|
zadu’l-mead |
İkİncİ kİtap peygamber'İn (s.a.) İbadetler konusundakİ tutumu |
ana sayfa
kur’an hadis sözlük biyografi
p) hz peygamber'İn
(s.a.) korku namazindakİ tutumlari
allah (c.c), korku ve
yolculuk bir arada bulunduğunda namazın rükünlerinin kısaltılmasını ve rekat
sayısının azaltılmasını; yolculukta bulunup da korkulacak bir durum olmadığında
ise yalnızca rekat sayısının azaltılmasını; korkulacak bir durum bulunup da
yolculuk olmadığında da sadece rükünlerin kısaltılmasını mubah kılmıştır. İşte
bu, hz. peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) tutumlanndandır. ayette
geçen "kasr = kısaltma"nın yeryüzünde gitmek ve korku ile
smirlandırılmasmın hikmeti bu şekilde bilinmiş olur.
korku namazının Çeşitli
kılınış Şekilleri:
1. hz. peygamber
(sallallahu aleyhi ve sellem) korku namazı kılarken -şayet düşman, kıblesi ile
kendisi arasında ise- bütün muslümanları arkasına saf saf dizer; kendisi tekbir
alınca arkasındakilerin hepsi de tekbir alırdı. sonra rüku eder, onlar da hep
birden rüku ederler; sonra rükudan doğrulur, arkasındakiler de onunla beraber
hep birlikte doğrulurlar; sonra *hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve
özellikle hemen onun arkasındaki saf secdeye kapanır, diğer saf düşmana karşı
ayakta kalırdı. bu şekilde birinci rekatı bitirip ikincisine kalkınca arkadaki
saf hz. peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkmasını müteakip iki
secde yapıp ayağa kalkar; birinci saffın yerine ilerler, birinci saf ise
gerileyerek onların yerlerine geçerdi. böylece her iki grup da birinci safta
bulunma faziletini elde etmiş ve tıpkı ilk rekatın secdesini birinci saffın hz.
peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile yaptığı gibi burada da ikinci saf
ikinci rekatın secdesine yetişip o'nunla birlikte yapmış olur. sonuçta her iki
grup da hem hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber kılmaya
yetişebildikleri ve hem de kendi başlanna kaza ettikleri namaz bölümlerinde
birbirlerine eşit durumda olurlardı. en adil olan da budur. hz. peygamber
(sallallahu aleyhi ve sellem) rüku edince her iki grup da ilk kez yaptıkları
gibi yapardı. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) teşehhüde oturunca
arka saf iki secde yapar, teşehhüdde o'na katılırlar ve hz. peygamber'le
(sallallahu aleyhi ve sellem) beraber hep birlikte selam verirlerdi.''
2. düşman kıble yönünde
değilse, bu durumda;
a) kimi zaman cemaatı,
bir grup düşman karşısında duracak ve bir grup da kendisi ile birlikte namaz
kılacak şekilde iki gruba ayırırdı. gruplardan biri o'nunla birlikte bir rekat
kılar; sonra o grup namaz içinde diğer grubun yerine geçer; diğer grup gelir
beriki grubun yerine geçer, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile
birlikte ikinci rekatı kılar; sonra selam verirdi. her grup imam selam
verdikten sonra birer rekat kaza kılardı.
b) kimi zaman iki
gruptan birine bir rekat kıldırır; sonra ikinci rekata kalkar ve kendisi
dururken namaz kıldırdığı grup bir rekat kaza kılar ve hz. peygamber
(sallallahu aleyhi ve sellem) rüku etmeden önce o grup selam verirdi. Öteki
grup gelir; o'nunla birlikte ikinci rekatı kılar; hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem) teşehhüde oturunca ayağa kalkarlar; allah rasulü (sallallahu
aleyhi ve sellem) teşehhüdde onları beklerken bir rekat kaza kılarlar ve
teşehhüdü okumalarının ardından hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)
onlara selam verdirir di.
c) kimi zaman iki
gruptan birine iki rekat kıldırır; bu grup hz. peygamber'den (sallallahu aleyhi
ve sellem) önce selam verirdi. Öteki grup gelir, hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem) onlara son iki rekatı kıldırır ve selam verdirirdi. böylece
kendisi dört, cemaat ise ikişer rekat kılmış olurdu.
d) kimi zaman da iki
gruptan birine iki rekat kıldırır, onlara selam verdirirdi. sonra öteki grup
gelir, onlara da iki rekat kıldırır ve selam verirdi. böylece her gruba ayrı
bir namaz kıldırmış olurdu.
e) kimi zaman ise iki
gruptan birine bir rekat kıldırır; o grup gider hiçbir kaza kılmaz. diğeri
gelir, onlara da bir rekat kıldırır ve bu grup da hiçbir kaza kılmazdı. böylece
kendisi iki, cemaat ise birer rekat kılmış olurdu. bu anlatılan çeşit çeşit
namazların hepsi de caizdir.
İmam ahmed, "korku
namazı konusunda rivayet edilen hadislerin hepsine göre uygulamada bulunmak
caizdir." diyor ve bir başka yerde şunları söylüyor: "bu konuda altı
veya yedi çeşit rivayet vardır. hepsi de caizdir."
el-esrem anlatıyor: ebu
abdillah (ahmed b. hanbel)'a: "her hadis kendi yerinde olmak üzere bütün
bu hadislerle amel edileceği görüşünde misin, yoksa bunlardan birini tercih mi
ediyorsuni" diye sordum. o da cevaben: "ben, kim bunların hepsiyle
amel edileceğini savunuyorsa iyi etmiş olur, diyorum" şeklinde cevap
verdi.
buna göre İmam ahmed,
her grubun imamla birlikte birer rekat kılmakla yetinip hiçbir kaza
kılmamalarını caiz görüyor demektir. İbn abbas, cabir b. abdillah, tavus, mücahid,
hasan (el-basri), katade, el-hakem ve İshak b. rahuyeh de bu görüştedirler.
el-muğni sahibi (İbn kudame): "ahmed'in sözünün genel ifadesi bunun caiz
olmasım gerektirir; ama mezheb alimlerimiz bunu inkar etmektedirler."
diyor.
hz. peygamber'den (sallallahu
aleyhi ve sellem) korku namazının başka kılınış şekilleri de rivayet edilmişse
de bunların hepsi sonuçta yukarıda sıralananlara döner. bu anlatılanlar, esas
olanlarıdır; metinlerinin bir kısmının farklı gelmesi de muhtemeldir. bazıları
bunları ona çıkartmıştır. ebu muhammed İbn hazm, onbeş kadar ayrı kılınış şekli
anlatmışsa da doğrusu bizim başta belirttiğimizdir. bunlar, olayı anlatan
ravilerin rivayet farklarını görür görmez, bu farkları hz. peygamber'in
(sallallahu aleyhi ve sellem) farklı uygulama şekilleri olarak alıyorlar. oysa
bu farklar sadece ravilerin ihtilafından kaynaklanmaktadır. en iyi bilen
allah'tır.
sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
a) zekat
konusundakİ tatbİkati