biþran'ýn rivayetinde: "allah'tan gelecek rahatlýðý beklemek ibadettir. her kim de allah'tan gelen az rýzka razý olursa allah da onun az ameline razý olur" þeklindedir.

 

 

 

9532- Ýbn abbas'ýn bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "ibadetlerin en üstünü, (bir zorluk esnasýnda) rahatlýðýn geleceðini ümid etmektir" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr, Ýbn adiy, el-kamil (2/637),

 

 

 

9533- enes'in bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah 'tan gelecek rahatlýðý beklemek, ibadettir" buyurmuþtur.

beyhaki der ki: "bu mürsel bir hadistir."

 

tahric: Ýsnadý hasendir, ancak beyhaki'nin dediði gibi mürsel bir hadistir.

 

 

 

9534- enes'in bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "gelecek rahatlýðý beklemek ibadettir" buyurmuþtur.

beyhaki der ki: "süleyman b. seleme el-habairi bunu musned olarak rivayet etmiþtir. ancak önceki hadiste geçtiði gibi mürsel olmasý daha uygundur."

 

tahric: Ýsnadý çokzayýftýr.Ýbn adiy, el-kamil (2/508, 3/1141) ve hatib, tarih (2/155),

 

 

 

9535- Ýbn mes'ud'un bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah'ýn fazlýndan isteyin. zira allah, kendisinden istenmesini sever. ibadetlerin en üstünü de (sýkýntý sonrasý) gelecek rahatlýðý beklemektir" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý zayýftýr. taberani, m. el-kebir (10/124 (10088) ve m. el-evsat (2/15).

 

beyhaki der ki: "hammad b. vakýd bunu rivayet te tek kalmýþtýr ve kendisi rivayette güçlü biri deðildir."

 

 

 

9536- abdullah b. ubeyd b. umeyr, babasýndan bildiriyor: hz. musa: "ey rabbim! Ýbrahim'e, Ýshak'a ve yakub'a ne verdini" deyince allah þöyle buyurdu: "Ýbrahim, beni her þeyden üstün tuttu ve hep beni tercih etti. Ýshak ise kendi canýný bana kurban etti. canýný kurban eden kiþi baþka þeylerde daha da cömerttir. yakub'a da ne kadar bela verdiysem benim hakkýmda hüsnü zanný daha fazla oldu.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9537- hasan( -ý basri) der ki: "yüce allah onu (Ýbrahim'i) yýldýzlarla sýnadý. sabrettiðini görünce de onu övdü ve tamamlayýp bunlarý ona öðretti. ''

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn cerir, tefsir (1/527) ve ebu ubeyd, el-hutab ve'l-mevaiz (126).

 

 

 

9538- abdullah b. zeyd b. eslem, babasý eslem'den bildiriyor: ebu ubeyde (müslümanlarla birlikte rumiarýn karþýsýnda) sýkýntýya düþünce, Ömer kendisine þöyle bir mektup yazdý: "mümin kul ne kadar sýkýntýlý bir duruma maruz kalsa da yüce allah mutlaka ona bir çýkýþ yolu gösterir. bir zorluk da iki kolaylýða (zafer veya þahadete) üstün gelecek deðildir. yüce allah da: "ey iman edenler! sabredin, sebat gösterin, nöbet bekleyin ve allah'tan korkun ki baþarýya eriþebilesiniz"[al-i Ýmran 200] buyurmuþtur.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-perec ba'de'þ-Þidde (sh. 24), Ýbn ebi Þeybe, musannef (5/335, 13/3738, ebu davud, zühd (80), hakim, müstedrek (2/300, 301) ve malik, muvatta (sh. 446).

 

 

 

9539- muaviye b. kurra, kendisine anlatan birinden bildiriyor: abdullah b. mes'ud: "Þayet zorluk bir deliðe girecek olsa, kolaylýk da onunla birlikte o deliðe girer" dedi. sonra da: "yüce allah: "elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr"[Ýnþirah 5,6] buyurmaktadýr" dedi.

bu hadis baþka bir kanalla merfu olarak zikredilmiþtir ve zayýf bir hadistir.

 

tahric: Ýsnadý meçhuldür. Ýbn ebi dünya, el-ferec ba'de'þ-Þidde (sh. 24), Ýbn cerir, tefsir (30/236) ve taberani, m. el-kebir 10/85 (9977).

 

 

 

9540- enes b. malik der ki: bir defasýnda resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) otururken yan tarafýnda bulunan bir deliði göstererek: "Þayet zorluk bir deliðe girecek olsa, kolaylýk o deliðe girip onu oradan çýkarýr!" buyurdu. bunun üzerine yüce allah: "elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr''[Ýnþirah s,6] ayetlerini indirdi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

beyhaki der ki: "humeyd bunu rivayette tek kalmýþtýr. ancak bir sonraki hadiste geçtiði üzere mürsel olarak rivayet edilmiþtir."

 

 

 

9541- eyyub bildiriyor: hasan(-ý basri): "muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr"[Ýnþirah 6] buyruðunu açýklarken þöyle dedi: bir gün hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sevinçli ve neþeli bir þekilde gülerek dýþarýya çýktý ve þöyle buyurdu: "bir zorluk iki kolayilða galip gelecek deðildir. zira yüce allah: ''elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr''[Ýnþirah 5,6] buyurur.''

 

tahric: Ýsnadýnda hakim'in tanýmadýðým hocasý vardýr ve hadis mürseldir. Ýbn adiy, el-kamil (2/694) ve hakim, müstedrek (2/255).

 

 

 

9542- muhammed b. amir el-belhi bu konuda þu þiiri okumuþtur: "ey nuh'un ve ailesinin üzerinden üzüntüyü gideren! ey yunus peygamber'in üzerinden üzüntüyü gideren! ey her sýkýntýda olanýn mevlasý!

ey musa'ya ve kabilelerine denizi ikiye yaran! ey yakub'un ev halkýndan hüznü gideren! ey ateþi Ýbrahým'e soðuk kýlan!

ey hastalýklarý eyyub'un üzerinden kaldýran! tabipler hastalýklarda hiç bir fayda veremez hakýki tabip sensin, kimse seni yenemez."

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9543- ahmed b. yahya bu konuda þu þiiri okumuþtur:

"refah ve bolluk kapýsýnýn anahtarý sabýrdýr

her zorlukla birlikte bir de kolaylýk vardýr.

zaman geçip gider de her þey bir fani olur

her halden sonra baþka bir durum hasýl olur.

hoþlanýlmayan her þeyi alýp da yok eder bu geceler

kendisinde hayrýn da, þerrin de yok olduðu geceler.

nasýl olur durum ayný kalýr her þey biterken

gün ve ay peþ peþe akar gibi geçip giderken.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9544- muhammed b. el-hüseyn der ki: kasým b. muhammed b. cafer sýk sýk þu þiiri okurdu:

"belki de kalýcý deðildir gördüðün bu þey de

belki zamanla refaha eriþtiðini görürsün.

belki bir gün allah bir rahatlýk ihsan eder de

allah'ýn yaratýklarý için her gün bir hal üzere olduðunu görürsün.

eðer bir zorluk gelirse baþýna kolaylýðý ümid et arkasýnda

zira allah, kolaylýðý takdir etmiþtir her zorluk sonrasýnda."

 

tahric: Ýsnadýnda Ýbn ebi dünya'nýn tanýmadýðým hocasý vardýr.

 

 

 

9545- Ýbrahim b. mes'üd der ki: medine tüccarlarýndan bir adam cafer b. muhammed'in yanýna gider gelirdi ve bazen onunla ortaklýk ederdi. cafer, onun durumunun güzel olduðunu düþünüyordu. adamýn durumu kötüye gidip (bir gün) cafer b. muhammed'e yakýnmalarda bulununca, cafer þu þiiri okudu:

"iþlerin bir gün ters gitse bile korkma

zaman uzundur bir gün gelir de belki her þey iyiye gider,

Ümitsizliðe de kapýlma, çünkü ümitsizlik küfürdür

belki de t\liah azla da olsa muhtaç býrakmaz senin halini iyi eder.

rabbin hakkýnda sui zanda bulunup hakkýn yok alýnmaya

zira en layýktýr t\liah, hakkýnda hüsnü zanda bulunmaya."

bunun üzerine adam: "ben onun yanýndan insanlarýn en zengini olarak çýktým" dedi.

 

 

 

9546- yunus b. habib der ki: ebu amr b. el-ala bana þöyle dedi: (zalim lakaplý vali) haccac zamanýnda san'a'da zorluklar ve sýkýntýlar içinde idik. (bir gün) birinin:

"nefislerini kerih görüp sevmediði bir çok þeyler bulunur

kiþi bundan devenin baðýndan kurtulmasý gibi kurtulur" dediðini iþittim. bunun üzerine bu kiþinin sözlerini (umumu ilgilendiren) bir kurtuluþ olarak yorumladým. o sýrada bir kiþinin: "haccac öldü" dediðini iþittim. haccac'ýn ölümüne mi yoksa adamýn okuduðu o beyte mi daha çok sevinmekteydim bilemedim."

 

 

 

9547- muhammed b. el-hüseyn der ki: deli birinin çocuklardan kaçarak mescide sýðýndýðýný gördüm. adam gelip mescidin bir köþesinde oturunca çocuklar daðýlýp gitti. bunun üzerine bu deli kiþi: "durum kötü oldu mu rahatlýðý bekle, çünkü zamanýdýr

en zor þey ise rahatlýða kavuþmanýn yakýn olma anýdýr" diyerek kalktý.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn ebi dünya, el-perecu ba' de'þ-Þidde (sh. 43).

 

 

 

9548- hüseyn b. abdirrahman bildiriyor: bir þeyden dolayý kral, veziri görevinden atmýþtý ve vezir bu duruma çok üzülmüþtü. vezir, bir gece yolculukta iken bir adamýn þu beyiti okuduðunu iþitti: "seni iyiliklere alýþtýrýp sýhhatli kýlan rabbin hakkýnda hüsnü zanda bulun zira geçmiþte sana yeten rabbin mutlaka sana gelecekte de yetecektir. bunun üzerine vezir rahatladý ve bu kiþiye on bin dirhem verilmesini emretti.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-perecu ba'de'þ-Þidde (sh. 43).

 

 

 

9549- ebu bekr b. ebi dünya der ki: kureyþli bir adam bana þu þiiri okudu:

"rabbinin þimdi ve geçmiþte sana verdiði nimetlerin

sayamayacaðýn kadar çok olduðunu görmez misini

sen dertleri sormaktasýn, hiçbir þeyin kalýcý olmadýðý gibi

dertlerinin de kalýcý olmadýðýný bilmez misini

belki bundan sonra dertlerinden yana

allah rahmet bakýþýyla bakacak sana."

 

 

 

9550- ebu'i-hasan ali b. bekran el-vasiti der ki: ali b. mehdi bize þu

þiiri okudu:

"belki içinde bulunduðun bu sýkýntýnýn ardýndan

yakýn bir zamanda bir rahatlama vardýr.

belki korkan kiþinin güvende olmasý, esirin esaretinin bitmesi,

belki de uzaklarda gurbette olan kiþinin ailesine dönmesi vardýr.

keþke rüzgarlar hizmetimizde olsaydý

oisaydý da ihtiyaçlarýmýzý karþýlasaydý.

keþke kuzey rüzgarý gelip haber verse bize ailemizden

keþke güney rüzgarý da bildirse ailemize bizden.

bu günün sadece ilki geçip gitmiþ olsa bile yarýnýn sabahý bekleyeni için yakýndýr."

 

 

 

9551- halladi der ki: semmi bize þu dizeleri okudu ve bunlarýn ali b. ebi talib'e ait olduðunu söyledi: "belalar içindeyken sana kaç mutluluk geldi. bela beklerken de sana kaç defa sevinç geldi.''

 

 

 

9552- verýze b. muhammed el-gassani bildiriyor: salim b. hüseyn'in þöyle dediðini iþittim: "köþklerden bir köþkte þu beyiti okudum:

 

 

 

395

 

 

 

"allah bir ihtiyacý müyesser kýlmak istediði zaman Ümitsizliðin içinden bir çýkýþýn olduðunu görürsün." salim yine bana þu beyiti okudu:

"bazý ihtiyaçlar imkansýz hale gelirken

bazýlarý da ümidi kesmiþken çýkagelir."

salim yine bana þu beyitleri okudu:

"dünyada kulu üzen hiç bir hüzün yoktur ki

mutlaka onun bir rahatlýk anahtarý vardýr.

dünyada içi sýkýlmýþ bir þekilde dolaþýrken kul

o halinden nasýl kurtulacaðýný düþünmesi vardýr.

belki de rabbinden bir nimet ile eriþir sabaha

bir de bakar ki kurtulmuþ ve ermiþ refaha.''

 

 

 

9553- ebu cafer muhammed b, hatim el-kuþti bildiriyor: abd b. humeyd, kendisine iþlerinin ters gitmesinden þikayette bulunan bir adama þöyle dedi:

"ey sýkýntýlar içinde sabahý eden kiþi

darlandýðýnda inþirah suresi'ni okumayý unutma.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9554- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "hastalan ziyaret edin ve size dua etmelerini söyleyin. zira hasta kiþinin duasý, kabul edilmiþ ve gunahlarý baðýþlanmýþtýr. ''

 

Ýsnadý çok zayýftýr.

 

 

 

9555- Ýbn abbas'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"hastanýn iyileþinceye kadar duasý geri çevrilmez" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (70).

 

 

 

9556- ubeydullalý b. ebi salih der ki: ben hasta iken tavus yanýma girdi. ona: "ey ebu abdirralýman! bizim için dua et" dediðimde: "sen kendin için dua et. zira allah darda olan kiþinin duasýný kabul buyurur" karþýlýðýný verdi.

 

 

 

9557- kurdus et-teðlibi der ki: Ýncil'i okurken: "allah, kuluna hoþlanmadýðý bir iþ verir ve kendisine nasýl yakaracaðýna bakmayý sever" yazýlý olduðunu gördüm.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (94).

 

 

 

9558- süfyan b. uyeyne der ki: muhammed b. ali, muhammed b. elmünkedir ile karþýlaþtý ve: "ne oluyori seni üzüntülü görüyorum" dedi. ebu hazým: "kendisine aðýr gelen bir borçtan dolayý öyle" deyince, muhammed b. ali: "o, dua etmeye baþladý mýi" diye sordu. ebu hazým: "evet" karþýlýðýný verince, muhammed b. ali: "her ne olursa olsun kulun rabbine daha çok dua etmesine vesile olan ihtiyaç bereketli bir ihtiyaçtýr" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-perec ba' de'þ-þidde (sh. 22).

 

 

 

9559- Ýbn uyeyne der ki: ''kulun hoþlanmadýðý bir þey kendisi için sevdiði þeyden daha hayýrlýdýr. Çünkü hoþlanmadýðý þey onu dua'ya yöneltir. sevdiði þey ise oný oyalayýp dua'dan alýkoyar.''

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-perec ba'de'þ-þidde (sh. 22).

 

 

 

9560- said b. abdilazýz'in bildirdiðine göre hz. davud: "duayý bela ile ettiren allah'ý bütün eksikliklerden tenzih ederim. Þükrü de bela ile ettiren allah'ý bütün eksikliklerden tenzih ederim" dedi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn ebi dünya, el-perec ba' de'þ-þidde (sh. 22).

 

 

 

9561- sabit der ki: bize ulaþan habere göre yüce allah, cibril'i insanlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamak ile görevlendirmiþtir. mümin kimse dua ettiði zaman, allah: "ey cibril! onun ihtiyacýný (hemen) verme. çünkü onun dua etmesini seviyorum" buyurur. kafir kimse dua ettiði zaman da: "ey cibril! onun ihtiyacýný hemen ver. çünkü onun dua etmesini sevmiyorum" buyurur.

bu hadis bu þekilde bilinmektedir ve bir sonraki hadiste resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) isnad edilerek te rivayet edilmiþtir.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuaym, hilye (2/327, 328).

 

 

 

9562- cabir'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "cibril, insanlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamak ile görevlendirilmiþtir. mümin kulu dua ettiði zaman, allah: ''ey cibril! kulumun bu ihtiyacýný (hemen) verme. Çünkü onun sesini seviyorum'' buyurur. kafir kulu dua ettiði zaman da: ''ey cibril! bu kulumun ihtiyacýný hemen ver. Çünkü ne onu, ne de sesini sevmiyorum'' buyurur.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9563- sabit der ki: ubeydullah b. ziyad, safvan b. muhriz'in yeðenini alýp hapsetti. safvan ne kadar ileri gelenleri görüp onun iyi olduðunu söylediyse de bir iþe yaramadý. o gece namazgahýnda geceledi. rüyasýnda kendisine bir kiþi gelip: "kalk ey safvan! doðru yoldan ihtiyaçlarýný iste" dedi. bunun üzerine safvan korkulu bir þekilde kalktý ve abdest alýp namaz kýldý. sonra da dua etti. bu sýrada yeðeni kapýyý çalmaya baþladý. "kim oi" diye seslenince, yeðeni: "ben filaným" karþýlýðýný verdi. safvan: "seni bu saatte çýkarýp getiren nediri" diye sorunca þu karþýlýðý verdi: "emir gece yarýsý kalkýp meþalelerin yakýlmasýný ve polislerin gelmesini istedi. hapishanelerin kapýlarý açýldý ve: "safvan'ýn yeðeni neredediri onu serbest býrakýn. zira onu hapsettiðim geceden beri gözüme uyku girmedi" dedi."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuaym, hilye (2/214, 215).

 

 

 

9564- muhammed b. mahmud es-semerkandi der ki: yahya b. muaz errazi'nin þöyle dua ettiðini iþittim: "sabrým tükendi ve göðsüm daraldý. baðýþlamana ihtiyacým ve rahmetine arzum çoðaldý. ben ihtiyacýmdan dolayý çokça dua ettim. sen de dilersen dualarýmý kabul buyurursun. bana merhamet etmeyecek misini ben sana muhtacým ve ihtiyacýmda sana güvenmekteyim. senden baþka sýðýnacak bir ilahým yoktur. senden baþka kendisine güveneceðim bir ortaðýn da yoktur. senden istiyorum ey merhametlilerin merhametlisi! beni en kýsa zamanda rahatlýða kavuþtur."

 

 

 

9565- muhammed b. amr b. alkame bildiriyor: Ömer b. abdilaziz'in:

"yüce allah bir kula verdiði nimeti ondan çekip aldýðýnda, kul buna karþýlýk sabrederse allah ona aldýðýndan daha güzelini verir" dediðini, sonra da: "sabredenlere, mükafatlarý hesapsýz ödenecektir"[zümer 10] ayetini okuduðunu iþittim.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ebu nuaym, hilye (5/298) ve Ýbnu'l-cevzi, siretu Ömer b. abdilaziz (sh. 177).

 

 

 

9566- fayd b. Ýshak der ki: fudayl b. Ýyad'a: "sabretmenize karþýlýk selam sizlere"[ra'd 24] buyruðu hakkýnda sorulunca: "burada, hoþlanýlmayan þeylere karþý tahammül göstermeniz ve dünyada lezzetlere karþý sabretmeniz kastedilmektedir" dedi.

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9567- zünnun der ki: "sabrýn en üstünü gunah olan þeylere karþý koymada gösterilen sabýrdýr.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9568- seri der ki: "Ýnsanlarýn en sabýrlýsý hak olan bir konuda sabreden kiþidir. ''

 

 

 

9569- ebu derda der ki: "ey insanoðlu! Þu üç þey iþinin özüdür: bunlar, uðradýðýn belalardan yana þikayette bulunmaman, acýlarýný baþkalarýna anlatmaman ve kendi dilinle kendini küçük düþürmemendir."

 

tahric: Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr. ebu nuaym, hilye (1/223,224).

 

 

 

9570- abdussamed b. ma'kil der ki: vehb b. münebbih'in þöyle dediðini iþittim: "tevrat'ta peþ peþe gelen dört satýrý okudum, þöyle yazýyordu: "baþýna gelen bir musibetten ötürü þikayetçi olan kiþi, rabbini þikayet etmiþ olur. bir zengine boyun eðen kimsenin dininin üçte ikisi gider. dünyada kaçýrdýðý fýrsatlardan ötürü üzülen kimse, rabbinin takdirine kýzmýþ olur. allah'ýn kitab'ýný okuyup da allah'ýn kendisini baðýþlamayacaðýný zanneden kiþi, allah'ýn ayetleriyle alayedenlerdendir."

 

tahric: ebu nuaym, hilye (4/38).

 

beyhaki der ki: "bu hadis baþka bir kanalla resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) isnad edilerek rivayet edilmiþtir ve güçlü deðildir."

 

 

 

9571- enes b. malik'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "dünya iþleri için üzüntülü olarak sabahlayan kimse, allah'a kýzarak sabahlamýþ olur. baþýna gelen bir musibetten ötürü þikayetçi olan kimse, rabbini þikayet etmiþ olur. ondan bir þeyler elde etmek için zengine boyun eðip küçülen kimsenin, allah amelinin üçte ikisini giderir. kim kendisine kuran verildiði halde cehenneme girerse allah onu (rahmetinden) uzaklaþtýrsýn. ''

beyhaki der ki: "vehb b. raþid bunu bu isnadla rivayette tek kalmýþtýr.

baþka bir kanalla da zayýf olarak rivayet edilmiþtir."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn hibban, el-mecruhin (3/33) ve Ýbn adiy, el-kamil (7/2529,2530).

 

 

 

9572- Ýbn mes'üd'un bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "dünya iþleri için üzüntülü olarak sabahlayan kimse, allah'a öfkeyle sabahlamýþ olur. baþýna gelen bir musibetten ötürü þikayetçi olan kimse, rabbini þikayet etmiþ olur. zengin birinin yanýna girip ona boyun eðen kimsenin dininin üçte ikisi gider. kuran'ý okuyup da cehenneme giren kiþi. allah'ýn ayetleriyle alayedenlerdendir. ''

 

tahric:  Ýsnadý çok zayýftýr. hatib, tarih (4/368).

 

 

 

9573- ferkad der ki: tevrat'ta þöyle bir yazý okudum: "dünya iþleri için üzüntülü olarak sabahlayan kimse allah'a kýzarak sabahlamýþ olur. zengin biriyle oturup ona boyun eðen kimsenin dininin üçte ikisi gider. baþýna gelen bir musibeti insanlara þikayet eden kimse, rabbini þikayet etmiþ olur.''

 

tahric: Ýçinde hadir b. eban'ýn bulunmasýndan dolayý isnadý zayýftýr. abdullah b. ahmed, zevaid ez-zühd (sh. 327) ve ebu nuaym, hilye (3/45,46).

 

 

 

9574- Ýbn Ömer der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa gelen musibetleri ve hastalýklarý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir" buyurdu. ayrýca musibeti yayan kimsenin sabretmemiþ olduðundan da bahsetti.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. ebu nuaym, hilye (8/197) ve zikru ahbar isbehan (2/42).

 

 

 

9575- Ýbn Ömer der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa gelen musibetleri, hastalýklarý ve verilen sadakayý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir" buyurdu.

beyhaki der ki: "bu hadis abdullah b. abdilaziz kanalýyla babasýndan rivayet olunmuþtur."

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (3/1088) ve Ýbn hibban, el-mecruhin (2/132).

 

 

 

9576- Ýbn Ömer'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa

gelen hastalýklarý gizli tutmak iyilik hazinelerindendir" buyurmuþtur.

 

Ýsnadý çok zayýftýr.

 

 

 

9577- Ýbn Ömer'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''verilen sadakayl. baþa gelen musibeti ve hastalýklarý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir. bunlarý yayan kimse de sabretmemiþ olur" buyurmuþtur.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (3/1088, 5/1934).

 

 

 

9578- ahi b. abdirralýman b. yakub der ki: bize ulaþan habere göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Üç þey iyilik hazinelerindendir. bunlar verilen sadakayý gizli tutmak, baþa gelen musibeti ve hastalýklarý gizli tutmaktýr" buyurmuþtur.

 

 

 

9579- hasan el-basri der ki: "kim bir belaya maruz kalýr ve üç gün boyunca bunu kimseye þikayette bulunmazsa allah onu rahmetiyle mükaf atlandýrýr. ''

 

tahric: Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (127).

 

 

 

9580- Ýbn abbas'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Üç gün boyunca yokluða sabreden hiçbir ev halký yoktur ki, allah onlara rýzýklarýný vermiþ olmasýn" buyurmuþtur.

beyhaki der ki: "Ýsnadý zayýftýr. baþka bir kanalla da zayýf olarak rivayet edilmiþtir. "

 

tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. Ýbn hibban, el-mecruhin (3/163).

 

 

 

9581 - Ýbn abbas'ýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "kim aç kalýr veya muhtaç duruma düþer ve bunu insanlardan gizli tutarsa, artýk allah'ýn, o kimseye helalden bir yýllýk rýzkýný vermesi üzerine hak olur. ''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9582- yaküb b. ata bildiriyor: ata mescide gitmek istediði zaman giysisini giyer ve yanýnda kimsenin olmadýðýný düþünürdü. çünkü onun bir gözü görmezdi. bir gün kendisine: "babacýðým! sanki þu gözünden rahatsýz gibisin!" dediðimde: "bunu anladýn mýi" dedi. ona: "evet" dediðimde: "kýrk yýldan beri o gözümle görmüyorum ve annen bundan haberdar olmadý" karþýlýðýný verdi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9583- muðire der ki: "(bir gün) ahnef b. kays'ýn yeðeni diþinin aðrýsýndan yakýnmada bulundu. oysa ben otuz yýldan beri bir gözümle görmüyorum ve bunu kimseye söylemedim.''

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn asakir, tarih dimaþk (7/19).

 

 

 

9584- ali b. assam der ki: fudayl b. Ýyad hasta oðlu ali'nin yanýna girdi. oðlu inlemekteydi. ona: "Ýnliyor musuni Ýnleme!" dedi, bunun üzerine oðlu ölene kadar bir daha inlemedi.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

 

 

9585- ali b. assam der ki: fudayl b. Ýyad hasta oðlunun yanýna girdi.

oðlu inlemekteydi. ona: "evladým! seni hasta eden allah'týr, inleme!" dedi. bunun üzerine oðlu bir çýðlýk atarak bayýlýnca, fudayl, ona: "oðlum! oðlum!" diye seslendi. oðlu ölene kadar da bir daha inlemedi.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

 

 

9586- ebu osman der ki: ebu hafs ile birlikte hasta birinin yanýna girdim. hasta: "ah ah!" diye inleyince, ebu hafs: "kimden ahlýyorsuni" dedi. hasta acýsýný bastýrýp susunca ebu hafs: "ne ile sabrediyorsuni" dedi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn cerir, sifatu's-safva (4/119). 

 

 

 

9587- mincab der ki: adamýn biri Þerik'e: "kendini nasýl hissediyorsuni" diye sorunca: "kendimi hasta olan, ancak yüce allah'a þikayette bulunmayan biri olarak hissediyorum" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. yahya b. main, tarih (2/251, 252).

 

 

 

9588- halef b. havþeb bildiriyor: hasan el-basri: "Ýnsan gerçekten rabbine karþý pek nankördür"[adiyat 6] ayetini açýklarken: "burada kiþinin baþýna gelen musibetleri zikredip (allah'ýn verdiði) nimetleri unutmasý kastedilmektedir" dedi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (222) ve Ýbn cerir, tefsir (30/278) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (8/603).

 

 

 

9589- süfyan'ýn bildirdiðine göre fakihlerden bir kiþi: "baþýna gelen musibetten ve sana acý veren bir þeyden bahsetmemen, nefsini de temize çýkarmaman sabýrdandýr" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l- keffarat (223).

 

 

 

9590- Ýbn avn der ki: "muhammed b. sirin rahatsýz olduðu zaman bu hastalýðýndan kimseye bahsetmezdi. bazen de sadece bilgi vermek için dile getirirdi. ''

 

tahric: ravileri güvenilirdir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l- keffarat (182). 

 

 

 

9591- rabi' b. külsum der ki: diþi aðrýyan hasan(-ý basri)'nen yanýna girdik. o: "baþýma bu dert geldi. sen, merhametliterin en merhametlisisin"[enbiya 83] diyordu.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9592- nadr b. Ýsa b. yahya der ki: bir adam, ebu abdillah es-saci'ye þöyle dedi ve ben onu iþitiyordum: "ey ebu abdillah! (Üzerindeki hastalýk veya sýkýntýya) razý olan kiþi (bunun üzerinden giderilmesini) ister mii" dedi. ebu abdillah: "durumunu arz eder" deyince, adam: "mesela ne gibii" deyince, ebu abdillah: "hz. eyyüb'un: ''baþýma bu dert geldi. sen, merhametlilerin en merhametlisisin''[enbiya 83] demesi gibi" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: ebu nuaym) hilye (10/310).

 

 

 

9593- ali b. assam der ki: peygamberlerin duasý: ''rabbim! doðrusu bana indireceðin hayra muhtacým"[kasas 24] ''eðer beni baðýþlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uðrayanlardan olurum!''[hud 47], "senden baþka tanrý yoktur, sen münezzehsin, doðrusu ben haksýzlýk edenlerdenim"[enbiya 87] þeklindedir.

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9594- muhammed b. vasi': "allah'tan razý olmuþ bir þekilde aç olarak akþamlayan ve aç olarak sabahlayan kimseye ne mutlu!" demiþtir.

 

 

 

9595- yusufb. el-hüseyn der ki: zünnun el-mýsri'nin: "Þaþýlacak þey bir musibete maruz kalýp da sabretmek deðildir. Þaþýlacak þey bir musibete maruz kalýp da ona razý olmaktýr" dediðini iþittim.

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9596- ebu hamid ahmed b. yusuf el-aþkar der ki: muhammed b.

hamdun el-kadi'nin, ebu hafs el-kebir'e: "mürid kiþi kimdiri" dediðini iþittim. bunun üzerine o: "utbe'yi geçmeyen kimse mürid sayýlmaz" deyince: "utbe nediri" diye sordu. ebu hafs el-kebir: "varlýðý yoklukta bilen, zenginlikle uzaklaþmaktan korkan, allah'ý insanlarýn bulunmadýðý yerde zikreden ve lezzetin tadýný sýkýntýlarda bulandýr" karþýlýðýný verdi.

 

ravileri güvenilirdir.

 

 

 

9597- yunus b. meysere der ki: "dünyada zahidlik, ne helal olan bir þeyi haram kýlmakla,ne de malý zayi etmekledir. dünyada zahidlik, allah katýnda olan nimetlere kendi elinde olandan daha fazla güvenmendir. musibete maruz kalma ve kalmama durumunda halinin bir olmasýdýr. hak uðruna seni kýnayanla öven kimsenin bir olmasýdýr.''

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9598- beyhaki der ki: amr b. vakýd bunu yunus b. meysere kanalýyla ebu Ýdris'ten, o da ebu'derda'dan, o da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir musibete maruz kaldýðýn zaman onun sevabýný ümid ederek o musibetten kurtulmaktan fazla sürekli o musibetin üzerinde kalmasýný istemendir" þeklinde rivayet etmiþtir.

 

tahric: Ýsnadý çakzayýftýr. tirmizi 4/571 (2340) ve Ýbn mace 2/1373 (4100).

 

 

 

9599- ebu red. bildiriyor: hasan( -ý basri): "sizi birbiriniz için imtihan aracý kýldýk"[furkan 20] buyruðunu açýklarken þöyle dedi: fakir kiþi: "allah dileseydi beni de filan kiþi gibi zengin kýlardý" der. hasta kiþi: "allah dileseydi beni de filan kiþi gibi saðlýklý kýlardý" der. ama olan kiþi ise: "allah dileseydi beni de filan kiþi gibi gören biri kýlardý" der.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn cerir, tefsýr (18/194) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (6/243).

 

 

 

9600- hasan(-ý basri) der ki: "bu hakikat insanlarý yorgun býraktý ve þehvetleri ile arasýný ayýrdý. bu hakikate sabreden kimse, bunun fazlýný bilen ve akýbetini arzu edendir. Ýnsanlardan bazýlarý kuran'ý okumakta ve sünnetini bilmemektedir. kuran'da en fazla hak sahibi olanlar onu okumasalar bile onunla amel edenlerdir. sen insanlarý afýyetli olduklarý zamanda bilmektesin. oysa bir musibete maruz kaldýklarýnda hakikatlerine giderler. mümin kiþi imanýna, münafýk kiþi de nifaðý üzerinde gider."

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9601 - Þakik der ki: "kendisine inen musibeti allah'tan baþkasýna þikayette bulunan kimse kalbinde allah'a itaatin tatlýlýðýný asla bulamaz."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9602- asmai der ki: fudayl b. Ýyad, (bir sýkýntýsýndan dolayý) þikayette bulunan bir adama bakýp: "ey filan! sana merhamet edeni sana merhamet etmeyen kimseye mi þikayet ediyorsun" dedi.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9603- hasan b. amr der ki: biþr b. el-haris'in: "güzel sabýr, hakkýnda insanlara þikayette bulunulmayandýr" dediðini iþittim.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. sülemi, tabakat es-sufiyye (sh. 43).

 

 

 

9604- hasan b. amr der ki: biþr b. el-h aris 'in: "Üzüntü ve eziyetlere tahammül gösteremeyen kimse, sevdiði þeye eriþemez" dediðini iþittim.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn asakir, tehzib tarih dimaþk el-kebir (3/241).

 

 

 

9605- hasan b. amr der ki: biþr b. el-haris'in: "allah bir kula hediye vermek istediði zaman, o kula eziyet edecek birini musallat eder" dediðini iþittim.

süfyan ise: "eziyet görmeyen kimsede bir hayýr yoktur" demiþtir.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbnasakir, tehzib tarih dimaþk el-kebir (3/239).

 

 

 

9606- yusuf b. esbat der ki: süfyan es-sevri'nin: "Ýblis, hz. eyyüb'dan inlemesinden baþka bir kazanç elde etmemiþtir" dediðini iþittim. sonra da:

"bize göre musibeti nimet ve rahatlýðý musibet saymayan kimse fakih (=dinde derin anlayýþ sahibi) olamaz" dedi.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn ebi Þeybe, musannef (14/48).

 

 

 

9607- Ýbrahim b. fatik'in bildirdiðine göre ruveym: "sabýr, þikayet etmeyi terk etmektir" dedi. sonra da: "razý olmak, musibetlerden lezzet almaktýr" dedi.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. sülemi, tabakat es-sufiyye (sh. ý 83) ve ebu nuaym, hilye (10/30ý).

 

 

 

9608- muhammed b. abdillah der ki: muhammed b. said'in: "Þükreden, verilen nimetlerden dolayý þükreden kimsedir. esas þükreden ise musibetlere þükreden kimsedir" dediðini iþittim. yine: "Þükreden, verilen nimetlerden dolayý þükreden kimsedir. esas þükreden ise musibetlerden lezzet alandýr" dedi.

 

Ýsnadý çok zayýftýr.

 

 

 

9609- Ýbrahim b. es-seri es-sakati der ki: ebu'l-muðire el-kass hastalanmýþ ve karnýnda yaralar oluþmuþtu. ebu'l-muðire, babama selam gönderip durumunu bildirince, babam da þöyle dedi: "sen de ona selamýmý ilet ve ona: ''Ýrinleri akan kiþinin allah'a hamd etmesi, tirit yiyip de allah'a hamd eden kimse gibi deðildir'' de" dedi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

beyhaki der ki: "bir sonraki rivayet de kiþinin ahirette kavuþacaðý rahatlýktan dolayý musibetlerden lezzet almasý konusundadýr."

 

 

 

9610- enes b. malik der ki: haram b. milhan (ki enes'in dayýsýdýr) bi'r-i mauna alayýnda yaralandýðý zaman vücudundan akan kaný yüzüne ve baþýna sürerek: "kabe'nin rabbine yemin olsun ki kazandým" demiþtir.

 

buhari bunu sahih'te hayyan b. musa kanalýyla Ýbnu'l-mübarek'ten rývayet etti.

 

tahric: Ýsnadý sahihtir. ancak mevkuf bir hadistir.  -  buhari, meðazi (5/43).

 

 

 

9611- ebu derda der ki: "rabbime karþý alçak gönüllü olmak için fakirliði severim. rabbime olan iþtiyakýmdan dolayý ölümü severim. günahlarýma kefaret olacaðý için de hastalýðý severim.''

 

tahric: ebu davud, zühd (233).

 

 

 

duasýdýr. sizden önce birçok salih kiþilerin de baþýna gelmiþtir" dedi, sonra muaz hutbe verirken: "allahým! muaz'ýn ailesine bu rahmetten daha iyi olan nasiplerini ver" dedi. bu sýrada biri geldi ve: "oðlun abdurrahman yaralandý" dedi. abdurrahman, babasý muaz'ý görünce: "babacýðým! "gerçek rabb'indendir, sakýn þüphelenenlerden olma"[bakara 147] dedi. bunun üzerine muaz: "Ýnþallah beni sabredenlerden bulursun"[saffat 102] dedi. sonra cuma gününden diðer cuma gününe kadar muaz'ýn bütün ailesi öldü. en son olarak da kendisi öldü.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. hakim, müstedrek (3/271) ve ebu nuaym, hilye (1/240),

 

 

 

9613- urve b. ez-zübeyr bildiriyor: amvas veba salgýnýnda ebu ubeyde b. el-cerrah ve ailesi yeni kurtulmuþtu. o: "allahým! ebu ubeyde'nin ailesinden nasibini al (onlarý imtihan et)" dedi. sonra ebu ubeyde'nin serçe parmaðýnda bir sivilce çýktý. ebu ubeyde ona bakmaya baþlayýnca, kendisine: "Önemli bir þey deðildir" denildi. bunun üzerine ebu ubeyde: "allah'ýn onu bereketli kýlmasýný temenni ederim. çünkü allah az olan bir þeyi bereketli kýldýðý zaman çoðalýr" karþýlýðýný verdi.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

delail en-nübüvve'de de zikrettiðimiz gibi bize bildirildiðine göre muaz b. cebel, resulullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) naklen böylesi bir hadis nakletmiþtir. sonradan Þam'a gidip bu hastalýk (veba) baþ gösterince: "allahým! bunu (resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) bu yöndeki sözünü) iþittiðimi biliyorsan muaz'a ve muaz'ýn ailesine bu hastalýktan nasiplerini ver" diye dua etti. sonra iþaret parmaðýna bu hastalýðýn düþtüðünü görünce, parmaðýna bakýp: "allahým! bunu bereketli kýl. zira sen küçük bir þeyi bereketli kýldýðýn zaman o küçük þey büyür" demeye baþladý.

 

tahric: Ýbn hibban, sahih (727), beyhaki, delail en-nübüvve (6/384) ve ahmed, müsned (4/196).

 

 

 

9614- katade der ki: hz. Ömer'in hilafeti döneminde Þam'da veba salgýný baþ gösterdi. hatta kiþi ayaklarý üzerinde duramaz olmuþtu. dönemin Þam valisi amr b. el-as: "bu beladan kaçýp þu daðlara ve vadilere doðru daðýlýn" deyince, Þurahbil b. hasene: "bela deðil, aksine rabbinizin rahmeti, peygamber'inizin (sallallahu aleyhi ve sellem) duasý ve sizden önceki salih insanlarýn ölüm þeklidir. ben resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda müslüman olduðumda bu adam (amr), ailesinin eþeðinden bile daha þaþkýndý" karþýlýðýný verdi. muaz, Þurahbil'in böyle dediðini duyunca: "allahým! muaz'ýn ailesine de bu beladan nasibini ved" dedi. bunun üzerine muaz'ýn iki hanýmý vebaya yakalanýp öldüler. sonra oðullarýndan biri vebaya yakalandý. oðlunun yanýna girince oðlu: "gerçek olan rabbinden gelendir. o halde sakýn þüphe edenlerden olma"[bakara 147] dedi. kendisi de: "Ýnþaatlah beni sabredenlerden bulacaksýn"[saffat 102] karþýlýðýný verdi. daha sonra da oðlu ölünce onu defnetti.

 

sonrasýnda muaz da vebaya yakalandý. bu hastalýktan dolayý da ara sýra bayýlýyordu. bayýlýp kendine geldikten sonra: "allahým! bu bela üzerimden eksik olmasýn! ancak izzetine yemin olsun sen de biliyorsun ki seni seviyorum!" derdi. sonra yine bayýlýrdý. kendine geldiði zaman yine ayný þeyi söylerdi.

 

tahric: Ýsnadýnda hakim'in tanýmadýðým hocasý vardýr. abdürrezzak, musannef 11/149,150 (20164) ve ahmed, müsned (4/195,196).

 

 

 

9615- huzeyfe dedi ki: "sizler resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) rahatlýk konusunda soru sorardýnýz. ben ise zorluklar konusunda sorardým. benim için ailemin ihtiyaçtan dolayý yakýndýklarý günden daha sevimli bir gün yoktur. allah bir kulunu sevdiði zaman ona musibetler verir. o zaman ey ölüm! dersini ver ve elinden geleni yap! kalbim seni sevmekten baþkasýný yapmayacak."

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9616- ahnef b. kays anlatýyor: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) sözlerinden sonra müminlerin emiri ali'nin sözlerinden daha güzel sözler iþitmedim. o þöyle demekteydi: "musibetlerin (de) bir nihayeti vardýr. kiþi bir musibete uðradýðý zaman mutlaka onun sonuna eriþecektir. akýllý kiþi, musibete uðradýðý zaman, zamaný geçene kadar beklemesi gerekir. çünkü zamaný gelmeden onu def etmeye çalýþmakta daha fazla rahatsýzlýk vardýr."

ahnef der ki: bu konuda þair þöyle der:

"zamanýn sýkýntýlarý bazen kiþiyi boðar

böylesi bir durumda sabret ve çýrpýnma,

ta ki zamaný gelip de gidinceye kadar bekle

zira kiþi çýrpýndýkça sýkýntýsý daha da artar." ali b. kasým, ebu temmam'a þu dizeleri okudu: "musibete teslim olup sabretmeyen kimsenin bütün hayatý kendisi için artýk musibet olur.''

 

 

 

9617- muberrid der ki: cahiz bana: "Ýsmail'in þu dizeleri gibi bir beyit

biliyor musuni" dedi ve þu beyti okudu:

"zamanýn musibetlerine maruz kaldýðý zaman bir kiþi

hayýrsýz demektir nefsini o musibetlere alýþtýrmak olmazsa iþi." ona þöyle dedim: "evet! kesir'in þiirleri var ki, bir beyti þöyledir: "dedim ki: ey t\zze! bil ki her bir musibet içime yerleþtiði gün artýk önemsiz gelir."

 

ebu'l-abbas el-muberrid der ki: rivayete göre abdulmelik b. mervan bu beyti iþittiði zaman: "eðer bunu savaþ konusunda söyleseydi insanlarýn en büyük þairi olurdu" demiþtir.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9618- ebu sa'd abdurrahman b. muhammed b. duset kendine ait olan

þu dizeleri okudu:

"sýrrýný kalbinden baþka kimseye verme

Çünkü sýr, kaybeden ve arayan arasýndadýr

musibetlere karþý sabrýný kalkan eyle

zira kiþi musibetler ile belalarýn hedefidir.

hak öderken malýnda musamahada bulun

zira cimrinin malý ya belanýn, ya varisinindir.

nefsin için hayýrlý þeyler ekmeye bak

zira iyiliði onu ekenden baþka kimse biçemez." ihtiyat ve sebat kiþiye fayda vermez

Üçüncü olan takdir de desteklemedikçe."

 

 

 

9619- ahmed b. yahya en-nahvi sa'leb þu þiiri okudu:

"baþýna gelen musibeti önemseme, onu basit görmeye bak

zira ne kadar sakin olursan sýkýntýn o kadar rahat geçer.

zaman her ne getirirse ona razý ol ve kabul etmeye bak

musibetin hafifte olsa, aðýr da olsa bilesin ki bu da geçer.

bir saat içinde kaç lezzete eriþtin sen

sonra yok oldu sanki hiç yokmuþ gibi.

sen her dilediðini ve sevdiðini korusan da

bela koruduðunu da, alýr korumadýðýný da.

eðer sen günleri kendine aþina kýldýysan

bana, hainlik etmeyen bir gün göster gösterebilirsen."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9620- hasan b. ali el-basri der ki: Ömer b. mudrik, ali b. ebi talib'in

þu þiirini okudu:

"sabret seher vaktinde yol almanýn ezasýna

sabret ihtiyaç içinde erken çýkmanýn acýsýna.

isteneni kazanmaya çalýþmak seni zayýf düþürüp öfkelendirmesin

bahanelerin acizlik ve öfke arasýnda yok olmasý gibi seni de bitirmesin.

ben geçirdiðim bu günlerde güzel bir þeyedindim

sabrýn sonunda güzel bir akýbet olduðunu öðrendim.

bir þeyi elde etmek için gayretle çalýþan çok az kimse vardýr ki

sabrý dost edindiðinde istediðini elde etmesin.''

 

 

 

9621- ebu nasr b. katade der ki: Þeyh ebu bekr el-kaffal e-Þaþi iki beyit zikrettikten sonra þu beyti okudu:

"musibetlerde en güzel þey geçici olmasýdýr

geldiðinde gitmesi ve sürekli kalmamasýdýr."

ebu abdirrahman es-sülemi, kaffal eþ-Þaþi kanalýyla aynýsýný aktardý.

 

 

 

9622- ebu'l-hasan ali b. muhammed el-bikendi þu þiiri okudu:

"dostum! valiahi hiçbir bela kiþinin üzerinde kaim deðildir ne kadar büyük olursa olsun gidicidir, daim deðildir.

nice iyi kiþi belalara maruz kalmýþ ve sabretmiþ

sabretmiþ te sonunda belalar yok olup gitmiþ.''

 

 

 

9623- ebu abdillah muhammed b. Ýbrahim b. abdan el-kirmani der ki:

ebu'l-feth ali b. muhammed el-katib bana þu þiirini okudu:

''Ýnsanýn dünyasýnda keder de olur dertte

rahatlýk ve elem içinde halden hale girmekte

bir þeyden dolayý sevinirsen eðer, þükret nimet verene

bir musibet geldiðinde sabret, isyan etme baþa gelene."

 

Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr.

 

 

 

9624- abdullah b. ebi zuhl bildiriyor: yahya b. zeyd el-alevi tutsak olarak buhara'ya götürüldü. bu sýrada kendisine babasýnýn öldüðü haberi verildi. bunun üzerine bir þair yanýna girdi ve ona bir kaside okudu. o da:

"dediðini býrak da benim okuyacaðýmý dinle" deyip þu þiiri okudu:

tl zaman baþýna bir musibet getirdiði zaman

Üzerine bir aðýrlýk çöker ve büyür

insaný sýkýp ve usandýran

daha büyük musibetleri de gözle

sonra sabret ve musibetlerin bitmesini bekle

musibetler peþ peþe geliyorsa artýk gidiyor demektir.

 

 

 

9625- zühli'nin kýzýnýn oðlu olarak bilinen ahmed b. muhammed b.

yahya bildiriyor: dedem zari'nin: "Üç talakla boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur" dediðini iþittim. ebu ubeyde ma'mer el-müsenna'nýn da:

"Üç talakla boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur" dediðini iþittim. ebu amr b. ala'nýn da: "Üç talakla boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur" dediðini iþittim. araplar da þu dört dizeden daha güzelini söylemiþ deðildir:

"musibete maruz kaldýðýnda kendi kendini teselli et Ýçinde sýkýntý görmediðin günler pek azdýr

kiþi gizlendiði halde gözlerin onu takip ettiðini görürsün

nice iyi kiþiler vardýr ki diline sahip olmuþtur

konuþkan olduðu halde cevap vermekten sakýnýr

nice iyi kiþiler eziyete karþý tebessüm etmektedir

oysa içi yanmakta ve içten ah çekmektedir."

 

Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr.

 

 

 

9626- ebu bekr es-sekafi der ki: bir adam bana þöyle anlattý: bir sýkýntýya maruz kaldým ve içim daraldý. uyuduðumda rüyamda bir kiþinin bana sanki þöyle dediðini iþittim:

"musibete maruz kaldýðýnda kendi kendini teselli et içinde sýkýntý görmediðin günler pek azdýr.

nice vakar sahibi eziyet içinde iken tebessüm etmektedir

oysa içi yanmakta ve içten ah çekmektedir."

bu beyitleri ezberledim ve onu tekrar ederken uyandým.

kýsa bir zaman geçmiþti ki allah içinde bulunduðum bu sýkýntýmý giderdi.

 

 

 

9627- abdulmelik b. hiþam ez-zimarý bildiriyor: zimar'da bir mezar taþýnda þöyle bir yazý buldular:

"sana sýkýntý veren zamana karþý sabret

yýllar hep bu þekilde geçip gitmiþtir.

bazen hüzün! bazen de sevinçle geçer zaman

ne hüzün uzun sürmüþ! ne de sevinç devam etmiþtir."

 

 

 

9628- hüseyn b. mansur der ki: bela devam ettiði zaman artýk sahibinin dostu olur." bu manada þöyle bir þiir de okudum:

"musibetlere öyle alýþtým ki artýk bir dostum oldu

güzelce teselliler beni sabra götürdü!

içim sabýrla doldu insanlardan ümidimi kesmem beni! bilmediðim bir yerden allah'ýn lütfunun çabucak geleceði inancýna yöneltti. ''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9629- muvaffak b. muhammed el-herevi der ki: ebu zeyd es-sami bize þu þiiri okudu:

"musibetlere öyle alýþtým ki artýk bir dostum oldu acýyla geçen geceler beni sabra götürdü

bazen içim çok daralýrdý, ancak

Çok eziyet, içimde eziyete çok yer açtý

Ýnsanlardan ümidimi kesmem beni, bilmediðim bir yerden aliah'ýn lütfunun çabucak geleceði inancýna yöneltti

eðer her sýkýntýda zamaný suçlayacaksam

zamana sitemlerim çok uzun sürecektir."

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9630- ebu abdirrahman es-sülemi der ki: ebu amr b. nuceyd bize þu þiiri okudu:

"sakýndýðýmýz bazý þeyler istediðimiz þeyleri getirir bazen sevilenin uzanan eli de kötülüðe sebebiyet verir.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9631- nasrahidi der ki: "bizden malýmýzý isteyene baþkasýný verýr ve onu hizmetimizde kullanýrýz. bizi isteyen kimseyi de denemek için üzerine belalar yaðdýrýrýz."

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9632- nasrabadi der ki: "Ýman ettiði söyleyen her bir kiþi mutlaka aðýr belalara maruz kalýr. zira yüce allah: ''elif, lam, mim. Ýnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ''Ýman ettik'' demeleriyle býrakýlývereceklerini mi sandýlari''[ankebut 1,2] buyurur. yani kiþi, iddia ettiði þeyin gerçek olup olmadýðýný ortaya çýkarmadan öyle býrakýlacaðýný mý düþünmektediri aksi halde kiþi nasýl cüret eder de fani olan bir þey karþýlýðýnda baki olan bir þeyi isteyebiliri''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9633- cüneyd (baðdadi) der ki: "hastalýk ve aðrýlarda temizleme, kefaret olma, hatýrlatma ve koruma olmak üzere dört haslet vardýr. bunlar da büyük gunahlardan temizleme, küçük gunahlara kefaret olma, allah'ý hatýrlatma ve kiþiyi masiyetlere karþý korumadýr."

 

Ýsnadý salihtir.

 

 

 

9634- kurre en-nehhat anlatýyor: beytü'l-makdis'te bir abide: "bana nasihatte bulun" dediðimde: "sabretmeye, sabretmeye çalýþmaya ve sabýrlý olmaya bak" dedi. ona: "sabýr nediri sabretmeye çalýþmak nedir ve sabýrlý olmak nediri" dediðimde þu karþýlýðý verdi: "sabretmek, teslim olmak, baþa gelen musibet ve belalara razý olmak, onlar baþa gelmeden kendirýi onlara alýþtýrmak demektir. sabretmeye çalýþmak, bela geldiði zaman belanýn acýsýný kabullenerek kendini teskin etmeye çalýþmaktýr. sabýrlý olmak ise bela ve musibetler indiðinde bundan daha büyük gelmedi düþüncesiyle onlarý üzülýneden karþýlamaktýr. kul böyle olursa sabýrlýdýr demektir ve baþýna ne musibet gelirse artýk önemsemez.

 

 

 

9635- zünnun der ki: Üç þey sabrýn bayraðýdýr. bunlardan biri, sýkýntýlý

hallerinde insanlardan uzak durmak ve belayý kabullenip sabretmektir. diðeri, çoluk çocuðunun çok olmasýyla birlikte insanlarýn kendisine kabalýk edip kendi haline býrakmasýna raðmen ihtiyaç sahibi olmadýðýný göstermektir. Üçüncüsü de, malýnda veya bedeninde zarar görmesi ihtimali olsa bile hakký söylemesidir.

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. ebu nuaym, hilye (9/362).

 

beyhaki der ki: "Üç þey teslimiyetin bayraðýdýr. takdir edilerýi rýza ile karþýlamak, bela anýnda sabretmek ve rahatlýk durumunda þükretmektir."

 

 

 

9636- Ýbrahim b. edhem'in hizmetçisi Ýbrahim b. beþþar anlatýyor: Ýbrahim b. edhem, dükkaný yanýp da mallarý ile eþyalarý zarar gören ve çok endiþe eden, hatta aklý karýþan bir adama baktý ve þöyle dedi: "ey allah'ýn kulu! mal, allah'ýn malýdýr. dilerse onunla seni faydalandýrýr, dilerse de onu senden geri alýr. bu duruma sabret ve endiþe etme. çünkü musibete karþý sabretmek, afýyete karþý allah'a hakkýyla þükretmektendir. Ýyi amel iþleyen onu önünde bulur. Ýþlemeyen kimse de sonunda piþman olur."

 

tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Ýbn asakir, tehzib tarih dimaþk (2/192).

 

 

 

9637- ali b. el-medini der ki: süfyan b. uyeyne'ye: "zühdün doruðu nediri" denildiðinde: "bolluk anýnda þükretmen ve belaya karþý sabretmendir" karþýlýðýný verdi.

 

Ýsnadý sahihtir.

 

 

 

9638- ebu bekr muhammed b. abdillah b. yezdad er-razi der ki: ebu abdillah el-ma'rufun, baðdat'ta, nafteveyh denilen yerde þöyle dediðini iþittim: "eskinden: ''akýllý kiþi musibet anýnda sabýr gösterebilen ve bolluk anýnda kibirlenmeyen kimsedir'' denilirdi.

 

 

 

9639- zünnun der ki: "Üç þey teslimiyetin bayraðýdýr. takdir edileni rýza ile karþýlamak, bela anýnda sabretmek ve bollukta þükretmektir."

 

tahric: Ýsnadýnda beyhaki'nin tanýmadýðým hocasý vardýr. ebu nuaym, hilye (9/363).

 

 

 

9640- ebu abdillahman es-sülemi anlatýyor: abdullah es-sabihi'ye dinin teme prensipleri hakkýnda sorulunca þu karþýlýðý verdi: "bu, iki þeyden ibarettir. biri, her þeyde allah'a muhtaç olduðunu kabullenmek, biri de, güzel bir þekilde resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) uymaktýr. bunlar da dört kýsma ayrýlýr. bunlar; verilen sözleri yerine getirmek, yasaklarý korumak, mevcut olana razý olmak ve kaybolana sabretmektir.''

 

Ýsnadý ceyyiddir.

 

 

 

9641- abdullah b. abbas der ki: "allah'ýn kendisine dünya nimetlerini

üç gün tutup vermeyen ve endiþe etmeksizin allah'tan razý olan hiçbir takva sahibi mümin yoktur ki cennet ona vacip olmasýn.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9642- gayretle abidlik eden osman es-semerkandi der ki: ebu osman said b. Ýsmail'in, sohbetinde bulunmak isteyenlere kaç defa þöyle dediðini iþittim: "sohbetime katýlmak isteyen kimse þu üç þeyi içine yerleþtirmedikçe sohbetime katýlamaz. birincisi, içinden izzeti atmak ve zilleti taþýmaktýr. Ýkincisi, üç gün üç gece boyunca aç kalarak kalbinin sükun bulmasýdýr. Üçüncüsü ise, dini veya dinini ýslah etmek için olaný dýþýnda hiçbir þeye üzülüp kederlenýnemektir. kim nefsini bu üç haslete razý ederse sohbetime katýlabilir."

 

 

 

9643- yahya b. main bildiriyor: Ýbn ziyad, safvan b. muhriz'e iki bin dirhem verilmesini emretmiþ ve bu iki bin dirhem çalýnýnýþtý. safvan b. muhriz: "belki böylesi daha hayýrlýdýr" deyince, ailesi: "hayýr bunun neresindediri" diye sordu. bu durum Ýbn ziyad'a ulaþýnca ona iki bin dirhem daha verilmesini emretti. safvan b. muhriz çalýnan iki bin dirhemi bulunca da dört bin dirhemi oldu.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

9644- Ýbn ata'nýn bildirdiðine göre babasý: "mümin kimse, gün boyunca sevinçli kalamaz" demiþtir.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9645- hasan b. sabbah b. muhammed el-vasýti der ki: asým ebu abdinahman el-cürani'den bana ulaþan habere göre allah'ýn yüksek dereceli kullarý vardýr. ancak bazýlarý bazýlarýndan daha üstündür. (bir gün) oðlu türkler tarafýnda öldürülen bir adama taziye için gitmiþtim. adam beni görünce aðlamaya baþladý. ona: "seni aðlatan nediri oðlun yüce allah yolunda katledildi" dediðimde: "ey ebu abdillah ! benim, oðlumun öldürülmesinden dolayý aðladýðýmý mý zannediyorsun. ben, oðlum öldürüldüðü zaman acaba allah'ýn takdirine rýzasý nasýl idi diyerek aðlýyorum" karþýlýðýný verdi.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn ebi dünya, kitabu' r- ridd anillahi ve-kaddih (73).

 

 

 

9646- Ýbrahim b. nuh el-mavsýli der ki: feth el-mavsýli karanlýk çöktükten sonra ailesinin yanýna döndü. oruçlu idi ve ailesine: "bana yiyecek bir þeyler koyun" dedi. ailesi: "yanýmýzda sana verecek bir yiyeceðimiz yoktur" karþýlýðýný verdi. onlara: "neden karanlýkta oturuyorsunuzi" diye sorunca: "yanýmýzda lambaya koyacak yaðýmýz yoktur" dediler. bunun üzerine sevinçten oturup aðlamaya baþladý ve: "ey Ýlahým! benim gibi birisi yemeksiz ve ýþýksýz olarak býrakýlmaktadýr. ben hangi güzel amelle bu dereceye eriþtim" dedi ve bu þekilde sabaha kadar aðladý.

 

tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbnu'l-cevzi, sýfatu's-safva (4/184).

 

 

 

9647- sabit el-bünani anlatýyor: bizim bir komþumuz vardý. yanýnda bir þeyolmadýðý halde akþamladýðý zaman sevinirdi. yanýnda bir þeyolduðu halde akþamladýðý zaman ise üzülürdü. (bir gün) eþi: "ey filan! sen insanlara muhalif oldun" deyince: "yanýmda bir þeyolmadan akþamladýðým zaman bize örnek olan muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ailesine benzediðim için sevinçli olarak akþamlýyorum. yanýmda bir þeyolduðu halde akþamladýðým zaman da bize örnek olan muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ailesine benzemediðim için üzülüyorum" dedi.

 

 

 

9648- huzeyfe der ki: benim için en güzel günler, aileme döndüðüm zaman bana ihtiyaçtan dolayý yakýndýklarý günlerdir. huzeyfe'nin caný elinde olana yemin olsun ki resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "allah, mümin kuluna, babanýn oðluna iyilikler vermeye devam ettiði gibi sürekli olarak belalar verir" buyurduðunu iþittim. benim için en güzel günler, ailemin yanýna girdiðim zaman bana ihtiyaçtan dolayý yakýndýklarý günlerdir.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9649- abdulvehhab b. ali el-mýsri der ki: rumlar, baskýn yapýp beþir et- taberani'nin mandalarýný ele geçirdi. beþir'in köle çobanlarý gelip durumu haber verince, onlara: "artýk sizler hürsünüz" dedi. bu köleleri bin dinar deðerindeydi. oðlu: "bizi fakir düþürdün" deyince de: "evladým! yüce allah beni sýnamak istedi. ben de þükredip daha fazla vermek istedim" karþýlýðýný verdi.

 

 

 

9650- ebu hafs Ömer b. ali der ki: huceyr b. yahya el-kattan, sustuktan sonra konuþmaya baþladýðý zaman: "biz diriltir ve öldürürüz. dönüþ de ancak bizedir"[kaf 43] derdi. yahya'ya ölümüne sebep olan hastalýðýnda: "allah dilerse seni iyileþtirir" dediðimde: "benim için en sevimli olan, yüce allah için en sevimli olandýr" karþýlýðýný verdi.

 

tahric. Ýsnadý hasendir. ebu nuaym, hilye (8/381).

 

 

 

9651- ka'b(u'l-ahbar) der ki: "her kim allah'ýn kaderine razý olur ve sabrederse yüce allah'ýn halis kullarýndan yazýlýr.''

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

9652- Þamlý abid eflah el-esved der ki: "allah'ýn takdirine razý olmak sabrý düzene koyar.''

 

 

 

9653- ubade b. es-samit der ki: ben, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda iken bir adam geldi ve: "ey allah'ýn resulü! amellerin en üstünü hangisidiri" diye sordu. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "allah'a iman etmek, allah'ý tasdik etmek, allah yolunda cihad etmek ve kabul edilen hacdýr" buyurdu. adam dönüp gideceði sýrada: "senin için bundan daha kolayolant, yemek yedirmen, yumuþak sözlü olman, musamahakar olman ve güzel ahlak sahibi olmandýr" buyurdu. yine adam dönüp gideceði sýrada: "senin için bundan daha kolayolaný, allah'ýn senin için takdir ettiði þeyler hususunda o'na suçlamada bulunmamandýr" buyurdu.

 

tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed, müsned (5/318, 319), Ýbn ebi dünya, kitabu'r-ridd (49) ve buhari, halku efali'l-ibad (sh 22).

 

bir sonraki konu için aþaðýdaki link’e týklayýn:

 

Çekirge Ýmtihaný ve onlara sabretmek